İzzet Derveze Kitaplığı Okuyucu ile Buluşuyor
TEMMUZ Sayı: 13 - Ağustos 2017

Filistinli aktivist ve düşünür Muhammed İzzet Derveze, tabiri caizse çok hızlı bir hayat yaşadı. Özelde Filistin’in genelde bütün bir İslam coğrafyasının işgaline karşı çeşitli direniş hareketlerini destekledi. Sürüldü, eserler yazdı, gene sürüldü… Bir dönem -yaklaşık dört sene- yolu Türkiye’ye düştü. Daha önce tefsir, siyer ve tefsiri üzerine metodik bir çalışma olan ‘Kur’an’ı Anlamada Usul’ isimli eserlerinden oluşan külliyatı, şimdi üç yeni eser ile zenginleştiriliyor. Ekin Yayınları, sistematik bir şekilde ele aldığı bu seride önemli bir Müslüman düşünürün eserlerini dikkatli bir yayıncılığın ürünü olarak okuyucu ile buluşturma niyetinde. ‘Kur’an’ı Anlama’da Usül’ isimli eserinin yeni baskısıyla birlikte ‘Kur’an Cevap Veriyor’, ‘Allah Yolunda Cihad’ ve ‘Hz. Muhammed’in Savaşları’ isimli eserler de seriye dâhil edildi.

M. İzzet Derveze Kimdir?

1888’te Nablus’ta doğan İzzet Derveze, yoksul bir aileden geliyordu. Bu yoksulluktan ötürü öğrenim hayatını tamamlayamadı ancak kendi kendisini yetiştirerek çeşitli memuriyet görevlerine atandı. Derveze’nin memurluğu esnasında İngiliz işgaline karşı direnişin yanında taraf tutması onun Filistin’den sürülüp Filistin’e giriş yasağı cezası almasına sebep oldu. Farklı Osmanlı şehirlerinde çeşitli fikir ortamlarında bulundu. İttihad ve Terakki’nin Türkçü fikirlerine karşı çıktı. Osmanlı siyasi yapısı içerisinde Âdem-i Merkeziyetçi bir sistemi savundu. Çeşitli tahkikat ve kovuşturmaların yükü altında 1940 senesinde Türkiye’ye sığınmak durumunda kaldı. İstanbul ardından Aydın ve 1944 senesine kadar Bursa’da yaşadı. Bu dönemki anıları ‘Osmanlı Filistin’inde Bir Posta Memuru’ ismiyle Klasik Yayınları tarafından neşredilmiştir.

İzzet Derveze, uzun denilebilecek bir hayat yaşadı. Vefatı 1984 yılındadır. Bu uzun ömrüne hareketi ve düşünceyi hâkim kılan Derveze, hassaten Filistin’in önce İngiliz ardından da Siyonist işgalden kurtulması için gösterdiği çaba ile zihinlerde yer etmiş bir isim. Bu tür şahsiyetlerin eserlerini hayatlarından bağımsız bir şekilde ele almak imkânsız. Hayatını belirli bir mücadelenin yoluna adamış bir kimsenin verdiği eserlerin de bu yaklaşımdan ve usulden bağımsız olması düşünülemez. İzzet Derveze’nin bir düşünür olarak öne çıkan en önemli özelliklerinden birisi de eserlerindeki hareket perspektifi (usul) belirleme kaygısıdır. Nüzul sırasına göre yaptığı tefsir çalışması olan Et-Tefsirü'l-Hadis ve ondan sonra yazdığı hem onu açıklayıcı hem de genel bir perspektif sunması açısından en önemli eserleri arasında sayılabilecek olan ‘Kur’an’ı Anlamada Usül’ isimli yapıtları buna örnektir. Benzeri bir kaygıyı, anılarını yazarken aktardığı şu anekdotta görmekteyiz: “Rahmân ve Rahim olan Allah'ın adıyla. Olayların içerisinde meydana geldiği ve bütün aşamalara eşlik eden tarihî çerçeveyi görmezden gelemeyiz. Bir lider veya dönem hakkında hüküm vermek istersen öncelikle onu, kendi zamanındaki tarihî çerçeveye oturt ve ona tesir eden amilleri açığa çıkar, sonra onun hakkında hükmünü ver. Her dönemin kendine has zorunlulukları vardır. Hüküm vermeden önce daima olayların geçtiği tarihî şartları düşünüp onları dikkate almak gerekir. Bu hadiselere sebep olan olay ve kararların doğurduğu sonuçlara şahit olduğumuz için şimdi elimize geçen fırsat ışığında değil, o zamanın şartları ışığında hüküm vermemiz lâzımdır. Eleştiri ve değerlendirme yapanların da bu ilkeye bağlı kalmaları bir vecibedir.”1

Eserlerin Muhtevası

Daha evvel değindiğimiz üzere en önemli eserleri arasında gösterilen Kur’an’ı Anlamada Usül (El Kur’anu’l-Mecid) isimli eseri Kuran üzerine usuli bir çalışmadır. Bu eserde Kur’an üzerine metod noktasında yapılan hataları daha önceki çalışmalardan örneklerle gösteren Derveze, Kur’an’ın bütünlüklü bir okuma ile surelerin birbirleriyle bağlantılı sıralaması içerisinde daha rahat anlaşılır bir hal alacağını öne sürer. İzzet Derveze özellikle Kur’an’ın korunmuşluğu bahsinde de akli ve Kur’ani delillere başvurur. Ayrıca sarf ve nahiv ilimlerinin inceliklerini de kullanarak Kur’an üzerine anlamsal bir bütünlük çabası içerisinde kendi tefsir metodunu geliştirme gayretindedir. Aslında bu çabası dahi şekilciliğin ve tekdüzeliğin ötesinde Derveze’nin gerçekleştirmek istediği şeyin ne olduğu hakkında bizlere fikir vermektedir. Yukarıda bu tür şahsiyetlerin yaşantıları ile eserlerinin iç içe geçmişliği noktasında değindiğimiz gibi çözüm odaklı bir perspektif arayışı Derveze’de hâkimdir. Bunu yaparken de ilmi bir boş vermişliğe düşmeyen yazar, dikkatli bir müelliftir. Yazı noktasında hâkimiyeti aşikâr olan İzzet Derveze, altı ciltlik bir anı külliyatına sahiptir.

Kur’an Cevap Veriyor isimli eser ise özellikle Marksist-Leninist düşünürlerin İslam’a ve Müslümanlara yönelik olarak yaptıkları karalayıcı suçlamalara karşı bir tepki ortaya koyma gayretindedir. Bu eserinde de gene aynı şekilde belirli bir usul içerisinde ve metodsal bir yöntemle Kur’an üzerinde şüphe uyandırma gayretindeki sol-seküler çevrelere cevap verirken yönteme dair de bir izlek oluşturmak çabası vardır. Böylesi bir çaba içerisine girişmesi İzzet Derveze’nin düşünsel ve eylemsel bütünlüğe sahip bir mütefekkir olduğunun göstergesidir. İslam’ın batı sömürüsü karşısında özgünlüğünü ve özgürlüğünü savunan bir şahsiyetin-özellikle Kur’an üzerine düşünen Müslüman bir insanın- bu kitap üzerinde şaibeler oluşturmak ve farklı etnik-dilsel kökenlerden gelen halkların omurgasını oluşturan İslam’a karşı yürütülen bir kampanyanın karşısında yer alması, haysiyetli bir düşünürün yapacağı bir harekettir.

İzzet Derveze’nin diğer iki eseri ise gene bir usul denemesi ve usul-esas bağlamına oturtulabilecek olan Allah Yolunda Cihad ve Hz. Muhammed’in Savaşları isimli iki eserdir. Bir usul denemesi olarak cihadın ne olduğunu siyer örnekliğinden yola çıkarak anlamaya çalışan ilk eser, yazarımızın da İngiliz ve Siyonist işgal karşısında tutumu hatırlandığında daha anlamlı bir okuma haline geliyor. İkinci eser olan Hz. Muhammed’in Savaşları ise giriş bağlamında ilk eserin bir açılımını ve örneklemini sunuyor. Siyer üzerine de çalışan İzzet Derveze, aha özlü olarak eğildiği peygamber (s) savaşları bahsinde, kronolojiye bağlı kalarak ayet ve hadisler eşliğinde meselenin izahına çalışmaktadır. Kur’an’ın ve sünnetin bütünsel bir okumadan yoksun bir şekilde ele alındığı, rivayetçi tekdüzeliğin veyahut öndersiz bir din algısının peşinde kitlelerin sürüklendiği bir dönemde Derveze gibi âlimler daha bir önem kazanıyor. Zira bizim kanımıza göre, Derveze’deki metodik çaba, Kur’an ve sünnetin bütünlüğünü anlama gayretinden kaynaklanıyor. Umarız ki bu eserler ile son dönemin yakın tanığı olan önemli bir tarihçi ve müfessir olma özelliğine sahip İzzet Derveze, Türkiyeli okurun ilgisini cezbeder ve gerekli ilgiyi görür.


1- Osmanlı Filistininde Bir Posta Memuru isimli eserden alıntılayan Asım Öz, Haksöz Dergisi-Sayı: 216 - Mart ‘09

Erkam Kuşçu Arşivi
13 Sayı: 13 - Ağustos 2017 Sayıya git

Bu Sayıya Ait Makaleler