birazdan biraz fazla
TEMMUZ Sayı: 26 - Kasım 2018

objektifliğe ilişkin güven verici kanıların anlamsızlaştığı an

oyun bitti

ve bütün park sonbahara dağıldı

şimdi sade bir salıncak

ve ay ışığında dans eden gölgeler

çocukluğumu avutuyor

dünyanın geleceğine

beni geçerken inandırmak için

sorunları kökünden çözemiyorsanız

en azından dallarını budayın

diyenlere inat

ağacın kırılgan kollarından

güneşin huzurlu aydınlığı sızıyor

ve duvarların üstünden

biçimsiz çocuk çığlıkları düşüyor yere

benim gözümde insanlar

hiç kimseye benzemez

ve birer optik yanılsamayken

yine yeni iklimlere yabancı bahçeler hazırlıyor

insanlar kendilerini kaybetmiş olabilir

ben ise onlara acıyorum

umarsız bir karanlık

öncesinde hiç görülmemiş bir derinlikle açılır ya dağılımlara

avlusunu sırtlayan kaplumbağalar gibi

düşer düşlerimden düşüncelerimin kara ku(y)tularına

sonra ben kalkar

güneşini dahi yitirmiş günebakan çiçeklerine sarılırım

öğleden sonraları

yanlış yere park edilmiş ruhumuz

insanlığımızı çürütüyor

daralıyor her yer

ve biz bir boşluğun altından geçiyoruz

hep beraber

köhnemiş fabrikalarda tutsak edilmiş makinelerin

yozlaşmış ürünleriyiz

içi tamamen boşaltılmış bir sosyalizm gibi

biliyorum gerçek değil

belleğin azminde eriyen yumuşak saatler

fakat insanın gördüklerine inanmaması çok zor

sonra diyalektik engeller

kötü anımsanan anılara benzer

can sıkıntısı bol ülkemde

gereksiz telaş ve endişelerle başlayan sabahlarımız

ve hepimiz boyuna çiçeksiz boşluklar doğuruyoruz

ölümsüz yaşamın kıyılarına

uyumsuz içlikler gibi

giydiğimiz gömleklere yakışmıyoruz

Muhammed Yakupi Arşivi
26 Sayı: 26 - Kasım 2018 Sayıya git

Bu Sayıya Ait Makaleler