Cahit Zarifoğlu’nu rahmetle anarak
Bu nasıl kıraat ey aziz, bir mimi bile dokunmuyor kalbimize
Cebimizde akrep, ensemizde kaynar su, lebimizde hezl
Ön taraf uykulu, kervan bekliyor arka safta tüccarlar
Neşve yok hiç, çocuklar gitmiş, sinmiş bilge analar
Kahve halkı bezgin, dil tutuk, o alesta yiğitler nerde
Ekranlara mı süpürülmüş tarihi dik tutan kızlar
İnci dizen cephede gezen kitap yazan eyvan içinde
Cihanın altını üstüne getirmişlerdi bir vakit hani
Nerde o mübarek terleri, derde deva müşfik elleri
Yedi okumayı binit eyleyip yedi iklime yedi bin güzelle
Çöldeki evden bir sevinç devrimiyle hani ta Endülüs’e Çin’e
Bu sümsük atı kovalım ey aziz, bu süslü yamaç gibi halıyı
Dizimiz çürüsün, topuğumuz şişsin, alnımız yaralansın
Sırtımızda yetimler oynasın, camide azarın işi ne
Bürokrasinin canı cehenneme, aman vermez siyatiğin
Ontolojinin, köşk maymunu süvarinin, ayyaş istatistiğin
Secdeyi uzun tut biraz, çöksün içimizdeki kibir iskelesi
Aşkla al tekbiri, avazını onar, omzun böyle Zülfikâr gibi
Allah diyelim ey aziz, yatalak anamız canlansın evimizde
Allah diyelim kanasın göğsümüzde sevgilinin kalbi
Terimiz birbirine değmeyen bütün omuzları yaksın
Allah diyelim, bir elimiz cephede şehit ballarından alsın
Bize biraz şevk ey aziz, biraz şeref, yanıp tutuşan bir şeşper
Bize Allah için kınına düşman muttaki bir kılıç göster

