biz şarkısıyla büyüdük geçmişin
tozunu soluduk, nefes nefese kalana dek
ince ince eledikten sonra hüznümüzü
savururduk toprağın kanlı yüzeyine bir bir
toprak gizlerdi her şeyi:
günahkâr ölülerimizi de
ormanlar içerisinden geliyor o ses
kulağımıza derinden bir yara açarak
yavaş yavaş inerek kalbimize ve acıtarak
bir ses geliyor bize, ormanlar içerisinden
perdeler açılmadan çıkmıyor ortaya anlam
toprak gizledi kelimelerin her birini içerisine
gür ağaçlı ormanların en diplerine
ve dahi bir insanın hüznüne de
şimdi bitiriyoruz kendimizi korka korka
gecenin en uysal vaktinde gelen o sesle
ölümü kartalın kanatlarına asıyor onlar
sessizlik kulesine çıkarılan meczup
acı içinde inleyerek sesleniyor bize
"insan bu, sığmıyor kadre de kadere de!"
