“İşte biz, Kur'an'ı böyle apaçık âyetler halinde indirdik”

“İşte biz, Kur'an'ı  böyle apaçık âyetler halinde indirdik”

“İşte biz, Kur´anı böyle apaçık âyetler halinde indirdik. Şüphesiz ki Allah, dilediğini hidayete erdirir.” (Hac: 16)

hacc-16

Doğru yolda ve sapıklıkta olmanın neden olduğu bu tür durumları ayrıca hidayet ve sapıklık örneklerini açıklamak için yüce Allah bu Kur’anı indirmiştir. Kalplerini bu Kur’anın mesajını algılayacak şekilde açık tutanlar onunla yollarını bulsunlar diye… Yüce Allah hidayeti onlara nasip eder böylece…

Yüce Allah’ın iradesi hidayet ve sapıklığın sürekli yarış içinde olmalarını öngörmüştür. Bu yüzden hidayeti isteyen birisi için yüce Allah’ın iradesi, bu konudaki yasası uyarınca o kişinin hidayete ermesi şeklinde gerçekleşir. Sapıklığı isteyen için de öyle. Ama burada yalnızca hidayet üzere bulunma durumunun sözkonusu edilmesi, doğru yolda olan bir kalbin ihtiyaç duyduğu şekilde ayetlerin anlamlarının açıklanması nedeniyledir.

FİZİLALİL KUR’AN

İşte böylece bu kitabı gün gibi apaçık âyetlerle indirdik. Âyetleri hakkı, hidâyeti, kulluğu apaçık, hiç bir şüpheye mahal bırakmayacak biçimde ortaya koyandır bu kitap. İnsanların anlayamayacağı, şaşkınlığa düşerek bocalayacakları bir karışıklık, bir bulanıklık, bir tutarsızlık yoktur.

Bu kitap her sınıf ve her dönem insanlığının rahat bir şekilde anlayabileceği doğrulukta, netlikte ve berraklıkta bir kitaptır. Sadece belli sayıda ve belli sınıf insanların anlayabilecekleri, diğerlerinin anlayamayarak bir kitap değildir. İşte böyle apaçık bir kitap göndererek Rabbimiz kendisine kul olmak isteyenlere, hidâyeti bulmak isteyenlere hidâyetini ulaştırmıştır.

BASAİRUL KUR’AN

Zemahşerî, meşhur tefsiri el-Keşşâf’ta bu ayeti şu esaslar çerçevesinde açıklar:

"İşte Böylece" (وَكَذٰلِكَ) İfadesindeki İşaret

Zemahşerî, ayetin başındaki "ve kezâlike" (işte böylece) teşbihini, kendisinden önce geçen ayetlerle (özellikle müminler, kâfirler ve tereddüt içinde ibadet edenler hakkındaki beyanlarla) irtibatlandırır. Allah'ın önceki ayetlerde hak ile batılı, hidayet ile dalaleti apaçık bildirdiği gibi, Kur'an'ı da her şeyi açıklayıcı, net ve kavranabilir deliller (âyâtin beyyinât) halinde indirdiğini vurgular.

"Apaçık Ayetler" (آيَاتٍ بَيِّنَاتٍ) Nitelemesi

"Beyyinât" kelimesinin hem kendisi açık hem de hakikati başkasına açıklayan anlamlarına geldiğini belirtir. Kur'an ayetlerinin lafız bakımından açık, anlam bakımından mucizevi ve insanı doğru yola ileten sarsılmaz deliller olduğunu ifade eder.

"Şüphesiz Allah Dilediğini Hidayete Erdirir" (وَأَنَّ اللّٰهَ يَهْدِي مَنْ يُرِيدُ)

Zemahşerî, bu cümleyi şöyle yorumlar:

Hidayeti Hak Etme: Allah'ın hidayete erdirmesi; iradesini doğru yola yönelten, Kur'an ayetleri üzerinde düşünen ve hakikati arama niyetinde olan kimselere lütfettiği başkaca tevfik ve yardımdır.

İrade ve Sorumluluk: Allah, hidayeti kasteden ve buna liyakat gösteren kişiyi yolda bırakmaz; açık delillerle (ayetlerle) onun zihnini ve kalbini aydınlatır.

Özetle Zemahşerî, ayetteki Kur'an'ın indirilme biçimi ile Allah'ın hidayeti arasında doğrudan bir bağ kurarak; apaçık deliller sunmanın Allah'ın bir lütfu, bu delillerden yararlanarak hidayete ulaşmanın ise ilahi iradenin bir kanunu olduğunu belirtir.

EL KEŞŞAF TEFSİRİ

HABERE YORUM KAT
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir