Benim gönlüm palyaçonun yırtık poşetinden
dökülen sarı elmalar kadar savurgan
gecelerim tavandaki çimento taneleri kadar çok
Gizlediğim her şey tabelalarda
Benim için gün yeniden doğacak
Alıp başımı gittiğim yerler
Alıp başını bana gelecek
Kendime yeni bir saat alacağım
babama da…
İnce kordonlu, kahverengi
Kanlıca'dan Hisar'a
Adımlarımı sayarak
Kaç adım attıysam yarınlara
O kadar yürüyeceğim
Serçe parmağımla yem yapacağım gönlümü kuşlara

