​​​​​​​Şükür Gazeli
TEMMUZ Sayı: 8 - Mart 2017

1

Cahit’e

haberin geldiğinde

tren yollarına sığınıp kaçırıyordum kalbimi

bir kalbim vardı bir de bilmem kaçıncı sürgünün

artığı başağrıları

içinde kaybolduğum bütün ritüellerin

yani nefesimi kesen kalabalıkların içinde

kendimi kaybettiğim saatlerin ardından

aynalara koşup kalan insanlığımı arıyordum

haberin gelince

suyun çenemden damlamasına

bir karşılık buldum.

buldum yıllarca sakladığım yüzüme yakışan bir gülümseme

haberin geldi

öfkeli bakışlar ve leşler atıldı üstüme

kapılardan kovuldum akşam oturmalarından

alıp yanıma neyim varsa

alıp hatalardan yapılma hayatımı

yola koyuldum

Geldin

dünyaya düğüm atıp durdum

içime sığmaz oldu sakındığım kalbim

gönendim, gönendim, gönendim

ve hayat

üstüne titrenilecek bir sevinçle yüreklendi

dindi boş odalarda çürümenin hüznü

ansızın gülüvermen ne güzel

ellerini çalışırken seyretmek

başını öne eğişinde merhamet

bakışında ömer öfkesi bulmak ne güzel

2

Sare’ye

eledikçe düşüyor kelimeler yüzünden

yüzüne sürdüğün incelik

dönüşen kırılganlığın sesi

çınlıyor kulaklarımda

çünkü seherdir yüzün

gece acıdan çoraklaştığında

kuytulara saklandığında börtü böcek

yüzündür umut edilen

gülsen, üzerine alınır bütün kainat

tüter dumanı bacaların

kadınlar camlara düşer

yürüdüğün yollara göz dökülür

ayaklarının değdiği yer bereketlenir

hayatın nişanı durur kaşlarının altında

upuzun gecelerin de sabaha erdiğini

oradan öğrenirim, oradan iner üstüme dirim

göğsümün kanı sayarım seni

hangi gözünden baksam dünyaya

heves yürür damarlarıma

bendendir derim, bendendir bu aksak şarkı

bu uçarı üşengeçlik

sensin bahanesi eve dönmelerin

ekmeğin ve birlikte yemek yemelerin

sensin korkulu yastıklardan sonra

nefesiyle göğü getiren evimize

Mustafa Karasoy Arşivi