Bir Masalın Anlatamadıkları
Haksöz Dergisi Sayı: 399 - Haziran 2024

Bir masal yazma isteği belirdi

Enkaz altından çıkan bir filiz gibi

Doğdu yüreğine...

Bombalardan odaklanamadı,

Veremedi kendini sayfalara.

"Bir varmış" deyip masalını okuyamadan

Minik naaşlar düştü eline,

Taze, körpe, masum...

Kuşların cıvıldamasından bahsedemeden

Mermilerin cıvlamasını duydu çocuklar.

"Bir yokmuş" deyip yazamadı masalını,

Çünkü, çünkü

Berrak gökyüzünün yerini aldı

Uçaklar, füzeler, bombalar...

"Evvel zaman içinde" değildi olanlar oysa

"Kaf dağının ardına" da varmıyordu uzaklığı...

Güzel çocukların masalıydı,

Filizlenirken toprağa düşen

Boylu boyunca beyazlara bürünerek

Dünyanın tüm kirliliğini gözler önüne seren

Tabiattaki en masum masaldı belki de

Ama yarım kaldı,

Kırıldı kalemler çocukların hatırına

Kalemler ağladı simsiyah gözyaşlarıyla

Karartmıştı çünkü bombalar yüzleri,

Yakmış, yıkmıştı...

Aslında gerek yoktu tellal olmasına develerin,

Yeryüzü hep bir ağızdan söylüyordu olanları.

Ne bir dükkânı kalmıştı pirelerin, ne makasları

Ne de saçlarını kesebilecekleri çocuklar, insanlar...

Yıkılan evler değil, onuruydu insanlığın,

Ölen masumlar değil, insanoğlunun kalbiydi, kalplerimiz...

Evrensellikle övünen yeni dünyanın hiçbir hakkı kalmamıştı savunacağı,

Çökmüştü sahte insan hakları...

Ve masala dönme çabasıyla tutuşurken gönlü yazarın,

Fark etmişti o acı gerçeği tekrardan:

Ne bir beşik kalmıştı sallayacağı o yavrunun ne dedesi ne ailesi...

Şehit olmuştu hepsi birer birer

O ise bir hastanede bulmuştu kendini

Bitkin ve yorgundu,

Kısık sesiyle yazmıştı cümleleri,

Kırgındı...

"Ben...

Ben Filistinli çocuk

Anlayamadım sahte masallarınızı

İdrak edemedim cümlelerinizi

Hakiki bir masal olsun istedim

Söylediklerim büyüklere okunsun her gece

Girsin rüyalarına bir bir

Çekip alsın onları hülyalarından

Arzuladıkları tatlı rüyalardan...

Bilsinler

Şırıl şırıl akan dereler yerine

Susuzluktan hasta olan insanları...

Mışıl mışıl uyuyan bebekler yerine

Bir daha uyanamayacak yavruları..."

Daha devam edemedi yavrucak,

Devam edemedi yazar

Kısık sesli masal kahramanının

Titreyen sesini kâğıda dökmeye...

Kırık kalemini bıraktı

Kucakladı minik gönlünü içten,

Ve ağladı...

Bir minik el okşadı sırtını

"Üzülme amca" dedi.

Hayrete düştü yazar,

Ne diyordu bu küçük kalp,

Sarıp destek olmaya gelenleri

Nasıl da avutuyordu?

Anladı sebebini sekinetin,

Teslimiyetin ve direnişin...

Bir masal bunu anlatamazdı

Devam etti küçük kahraman sözüne:

"Üzülme, Allah bizimle!"

Ahmet Şehit Tuna Arşivi