1.
Yanlış hesap yapıyorsunuz: (yanlış, yanlış!)
Bu nokta bu daireye asla sığmaz! (sığmasın!)
Siz giderseniz gidin, önemli değil; keyif sizin, yol sizin
Biz çatılmış kaşlarımızla, konu komşu bir ömür buradayız..
2.
Yanlış yerde bekliyorsunuz: (bekleyin, bekleyin!)
Burdan Halep’e yol geçmez! (Halep mi dedin, ne dedin!)
Ah, şimdi yaktın beni, kavurdun yüreğimi!
-Sevgili kardeşim, çaresiz’im, Halep’im!-
Sana ağlamaktan -işte bak!- kan çanağına dönmüş gözlerim..
3.
Biz bu hesapla bu durakta çok bekleriz, hep bekleriz,
evet bekleriz! Çünkü hesap yanlış, durak yanlış; o gelmiş,
bu gitmiş; imzalar atılmış, anlaşmalar yapılmış;
eylülmüş, ekimmiş, hüzünmüş, yapraklar çok,
çok dökülür, kuşlar bi yerlere gidermiş; az duyarlılık,
bol umarsızlık; derin sular, tıka basa sofralar; kan kırmızı
şiirler… Sevgili kardeşim, iki gözüm, Halep’im!
İşte sessizliğimi bozdum, yumruğumu sıktım! İşte
artık seninleyim…


