Unutturma
TEMMUZ Sayı: 12 - Temmuz 2017

güneşin sepetine

üşüyen bir kumru tünedi

unutulmuş bir masaldan

omuz verdim acıya

eski sarmaşıkları doğrultan

paslı bir ceraskal gibi

gölgelerimiz buluşmuştu

gün batımının suları

derinleştiren aynasında

bir sincap ağzındaki dalı

zamanın buğusuna bulamıştı

beyaz bir tülden süzülen

sütlerle aldın kalbimdeki lekeyi

soluklandır hüznün saksılarını

açarak kararmış perdeleri

gümüş suyundan geçen karıncalar

gibi harfler ışırdı sesinde

bir eski istanbul hanında biriken nem

gibi doldu sarnıcı zamanın

o hüzünlü söylenceler,

o ebruli saatlerin kurduğu mevsimlerden

alnımızda serinleyip dinlensin

günlerin isli savruk ışığı

babaların kızlarına bakarken

yaprağın düşerken döktüğü ilenci

bir kadehte biçimlenen

saklı ateşin yaktığı bilinci

kentli çocukların

neşeli cumaların güneşiyle

taranan saçlarını

okşarcasına anlat bizi

yalanı masum gözlerinin gücüyle kır

zamanın ipini boşlukta saklı

işaret taşından ayırma

göçebe kızların gözlerini sürmelediği

geceyi tanış kılmalısın gündüzle

zamanın kuşları, elinden su içmeye inince

arındırmalısın suları o eski zaman sarnıcında

Tunay Özer Arşivi