Amerikan Kampüsleri Ayakta! Ya Türkiye Kampüsleri?
Haksöz Dergisi Sayı: 397/398 - Nisan/Mayıs 2024

Kudüs doğumlu akademisyen Edward Said, “Kültür ve Direniş” isimli, söyleşilerinden oluşan kitabında yer alan bir konuşmasında, 2000’lerin başında Amerikan üniversitelerinde gelişen olaylarla ilgili olarak şöyle diyor: “İsrail, en ileri teknoloji ürünü silahları satın alıyor ve bu silahları hemen Filistinli siviller üstünde deniyor. Yalnız, şimdi, bunu belirtmekten sevinç duyuyorum ki ABD’deki kampüslerde gelişen yeni bir hareketle, üniversiteler İsrail’le askerî işlere giren şirketlerin bazılarından uzak durmaya başladılar.”1

Said’in ölümüne yakın bir tarihte verdiği bu röportajın üzerinden 22 yıl geçmişken, Nisan ayının son haftalarında Amerikan üniversiteleri, benzer taleplerle Gazze için ayakta.

Eylemlerin başladığı ve Said’in de uzun yıllar hocalık yaptığı Columbia Üniversitesindeki bir öğrenci taşıdığı dövizde: “Columbia, kullanmamıza izin vermeyecekseniz bize derslerde neden Edward Said okutuyorsunuz?” diyerek okul yönetimine sesleniyordu. Filistin destekçisi öğrenci, Amerikan akademisinin tenakuzunu yüzüne çarparken, Said’in yıllar önce sevinçle aktardığı kampüs olayları bugün ABD’nin pek çok eyaletine yayılmış durumda.

Aksa Tufanı sonrasında gelişen olaylar, insanlık tarihinin en vahşi katliamlarından birinin yanında yine insanlık tarihinin en şerefli ve sebatkâr direnişlerinden birini tüm dünyanın gözleri önüne serdi. Tarihteki tüm önemli dönüm noktalarında olduğu gibi bugün de Gazze’de süregelen katliam ve direniş, doğruyu yanlıştan, haklıyı zalimden, izzeti zilletten ayırt eden bir furkan olarak karşımızda duruyor. Esfeli safilini zorlayan Siyonistler, Filistin’de sadece bir halkı değil, aynı zamanda insani tüm ilke ve değerleri sistematik bir şekilde katlediyor. Batılı devletler ise bu katliama göz yummanın ötesinde İsrail’i açıktan desteklemekten çekinmiyor. Katil devleti soykırım silahlarıyla teçhiz eden ABD, Gazze’deki mezalimin bizatihi faili konumunda olmayı sürdürüyor.

Emperyalist ABD, Gazzeli mücahidlerin zillete uğrattığı Siyonistleri koruyup kollarken, son haftalarda ABD’nin çeşitli eyaletlerindeki üniversitelerde Siyonizm karşıtı gösteriler yoğunlaşıyor. Harvard’dan Yale’e, California’dan Texas’a kadar Amerika’nın önde gelen 25’i aşkın üniversitesinde devam eden destek eylemlerinde bir taraftan Siyonist vahşet lanetlenirken diğer taraftan Amerika’nın İsrail’e verdiği destek protesto ediliyor. Kampüslere Filistin kampları kuran öğrencilere akademisyenler de destek veriyor. Gazze'de yakılan direniş meşalesinin aydınlığında dünya, zulmün membaı ABD’de zalim yöneticilerine hakkı haykıran binlerce vicdan sahibine şahitlik ediyor.

Eylemciler Ne İstiyor, ABD Ne Yapıyor?

Harvard'daki protestocular üniversitelerine İsrail'deki her türlü yatırımı geri çekme ve kaynakları Filistin akademik girişimlerine, topluluklarına ve kültürüne yatırması çağrısında bulundu.

Princeton'daki eylemciler ise hazırladıkları talep listesinde okullarının İsrail kurumları ve işletmeleriyle bağlarını kesmesini ve İsrail'e öğrenci gezilerini kolaylaştırmayı bırakmasını, ayrıca kalıcı ateşkesi destekleyen ve İsrail'in Filistinlilere yönelik soykırımını kınayan bir bildiri yayınlamasını istediklerini belirttiler.

Yale’de, hemen her üniversitedeki eylemlerin ortak talebi olan İsrail’e silah ve fon sağlayan şirketlerle ticari tüm ilişkinin kesilmesi talepleri gündemdeyken Columbia’da ise Tel Aviv Üniversitesi ile aralarındaki çift diploma programının sona erdirilmesi, İsrail’le akademik tüm bağlantıların kesilmesi talepleri yükseliyor.

Esasen hemen hepsi benzeşen bu insani taleplerin dillendirildiği kampüs gösterilerine eyalet yönetimlerinin ve rektörlüklerin tepkisi ise oldukça sert. Bugüne kadar toplamda yedi yüze yakın göstericinin gözaltına alındığı ve onlarca öğrencinin sert disiplin cezalarıyla okullarından uzaklaştırıldığı biliniyor. Kendi küçük diktatörlüklerini inşa eden Amerikan üniversite yönetimlerinin içine düştüğü zelil durumu şu örnek ortaya koyuyor: Güney Carolina Üniversitesinde okul birincisi olarak seçildiği için mezuniyet töreninde konuşması gereken Bangladeş kökenli bir Müslüman öğrenci, sırf Filistin'deki katliamları gündeme getirebilme ihtimaline karşı bu hakkından mahrum edildi. Üniversite yönetimi, utanmazlığını ve ikiyüzlülüğünü bir adım daha öteye taşıyarak mezuniyet töreninde konuşma yapacak diğer isimler bu yasağı gündeme getirip Filistin’den bahsedebilir endişesiyle bu sefer tüm mezuniyet törenini iptal etme kararı aldı.2

Bu eylemler, yalnızca ABD yönetimini tedirgin etmekle kalmıyor. Nitekim Siyonist Başbakan Netanyahu, ABD üniversitelerindeki eylemlerle ilgili yaptığı açıklamada, gösterileri korkunç bulduğunu belirtti ve bu protestoların bir an önce sonlandırılmasını istedi. Tabiî Filistin destekçilerinin eylemlerini antisemitizm ile suçlamayı da ihmal etmedi! Oysa Gazze ile dayanışma eylemlerine Müslüman ve Hristiyanlarla birlikte pek çok Yahudi öğrencinin de katıldığını biliyoruz. Ne mutlu ki bu eylemler, antisemitizmden başka şarkısı olmayan katillerin maskesini düşürerek onları tüm dünyaya rezil ediyor.

Türkiye Kampüslerinde Gazze Baharı Yaşanmalıdır!

Amerika’da üniversiteler, baskılara ve polis kuşatmasına rağmen Gazze eylemlerini sürdürürken, Türkiye üniversitelerinin üzerindeki ölü toprağını atmasına da vesile oldu. Pek çok üniversite yönetimi, ABD’deki olayların akabinde Gazze’ye destek açıklaması yayımladı ve ABD rektörlüklerinin baskılarına karşı protestocuların yanında olduklarını söyledi. Fakat masa başında yazılan bildirilerle, kampüslerinde Gazze’yi ana gündem yapan öğrencilerin yanında durulamayacağı açıktır. Ülkemizdeki üniversiteler bir fark ortaya koyarak rektörlükten akademisyenlerine dek üniversitelerin tüm bileşenleriyle birlikte Gazze’yi kampüslere getirmelidirler. Ayrıca yapılan açıklamalarla tutarlı olarak boykot ürünlerini ve Siyonist destekçisi şirketleri kampüslerden defetmelidirler.

Amerikan üniversiteleriyle eş zamanlı olarak Türkiye’deki kampüslerde devam eden, ama dertleri çok başka iki eylem karşımıza çıkıyor. Boğaziçi’nde akademisyenler, üç yıldır ayakta dikilerek “kayyum” rektörü protesto ettikleri eylemi sürdürürken, ODTÜ’de ise öğrenciler bahar şenliklerini istedikleri bölgede yapmanın derdine düşmüş vaziyette. İnsani ve vicdani taleplerin ABD kampüslerinden, statükocu ve hedonist isteklerin ise Türkiye’deki okullardan gelmesi düşündürücüdür. Kemalist ve milliyetçi hezeyanlarla iğdiş edilmiş zihinlerden, hazzı ve tuğyanı hayatının merkezine almış yığınlardan Filistin için bir beklentimiz yok. Ancak Müslüman akademisyen ve öğrencilerin öncülüğünde, fıtri ve vicdani bir atılımla tüm Türkiye’deki kampüslerden Gazze direnişinin avazı yükseltilmelidir.

Bu noktada Türkiye’deki kampüslerde, içine girdiğimiz bahar aylarında gündeme gelen ve hedonist arzuların tatmin edildiği, ifsat eylemlerinin ve fuhşiyatın sergilendiği bahar şenliklerinin yerine soykırıma karşı Gazze halkıyla dayanışma içinde olunacak eylemlerle adeta bir “Gazze baharı” yaşanmalıdır. ABD’den gelen insani koroya katılarak kampüsleri Filistin direnişinin rengine boyamak, Türkiye’deki üniversitelerin verdiği sorumsuz ve laçka görünümü de giderecektir. Harvard’da göndere çekilen Filistin bayrağı nasıl ki Amerikan üniversitelerinin onurunu kurtarıyorsa üniversiteler sathına yayılacak Filistin eylemleri de Türkiye akademisinin insani vazife ve şahitliğini yerine getirmesini sağlayacaktır.

İsrail Gazze’de Müslümanları vahşice katlederken, sadece Müslümanlara karşı değil insanlığa karşı bir suç işliyor. Yedi aydır ulu orta işlenen bu cürümlere karşı hâlâ insan kalabilmenin tek yolu ise acı ve elem duymaktan, öfkelenmekten, baş kaldırmaktan, ses çıkartmaktan geçiyor. Bu yolla insanlık onurunu koruduğunu gösteren tüm dünya halklarını selamlıyoruz. Gazze’nin direnen halkının yaktığı intifada ateşi, inşallah tüm dünyayı dolaşarak sonunda Siyonistleri yakacaktır. Rabbimizden bizlere o günleri göstermesini niyaz ediyoruz.


1- Edward Said, Kültür ve Direniş, Agora Kitaplığı, sf. 171

2- https://www.haksozhaber.net/amerikan-universitelerinin-itibari-filistin-protestolarinin-basarisina-bagli-175569h.htm

Ahmet Kerim Artuk Arşivi
397 Sayı: 397/398 - Nisan/Mayıs 2024 Sayıya git

Bu Sayıya Ait Makaleler