Birerli kolda yürüyoruz, uygun adımla
Hatalarım, ben ve boyumu aşan günahlarım
Ninem derdi; Esirgeyen ve Bağışlayanın adıyla başla
Eyvah! Şimdi azıksız halde kör bir boşluğa uçmaktayım
Kötü yollardan bir taş da mı kaldırmamışım Allah’ım
Ben gittim yol gitmedi, etmedi bana eşlik
Değiştirmedim yolda bulduklarımı yola çıktıklarımla
Değiştirdim nankörlükle vefanın yakışmayan yerlerini
Taç oldu gönlüme vefa, nankörlük kaldı en altlarda
Sevmek ağır cezadır, pek acı biçimde öğretti tarih bana
Dedem olsa ve getirseydi tarihin şişkin ceplerinden
Satırlara düşmemiş, boy vermemiş kitaplıklarda
Kısa adı tecrübe, açılımında uzun upuzun bir ömür
Ölüm katarı sebepsiz ve ansızın uğradığında
Artı eksi ne varsa, film şeridinde eksiksiz görünür
Evlerden bulvarlara yürüyen iki ayaklı hüzün
Kelebek kanadınca nârin, kırılgan ve şeffaf
Gün gelir hayal olur şunca zaman gördüğün
Kalır ellerinde deneyimli ve hacimli bir eyvah
Gözyaşı çınarına dönüverir bilcümle güldüğün

