İnsanlığın Vicdanı: Küresel Sumud Filosu
Haksöz Dergisi Sayı: 415 Ekim 2025

Dünya 7 Ekim 2023’ten sonra işgalci İsrail’in Filistin topraklarında sürdürdüğü vahşetin en müşahhas haliyle tanıştı. Aksa Tufanıyla hiç ummadığı bir karşılık alan Siyonistler, ABD ve Batılı ülkeleri de arkasına alarak adeta kuduz köpek gibi Gazze’ye hücum etti. Kadın, çocuk, yaşlı ve sivil demeden korkunç bir katliama girişen bu işgal çetesi, gelinen aşamada Gazze’de taş üstünde taş bırakmadı; okul, hastane, cami, kilise ve sivil yerleşim yerlerini büyük oranda tarumar etti ve hayvanlara dahi ölümden başka bir şey reva görmedi.

Dünyanın suskunluğundan ve İslam dünyasının pasifliğinden güç alan İsrail, kötülüğün tüm sınırlarını zorladı. Şimdiye kadar 40 bini kadın ve çocuk olmak üzere 65 binden fazla Filistinliyi katletti ancak kendini uygar olarak tanımlayan dünya otoritelerinden gereken tepkiyi görmedi. Halklar Filistin için sokaklarda protestolar icra ederken, devletler adeta sessizlik yarışına girdi. Sesini çıkaranlar ise bu vahşeti sadece kınamakla yetindi. Birleşmiş Milletler ve bünyesindeki kurumlar tükenmişliğini ilan etti. Zira bu yapı ancak Birleşmiş Devletler sıfatını hak ediyor. Çünkü milletler Filistin için sivil zeminde mücadeleyi kararlılıkla sürdürüyor. Onların temsilcileri ise İsrail’in mütecaviz tutumuna karşı adım atmaktan imtina ediyor.

Devletlerin, uluslararası kurum ve kuruluşların bu soykırım karşısında aciz kalması, dünya halklarını yeni arayışlara sevk etti. Dünyanın muhtelif beldelerinde soykırıma karşı meydanları dolduran milyonlar adına hareket eden vicdan sahibi insanlar, İsrail’in Gazze’deki ablukasını kırmak için birçok defa girişimde bulundu. Daha önce Madleen, Hanzala gemileriyle Gazze’ye yelken açıldı. “March to Gaza” çağrısıyla Refah Sınır Kapısı’na yürüyüş yapılmak istendi. Lakin Siyonist çete ve işbirlikçileri tarafından her zaman engeller çıkarıldı. Şimdi ise insanlığın ortak vicdanı olan Sumud Filosu, rotayı Gazze’ye çevirerek yeniden umudun kapısını araladı.

Filistin direnişiyle özdeşleşen “sumud” kavramı “kararlılık”, “sarsılmaz azim”, “sabırla dimdik durmak” ve “toprağa kök salmak” anlamlarına geliyor. Bu kavram savaş, sürgün ve yıkım karşısında evlerini terk etmeyen, direnen kararlı Filistinlilerle hayat buluyor. Sumud, Filistin kültüründe zeytin ağacı ve hamile kadın imgeleriyle sembolize ediliyor. Sumud bir anlamıyla Siyonist zorbalığa karşı “Biz buradayız, hiçbir yere gitmeyeceğiz!” demenin adıdır.

Yaklaşık 50 ülkeden yüzlerce aktivist, insan hakları savunucusu ve vicdan ehlini bir araya getiren Küresel Sumud Filosu bu kavramdan ilham alarak tecessüm etti. Özgürlük Filosu, Küresel Gazze Hareketi, Sumud Konvoyu ve Malezya Sumud Nusantara kuruluşlarının birleşimiyle oluşan Küresel Sumud Filosu, İsrail’in açlığa mahkûm ettiği Gazze’ye insani yardım ulaştırmak ve insanlık dışı ablukayı kırmak için 31 Ağustos’ta İspanya’dan hareket etti. Buna İtalya’nın Sicilya bölgesinden Tunus ve Yunanistan’dan hareket eden gemiler de dâhil oldu. Böylece ilk defa onlarca gemi, Siyonistlerin baskı ve tehditlerine rağmen tüm riskleri ve bedelleri göze alarak Gazze’ye doğru dalgaları yararak ilerliyor.

Bu süreçte Tunus’ta demirleyen gemilere iki kez dronla saldırılar gerçekleştiren İsrail, daha sonra Yunanistan sularında ilerleyen filonun üzerinde dronlar gezdirerek tacizde bulundu. Ancak filoda yer alan Filistin savunucuları kararlı duruşlarından geri adım atmıyor. İsrail’in “Eğer filoya katılanların gerçek arzusu Hamas’a hizmet etmekten ziyade insani yardım ulaştırmaksa gemiler Aşkelon Marinası’na yanaşarak yardımları orada boşaltmalı. Yardımlar, buradan koordineli bir şekilde derhal Gazze Şeridi’ne aktarılacak.” açıklamasına cevap veren filonun temsilcileri, bu alçakça söylemin Gazze’deki ablukanın bir parçası olduğunu belirttiler ve teklifi reddettiler.

Siyonistlerin tehdit, baskı ve kara propagandalarla filoyu manipüle etmeye ve yolundan alıkoymaya çalışacağı aşikâr. Gazze’deki soykırım, katliam, yıkım ve açlığı durdurmak için harekete geçmeyen uluslararası otoriteler, Sumud Filosunu Siyonistlerin insafına terk etmemelidir. Dünya Gazze’de ziyadesiyle yara alan vicdanını bir nebze rahatlatmak için Sumud’u korumalı, insanlık dışı ablukanın kırılması için filoya sahip çıkmalıdır.

Beraberinde küresel vicdanı da taşıyan filo, Siyonist zorbalığa boyun eğmeye niyetli değil. Çünkü gemilerde bulunan yüzlerce kişi haksızlığa, zorbalığa, adaletsizliğe karşı sesini yükselten milyonları temsil ediyor. Şu anda milyonlarca insanın kalbi filonun ablukayı kırarak Gazze’ye ulaşması için atıyor. Dünya genelinde milyonlarca kalp Sumud’a eşlik ediyor. Sumud aslında milyonlarca insanın vicdanını taşıyor. Bu vicdan eninde sonunda Siyonizm’in ve arkasında kurulu olan dünya düzeninin tekerine çomak sokacaktır. Allah’ın izniyle insanlığın onuru Siyonizm’i yenecektir.

Yahya Fırat Arşivi