
İsrail’de hipermilitarizm günlük yaşamı sarmış durumda
Kutsaldan sıradan olana kadar, askeri imgeler İsrail’in kamusal alanını kaplıyor ve hayal gücümüzü, arzularımızı ve kolektif kimliğimizi şekillendiriyor.
Nissi Peli’nin +972mag’da yayınlanan yazısını Barış Hoyraz, Haksöz Haber için tercüme etti.
Ortaokul yıllarında bir ara, zihnimde tuhaf bir hayal oluşmuştu: İsrail ordusunda bir muharebe askeri olarak kahramanca ölmek, okulun koridorlarında okulun ilk hayatını kaybeden askeri olarak resmimin asılmasını ve her yıl Anma Günü’nde anılmayı arzuluyordum.
Liseyi bitirdiğimde, siyasi bilincim şekillenmeye başlamıştı. Yine de, iyi ve ahlaklı bir asker olarak sistemi içeriden değiştirebileceğime dair liberal Siyonist inancı sürdürüyordum. Zırhlı birliklere askere alındığımda, bu tutumun imkânsız olduğunu çabucak anladım ve birkaç ay sonra sağlık muafiyeti aldım.
Ancak ordudan ayrıldıktan sonraki birkaç yıl boyunca, yeniden askere alınmamla ilgili tekrarlayan kâbuslar gördüm. Özellikle bir rüyamda, 20 yaşındayken Berlin'de yaşarken penceremden dışarı baktığımda, ilkokul sınıfımın tüm arkadaşlarımın ve öğretmenimin aşağıda durduğunu gördüm. Muafiyetimin iptal edildiğini ve savaş çıktığı için hemen onlarla birlikte askere dönmem gerektiğini haykırıyorlardı.
Günümüz İsrail toplumu, aşırı militarizmle karakterize edilmektedir. Bu militarizm biçimi yalnızca bir siyasi felsefe değildir: Bu, benliği temelden yapılandıran, hayal gücümüzü, düşüncelerimizi, arzularımızı, ilişkilerimizi ve İsrailliler olarak kolektif kimliğimizi şekillendiren bir varlık biçimidir. Hemen hemen her şey askeri terimler, değerler ve imgelerle algılanıp anlaşılırken, kalıcı bir olağanüstü hal ve savaş durumu doğal düzen haline gelmektedir.
Bu ideoloji, tepe üstü gençleri ve dindar yerleşimcilerin manevi ve teolojik militarizminden, İsrail burjuvazisi arasında öne çıkan seküler, liberal militarizme kadar İsrail yelpazesini kapsamaktadır. İsrailliler, hayatlarının hemen her anında kendilerini ve çevrelerindeki insanları askeri bir mercekten görürler: asker adayı (askerlik öncesi gençler ve daha sonra potansiyel yedek askerler), aktif görevdeki askerler veya eski askerler olarak.

Sol: Ichilov’un Lis Doğum ve Kadın Hastanesi’nin 2018 tarihli bir reklamında, askeri bere takmış ve selam duran bir bebek illüstrasyonu yer alıyor; yanında ise şu metin bulunuyor: “2038 yılı Cumhurbaşkanı Mükemmellik Ödülü sahibi (muhtemelen Lis’te doğacak).” İsrail’in en prestijli askeri onurlarından biri olan bu ödül, her yıl 120 IDF askerine verilmektedir. (Ekran görüntüsü)
Sağ: Kar amacı gütmeyen “Gerçek Bir İsrailli Askerlikten Kaçmaz” adlı kuruluşun 2022 yılı kampanyası. Mishtamet (askerlikten kaçan) kelimesi, İbranice'de kendine özgü aşağılayıcı bir anlam taşır. Kampanyanın afişinde, Auschwitz dövmesi olan yaşlı bir kişinin elinde bir askeri künye tutarken, yanında “Nereden geldiğini ve nereye gittiğini bil” yazısı yer alıyor. (Ekran görüntüsü)
Askere yazılmayanlar ya da ilerleyen yaşlarda yedek hizmetten muaf tutulanlar bile orduyla ilişkilendirilmekte ve İsrail toplumunun çoğunluğu tarafından dışlanmış muamelesi görmektedir. Vicdani retçiler sadece hapis cezasıyla değil, aynı zamanda sürekli bir düşmanlık ve kışkırtmayla da karşı karşıyadır; siyasi yelpazenin her kesiminden politikacılar ise zaman zaman “yükü paylaşmayı” reddedenlerin medeni haklarını ellerinden almakla tehdit etmektedir.
İsrail’deki militarizmin sosyolojisi hakkında çok şey söylendi: üst düzey askeri yetkililerin nasıl düzenli olarak başarılı politikacılar haline geldiği, gazetecilerin askeri medya birimlerinde nasıl eğitim aldığı; kafelerin, barların ve trenlerin zırhlı askerler ve sivillerle nasıl dolup taştığı ve eğitim sisteminin militarist indoktrinasyona ve ordunun askere alma çabalarına nasıl katıldığı. Ancak, genellikle gözden kaçan şey, militarizmin İsrail’deki gündelik hayata daha sıradan biçimleriyle nüfuz etme biçimidir — militarize gündelik hayatın fenomenolojisi.

Sol: İsrail otoyolundaki trafik levhası: “16 Nolu Otoyol: Trafik akıyor. Birlikte kazanacağız!”, 25 Kasım 2024 (Nissi Peli)
Sağ: Ramat Gan Belediyesi tarafından asılan, İsrail ordusu birim amblemlerini taşıyan bayraklar, 12 Kasım 2024. (Nissi Peli)
Bunun bir parçası, kapitalist toplumda militarizmin metalaşmasıdır. Bazen bu, doğrudan satılır: örneğin, gençleri siber veya istihbarat askeri rollerine hazırlayan kurslar ya da seçkin birimler için “savaş kondisyonu” eğitimi. Plaja giden gençleri hedefleyen yakın tarihli bir askere alma afişinde şöyle yazıyor: “Sorarlarsa, arkadaşlarımla denizdeyim. Sende SEA faktörü var mı? Gel ve Donanmanın Gibushim’lerinden birinde kendini kanıtla” — seçkin askeri birimler için düzenlenen, birkaç gün süren fiziksel ve zihinsel eğitim seminerleri.
Ancak çoğu zaman militarizm, diğer ürünleri satmak için bir platform görevi görür. Sayısız reklamda sadece askerlerin bu ürünleri kullandığı gösterilmez, aynı zamanda İsrail toplumundaki militarizmin duygusal değeri de kullanılır: savaşta görev yapan askerlerin “kahramanlığı” ve “vatanseverliği”, hafta sonu ailelerine dönen askerlerin duygusallığı ve hatta çekiciliği.

Sol: Bir flört uygulamasındaki İsrailli bir askerin profil fotoğrafı. (Ekran görüntüsü)
Sağ: Temizlik şirketi “Cleaning Fighters”ın reklamında, muhtemelen Gazze’de yıkılmış bir kentsel ortamda oturan İsrailli askerler yer alıyor ve başlıkta “Yakında Gazze’de kanepe temizliği” yazıyor. (Ekran görüntüsü)
Örneğin, bir İsrail yağlayıcı şirketinin yakın zamanda yayınladığı bir reklamı ele alalım: Uluslararası Kadınlar Günü için, kadın askerleri (aralarında bir savaş pilotu ve Rosie the Riveter’ın kırmızı bandanasını takan üniformalı bir asker de var) tasvir eden bir dizi görsel yayınladı; her birinin elinde bir şişe yağlayıcı var ve görsellerin altında “Hey bebeğim, sen bir süper kahramansın” yazıyor. Ya da flört uygulamalarında, bazen yıkılmış Gazze'yi arka plan olarak kullanan, askeri üniformalı fotoğraflar içeren sayısız profili (çoğu erkek) ele alalım. Yakın zamanda rastladığım bu tür bir profilde, yedek bir keskin nişancı, Gazze veya Lübnan'daki yıkık bir evin penceresinden tüfeğini doğrultmuş halde fotoğraflandı.

İsrailli yağlayıcı şirketi Noom için çevrimiçi reklam kampanyası. (Ekran görüntüsü)
Geçtiğimiz Fısıh Bayramı’nda, İsrailli süpermarketlerdeki müşteriler, askerlerin, B-2 bombardıman uçaklarının ve “İran’ı bombalamaya giden” F-15 uçaklarının resimleriyle süslenmiş “Kahramanlık Matzos” ve “Yükselen Aslanlar Matzos” (İsrail’in Haziran ayında İran’la girdiği savaşa verdiği isme atıfta bulunarak) adlı ürünleri bulabildiler. Tel Aviv'deki bir kafede, hayatını kaybeden bir askerin adını taşıyan bir Profiterole bulmak mümkün; bu, İsrail'de son zamanlarda ölüleri “onurlandırmak” amacıyla yiyecek ve içeceklere isim verilmesi eğiliminin bir parçası.
Aşırı militarizm, sonsuz savaştan başka hiçbir şeye yer bırakmaz. Nitekim İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Eylül ayında, ülkenin artan “diplomatik izolasyonuyla” başa çıkmak için İsrail’in ekonomik bağımsızlığını sağlaması ve yerli silah üretimini genişletmesi gerektiğini savunurken bunu açıkça kabul etmişti.
Ancak bu ideolojiyi — özellikle de Siyonist militarizmin Yahudilerin güvenliğini sağladığı, aksine tehdit ettiği mitini — ortadan kaldırarak, hem Yahudiler hem de Filistinliler için farklı, daha adil ve müreffeh bir geleceğe doğru ilerlemeye başlayabiliriz.
* Nissi Peli, “New Profile – İsrail Toplumunu Askerileştirmeyi Sonlandırma Hareketi”nde yazar ve aktivist olarak faaliyet göstermektedir.







HABERE YORUM KAT