Annem, diyorum mesela bir ölüm
böylesine uzlaşımcı olmamalı
ölüm dedim veya komodinin altında
kıvrılmaya kurulu bir halı
yeşilimsi tramvaylar bulunur
ressamın ağzında bense bulutların
hırçınlığına odaklıyorum bulantımı
sonra süzüyorum inci günlerinde
bahçemin ve seziyorum, eriğin
dallarında kırılırken bir çocuk ne kadar
yürüyebilir böyle cansız ve sanrılı
Yavrum diyor biri bunca,
duruşmalarla yankılanmaz her sancı
oysa iki kez düştü ölüm ağzımdan
veya uçurumun aklında
rehin tuttum canımı

