Safları Sık ve Düzgün
TEMMUZ Sayı: 12 - Temmuz 2017

Cahit Zarifoğlu’nu rahmetle anarak

Bu nasıl kıraat ey aziz, bir mimi bile dokunmuyor kalbimize

Cebimizde akrep, ensemizde kaynar su, lebimizde hezl

Ön taraf uykulu, kervan bekliyor arka safta tüccarlar

Neşve yok hiç, çocuklar gitmiş, sinmiş bilge analar

Kahve halkı bezgin, dil tutuk, o alesta yiğitler nerde

Ekranlara mı süpürülmüş tarihi dik tutan kızlar

İnci dizen cephede gezen kitap yazan eyvan içinde

Cihanın altını üstüne getirmişlerdi bir vakit hani

Nerde o mübarek terleri, derde deva müşfik elleri

Yedi okumayı binit eyleyip yedi iklime yedi bin güzelle

Çöldeki evden bir sevinç devrimiyle hani ta Endülüs’e Çin’e

Bu sümsük atı kovalım ey aziz, bu süslü yamaç gibi halıyı

Dizimiz çürüsün, topuğumuz şişsin, alnımız yaralansın

Sırtımızda yetimler oynasın, camide azarın işi ne

Bürokrasinin canı cehenneme, aman vermez siyatiğin

Ontolojinin, köşk maymunu süvarinin, ayyaş istatistiğin

Secdeyi uzun tut biraz, çöksün içimizdeki kibir iskelesi

Aşkla al tekbiri, avazını onar, omzun böyle Zülfikâr gibi

Allah diyelim ey aziz, yatalak anamız canlansın evimizde

Allah diyelim kanasın göğsümüzde sevgilinin kalbi

Terimiz birbirine değmeyen bütün omuzları yaksın

Allah diyelim, bir elimiz cephede şehit ballarından alsın

Bize biraz şevk ey aziz, biraz şeref, yanıp tutuşan bir şeşper

Bize Allah için kınına düşman muttaki bir kılıç göster

Ali Emre Arşivi