Ucu bilenmiş kalp atışlarım
Kıymık kıymık kendime batıyor
Tırnak uçlarımı kemiriyor haklı olmanın çaresizliği
Fareler zihnimi
Sustukça zincirleri kırılıyor öfkenin
İkiyüzlü heykeller hasat vaktinde
Firezleri bıçak gibi beynimde
Annem elleriyle buğdaylar öğütüyor
Annem...
Sana seher rüzgârları getiremedim anne
Tan yıldızı
Okunan bütün şiirleri alevlerim saçının beyazına
Sinene çektiğin ahlar yumağı
Acı düğümün üstünde iplik iplik
Dolaşıyor her şey birbirine
Karmakarışık
Fakat anne Allah bizimle
Yüzündeki her kırışık çarşaf çarşaf emek
Gergefe oyaladığın kalbin
Kırağı tutmadı mı hâlâ?
Göğe şiirler fırlatmalı
Zulmün mağrur gülüşüne inat
Kökü zakkumdan
Annemin sustukları ah…
Sus!
İçinde bunca yıldız susarken mi büyüdü anne?
Noktaları, ışıklı benekleri
Sineme çektiğim nefes, haykırışın çocukluğu
Çocuk…
İçine kaçan sesinle hakkı koruyamazsın
Ve bağırdıkça seni sesinle boğar böcekler
Yankıya tahammülsüz
İpsiz bir salıncaktan düşer çocukluğum
Kalbi kanayan rüyalarımda
Ellerini göğsüme koy dünya
Atmıyor yonta yonta taşa çevirdiğin kalbin
Buğdaylar yangınlara galip gelecek
Çünkü ekmek
Annemin elleri kokuyor


