Muhasebe Zamanı
TEMMUZ Sayı: 10 - Mayıs 2017

Birerli kolda yürüyoruz, uygun adımla

Hatalarım, ben ve boyumu aşan günahlarım

Ninem derdi; Esirgeyen ve Bağışlayanın adıyla başla

Eyvah! Şimdi azıksız halde kör bir boşluğa uçmaktayım

Kötü yollardan bir taş da mı kaldırmamışım Allah’ım

Ben gittim yol gitmedi, etmedi bana eşlik

Değiştirmedim yolda bulduklarımı yola çıktıklarımla

Değiştirdim nankörlükle vefanın yakışmayan yerlerini

Taç oldu gönlüme vefa, nankörlük kaldı en altlarda

Sevmek ağır cezadır, pek acı biçimde öğretti tarih bana

Dedem olsa ve getirseydi tarihin şişkin ceplerinden

Satırlara düşmemiş, boy vermemiş kitaplıklarda

Kısa adı tecrübe, açılımında uzun upuzun bir ömür

Ölüm katarı sebepsiz ve ansızın uğradığında

Artı eksi ne varsa, film şeridinde eksiksiz görünür

Evlerden bulvarlara yürüyen iki ayaklı hüzün

Kelebek kanadınca nârin, kırılgan ve şeffaf

Gün gelir hayal olur şunca zaman gördüğün

Kalır ellerinde deneyimli ve hacimli bir eyvah

Gözyaşı çınarına dönüverir bilcümle güldüğün

Erol Yılmaz Arşivi