Yanık Mektup
TEMMUZ Sayı: 9 - Nisan 2017

önünde şiir okunmamış

çiçek bitmemiş

bir plaza penceresi gibi

bakar durur isli perdelerden

kalbine bakmazsan eğer

içine attıkların

bir deprem kumbarasına

dönüştürmesin onu

dinginlik en ideal lükstür

çünkü, bunu unutma

şiirin eğimine gitsin hayatın

tanrı’nın sonsuz zamanı ile

vernikle ömür takanı

dönüşsün diye ak bir küheylana

seni sürükleyen fırtına

üstünde üzgünlüğün mavi hırkası

düğmeleri gülkurusu akşamlar

balkonundan çocukluğa baktığın

o eve gün gelecek

akşam da veda edecek

bir bir kesiliyor bak

mezarlıklarla aramızdaki ağaçlar

insanı çekiyor unutkanlığın zinciri

lakin toprağa gömemezler şiiri

kaynayıp dursun yeter ki kalbindeki pınar

bir hokkaya dolduracağım

yakıp şiirli parşömenleri

bir avuç kül deyip geçme

içinde bir hayatın hasılası var

ve tek yüreğin karı değil bu

bilmeni isterim

Tunay Özer Arşivi