Çok oturdum günlerin ıssız kıyılarına
Er sabahtan, gün dahi ışımamışken
Ne çok akşamlar ördüm ilmek ilmek
Bilseniz. Dakikalardan, saatlerden
Modern zamanlara küskün turnalar
Ve sahte ışıklardan örülü sanal gökyüzüne
Artık yanık ve içli türkülerde yaşarlar
Bir de o görünmez yolda; gönülden gönüle
Hayırsız çıktı tıpkı yâr gibi, vefasız geceler de
Ben büyütmüştüm oysa onları kavruk göğsümde
Ben beslemiştim gözyaşlarımla, doyabildiklerince
Şimdi kızıl kıyamet; çok görüyorlar yalnızlığı bile
Artık böyle bir yorgun gecenin koyuluğuna gizlenip
Sessizce göçmeye talibim, öz canımı bırakarak dünyadan
Ötelerin ötesine dilsiz dudaksız, kırık gönlümle seslenip
Al beni Ey! Diye duaya duruyorum; al beni buralardan

