Craig Birckhead-Morton & Yasmin Zainab Bergemann
İlk Gazze dayanışma kampının kurulmasını takip eden haftalarda, dikkatleri Filistin’de yaşanan soykırımdan uzak tutmakiçin sloganlar, antisemitizm ve kampüs kültür savaşları konularında ABD’de birçok şey yazıldı.
Filistin halkıyla dayanışma için örgütlenen öğrenciler olarak bu söylemi reddetmemiz gerektiğinin farkındayız. Bizim görevimiz taleplerimizde ilkeli olmak, dayanışmamızı koşulsuz sürdürmek ve tüm dikkatimizi Gazze’ye yöneltmektir.
İsrail işgalinin (haksız) propagandasını yaymayı, Filistin direnişini kınamayı, örgütlenmemizde Filistin’i itibarsızlaştırmayı ya da Yale Üniversitesinin Gazze’ye yönelik soykırım savaşındaki suç ortaklığını sürdürmesine izin vermeyi kesinlikle reddediyoruz.
Yale ve diğer üniversite kampüslerindeki kamplar, bu ülkedeki öğrenci, öğretim üyesi ve işçi kitlelerinin, yüksek öğrenim kurumlarının yatırımlarını açıklayana, İsrail işgali, savaş ve sömürgecilikte suç ortağı olan tüm şirketlerden el çekene ve topluluklarımıza yeniden yatırım yapana -ya da bu kurumun durumunda olduğu gibi- New Haven’a (ABD’nin Connecticut eyaletinin ikinci büyük şehridir ve Yale Üniversitesi bu şehirdedir.) vergi olarak adil payını ödeyene kadar protestolarına devam edecektir.
Filistin’de Adalet İçin Ulusal Öğrenciler Topluluğununifadeleriyle, hareketimiz, “ABD’nin temelden ahlaksız ekonomik ve siyasi sisteminden bağımsız bir üniversite”, “öğretim ve öğrenimin kitlelerin ve küresel toplumun yararına gerçekleştiği bir üniversite” olan Halk Üniversitesi idealini hayata geçirmek için birleşmiştir.
Halk Üniversitesi ve özgür bir Filistin için başlatılan bu hareket, Siyonist propagandacıların geçtiğimiz ay boyunca bizlere karşı kara propaganda için ellerinden geleni yaptıkları bir “devrim” ya da Arapçada “intifada” teriminden başka bir şey değildir.
İntifada, Arapça “sarsmak” anlamına gelen nafada fiilinden gelmektedir. İntifada, kelime anlamı olarak “titreme, ürperme veya sarsıntı” anlamına gelen bir isimdir, ancak genellikle güçlü bir şeyin sarsıldığı veya tamamen devrildiği anları tanımlamak için kullanılır.
Sadece Mücadele
Yaygın olarak 1967 sonrası dönemde Filistinlilerin direnişiyle ilişkilendirilse de bu terim Arap dünyası tarihinde çok daha önceleri de kullanılmıştır. Örneğin öğrencilerin, işçilerin, Komünist Parti kadrolarının ve Kürt azınlık üyelerinin Irak monarşisine karşı ayaklandığı bir kitle hareketi olan 1952 Irak İntifadası vardır.Ardından Bahreyn halkının İngiliz sömürgeciliğine karşı ayaklandığı ve 1971’de İngiltere’nin Basra Körfezi’nden çekilmesine yol açan 1965 Bahreyn İntifadası gelmiştir. Bunu Mısır halkının, hükümetlerinin neoliberal kemer sıkma politikalarına karşı ayaklandığı 1977 Mısır İntifadası takip etmiştir.
Bunlar sömürgeleştirilmiş halkların, kurtuluş için güç kullanarak verdikleri haklı mücadelelerinin bilinen örnekleridir. Fakat Filistin bağlamındaki intifada bir istisna olarak ele alınmaktadır.
Birinci Filistin İntifadası, Gazze ve Batı Şeria’da yirmi yıl süren İsrail askerî yönetiminin ardından 1987 yılında Cebeliye mülteci kampında başladı. Filistinliler sivil itaatsizlik, genel grevler ve silahlı direnişle karakterize edilen kitlesel bir hareketle işgalcilere karşı ayaklandılar ve bu ayaklanma emperyalist güçleri 1993’te Oslo Anlaşmalarının imzalanmasına yol açan hain normalleşme sürecini başlatmaya zorladı.
Oslo’nun Filistin kurtuluş mücadelesini kontrol altına almaktaki başarısızlığı, Gazze’nin göreceli özerkliğini güvence altına alan ve niteliksel olarak daha şiddetli bir isyan olan İkinci Filistin İntifadasını ortaya çıkardı. İkinci İntifada sonucunda İsrail ordusu işgal altındaki topraklardan çekilmiş, işgalcilerin yaptığı yerleşim yerleri yıkılmış ve Filistin direnişi için bir “kurtarılmış bölge” ya da beşik kurulmuştur.
Bu isyanın başarısı -1945 öncesi Avrupa’da emperyal Rusya ve Nazi Almanya’sı tarafından gerçekleştirilen soykırım eylemleriyle karşılaştırılarak-antisemitik, doğulu bir barbarlık(!) olarak nitelendirildi. (Haklı olan davalarında haksız konuma oturtulmaya çalışıldılar.)
Bu da bizi dünyanın dört bir yanındaki insanların soykırıma karşı mücadelelerinde “sömürgeleştirilmiş bir halkı” desteklemek için ayaklandıkları ve bunun sonucunda nefret dolu, Yahudi karşıtı ırkçılar olarak tasvir edildikleri günümüze getirdi.
Korkusuz
Tüm karartmalara rağmen, Siyonizm karşıtlığını Yahudilik karşıtlığına yerleştiren, Filistinli kardeşlerimizin söylemlerini kısıtlayanve bizi Filistin’in kurtuluşuna desteğimizi açıkça beyan etmekten çekinmeye zorlayan çerçeve içerisine konmayıreddediyoruz.
Filistin devrimi Mayıs 2021’de Birlik İntifadası ile yeni zirvelere ulaştı. Yale’de 2020-21 akademik yılının ikinci döneminde Doğu Kudüs’ün Şeyh Cerrah bölgesindeki Filistinliler, evlerini İsrailli yerleşimciler tarafından istimlak edilmekten korumak için İsrail işgaline karşı ayaklandı.
Doğu Kudüs’teki Filistinlilere uygulanan şiddetli baskı, Gazze, Batı Şeria ve işgal altındaki yerler dâhil olmak üzere, tarihî Filistin’in başka yerlerindeki Filistinlilerin de direnişine yol açtı.
O yıl Şeyh Cerrah’ta yaşanan etnik temizlik ve Gazze’ye yönelik bombardımanda shatat’ta (Filistin diasporası) direniş yarattı ve bu da bizim bağlamımızda 23. sınıftan diaspora Filistinlisi Rukiye Damrah ve diğerleri tarafından Yalies4Palestine’in (Filistin halkının özgürlüğünü desteklemek için Yale Üniversitesini örgütleyen öğrenci grubu) kurulmasına sebep oldu.
Mayıs 2021’den sonra Yalies4Palestine, kampanyalar, siyasi eğitim ve kültürel üretim yoluyla Filistin’in kurtuluşuyla ilgili olarak “intifadayı küreselleştirmek” için çalıştı. Bunun yanında diğer kampüs örgütleriyle (koalisyon çalışmaları yoluyla)farklı halkların kurtuluşlarıyla ilgili olarak da çalıştı.
Tüm insanların özgürleşmesine olan bağlılığımız nedeniyle, bu nisan ayında Beinecke Plaza ve Cross Campus’teki kamplarda ve bu kampüsteki çok sayıda farklı öğrenci örgütüyle koalisyon içinde yer almaktan gurur duyuyoruz.
Yale’in 22 Nisan, 30 Nisan ve 1 Mayıs tarihlerinde öğrenci örgütlenmelerini şiddetle bastırmasına rağmen, ülke genelindeki öğrenci arkadaşlarımızı desteklemeye, konuşmalarımızda korkusuz olmaya, daha adil bir üniversiteyi hayata geçirmek için çalışmaya ve daha da önemlisi bu soykırım sırasında Filistin halkıyla aktif dayanışma içinde olmaya devam edeceğiz. Biz iktidardakilerden korkmuyoruz. Onlar bizden korkuyorlar.
Örgütlenmemize Gazze halkından gelen olumlu tepkilerin de gösterdiği gibi, nihayet Filistinlilere, Filistin’e ve birbirimize karşı yükümlülüklerimizi yerine getirmeye başladık. Yale’i temelinden sarstık. Öğrenci intifadası burada bitmeyecek.
--------
Craig Birckhead-Morton, Connecticut’ta yaşayan Müslüman Amerikalı bir organizatördür. Yale Üniversitesinde Tarih bölümünde son sınıf öğrencisi olup Yalies4Palestine’in yürütme kurulu üyesidir.
Yasmin Zainab Bergemann, Yale Üniversitesinde Ekoloji ve Evrimsel Biyoloji ve Mimarlık okuyan bir son sınıf öğrencisidir. Yalies4Palestine’in eş başkanıdır.
Middle East Eye / 10 Mayıs 2024 / Çeviren: Barış Hoyraz

