Küresel Sumud Filosunda yer alan Alma gemisinde 14 farklı milletten insanla birlikte, Filistin’e doğru yola çıkarak 2007’den beri yerli halka dayatılan İsrail’in yasa dışı Gazze ablukasını kırmaya çalışıyoruz.
Amerika, İsrail ve diğer Batılı ülkeler, Gazzeliler ve işgal altındaki Batı Şeria vatandaşları adına yürütülen müzakerelerde, Filistinlilerin temsilcisi olarak konuşacak tek otoritenin Filistin Yönetimi olması için sürekli baskı yaptılar. Ancak halk kendi iradesini ortaya koyarak adil ve özgür bir seçimle Hamas’ı tercih etti. Bu tercihe karşı Siyonist rejimin verdiği cevap ise Gazze’deki 2,1 milyon insana yönelik kara, deniz ve hava yoluyla sert ambargo uygulamak oldu. Gazze, dünyanın en büyük açık hava hapishanesi haline geldi ve Gazzeliler dış dünyaya gerçek anlamda erişim olmadan yaşamaya mahkûm edildi. Bugün ise bu hapishane, tarihin daha önce tanıklık ettiği acı örnekleri hatırlatırcasına, açık hava ölüm kampına dönüşmüş durumda.
Dayatılan bu izolasyona son vermek amacıyla, kara konvoyları ve deniz filoları yardım ulaştırmaya çalışıyor ve daha da önemlisi sevgi, umut ve dayanışmayla ablukayı kırmak için çabalıyor.
Gazze'ye ilk kez 2010 yılında gittim ve el-Avde Hastanesi’ne 13 kişilik tekerlekli sandalye erişimli bir minibüs bağışladım. Aktivist olmam ve dayanışma çalışmaları içinde yer almam sayesinde Filistin’in yanı sıra Suriye ve Lübnan’a pek çok kez gittim; ayrıca Venezuela, İran, Irak, Güney Afrika ve daha önce Doğu Ukrayna olarak bilinen Donbass bölgelerini ziyaret ettim. Haziran 2025’te Kahire’de düzenlenen “Gazze’ye Küresel Yürüyüş” konvoyuna katıldım. Şimdi ise Gazze’ye doğru yol alan SS Alma gemisindeyim.
Peki, ben neden buradayım?
Aslında şunu da sormalıyım: Siz neden burada değilsiniz?
Trump, Macron, Starmer ve diğer Batılı liderler, bu iğrenç faşist Siyonist varlık tarafından işlenen soykırım niteliğindeki etnik temizliği inkâr etmekle kalmayıp Gazzelilerin bedenlerine, altyapılarına ve sivil topluma yönelik günlük katliamlara ve yıkıma aktif bir şekilde katkıda bulundular ve suç ortağı oldular.
Bu suç ortaklığı karşısında, ortaya çıkan boşluğu doldurmak ve soykırımı sona erdirmeye yardımcı olmak için, tüm insanlığın üzerine ahlaki ve hukuki bir sorumluluk düşüyor.
Trump, tek bir telefon görüşmesiyle, bu katliamı bir dakikadan kısa sürede sonlandırabilir.
Uluslararası hukuka uygun olarak ve Dördüncü Cenevre Sözleşmesi'nin himayesinde Gazze'ye doğru yelken açıyoruz.
Gazze’ye deniz yoluyla gıda ve ilaç taşıyarak bir hayat hattı oluşturmayı amaçlayan, ablukayı kırmaya kararlı ve şiddete başvurmayan insani bir konvoyuz.
Mesele filodan çok Gazze ile ilgili. Mesele soykırımla, etnik temizlikle ilgili. Mesele, vatandaşları tarafından desteklenen ve İsraillilerin hayatını diğer tüm hayatların üstünde gören, haydut, kontrol edilemez, hesap vermeyen, faşist bir rejimle ilgili. Mesele, geçmişteki faşist rejimleri yansıtan, sapkın, iğrenç bir ideoloji peşinde insanlığa karşı iğrenç suçlar işleyen, üstünlükçü, ırkçı bir zihniyetle ilgili.
“İsrail” terörizm yoluyla kurulmuştur, terörizmle ayakta tutulmaktadır ve terörizmle genişlemektedir. Benim görüşüme göre var olmak için ne ahlaki ne de hukuki bir meşruiyete sahiptir.
Kanla lekelenmiş bir parya varlık olarak dünyanın gözünde kendi kendini yok etmiştir.
İsrail’e karşı yaptırım uygulanmalı, meşruiyeti sorgulanmalı, izole edilmeli ve tasfiye edilmelidir.
Savaş çıkararak ve bölgede düzensizlik yayarak Batı Asya'yı istikrarsızlaştırmadaki rolü sona erdirilmelidir.
Ben Gazze'ye gidiyorum, çünkü hükûmetim gitmeyecek.
Ben Gazze'ye gidiyorum, çünkü Birleşmiş Milletler gitmeyecek.
Ben Gazze'ye gidiyorum, çünkü eğer ben gitmezsem, kim gidecek? Eğer şimdi olmazsa ne zaman olacak?
Eğer soykırım hakkında yalnızca konuşmaya devam eder ve hiçbir şey yapmazsak, o zaman suç ortağıyız demektir.
Edward Burke bir yazısında şöyle söylüyor: “İyi insanlar hiçbir şey yapmadan dururken, kötülük serpilir.”
Ben boş durmuyorum. Gazze'ye giden filodayım.
Siz ne yapıyorsunuz?
Unutmayın ki sessizlik de bir şiddettir ve bundan utanmalısınız!
Al Mayadeen / 20 Eylül 2025 / Çeviren: Şeydanur Ceyran

