yalnızlıktan yaratarak kanıtlar bitimsizliğini
nicedir kesilmiş rızkı da tüketir gönlündekini
çarşısına vardım gözlerimi eski güneşlere kısarak
ömrümü pey eyledim şiire sessiz harflere basarak
hüznün kara neşvesine bürünüp de bulaştırayım
diye diye söz taşında kalem biledim durdum
ah ki yağmurlu perçemi kalbe dokunan suzan
duruşu alıngan maviler gidişi karlı bir dağ kapsayan
iyiliği ve incinmişliği unutmanın hasılasıdır babamız
lakin yenilirse o biz de yenilmiş sayılırız

