Beyaz At Bizden Uzaklaştı
TEMMUZ Sayı: 9 - Nisan 2017

Beyaz at bizden uzaklaştı

Kaybolup gitti gecenin koynunda

Geceyse hiçbir şey olmamış gibi

Sanki almamış gibi beyaz atı bizden

Çıkarak karanlıklar denizinden

Simsiyah ve kocaman gövdesiyle

Bir heyula gibi gelip çöktü

Bağrımızın tam orta yerine!

Şimdi ne varsa çoğalan kapımızda

Ruhumuzda coşkuyla dolaşan ne varsa

Evimizin buğusu, aynaların tozu

Anne kokusu, baba suskunluğu

Biliyorum işte onlar da

Çekip gidecekler biraz sonra

Ey, köşe bucak her yerde

Beyaz atı arayan kardeşler!

Haydi dönün çocukluğunuza!

Ne varsa çünkü orada var;

Renk renk atlar, atlıkarıncalar

Devler, develer, çizmeli kediler

Yoksullara kucak açmış erenler.

(Erenler, ey erenler!

Yemeyip yedirenler

Giymeyip giydirenler

Diyar diyar dolaşıp

Yoksulları gözetenler..)

Ben bu şiiri işte böyle

Yazıyorum beyaz atın ardından

Tutuşan yelesini yazıyorum alevler içinde

Köpüren nefesini rüzgârlarda

Dilimde gümleyen sözcüklerle

Kalbimde çoğalan hüznile

Deli divane bir hâl ile

Yazıyorum kimselere görünmeden;

Beyaz at gitti gideli

Ne aşk kaldı bizde ne ışık

Kırıldı kapımız ve kilidimiz

Yıkıldı bin yıllık direğimiz…

(Ey erenler, erenler!

Yolu şehrimizden geçenler

Şehri içimizden geçirenler

Çirkinliği güzel eyleyüp

Kaybolan atımızı getirenler…)

Adem Turan Arşivi