Sonsuzluk Gemisi
TEMMUZ Sayı: 27 - Aralık 2018

bir balta lazım bir de ateş

putlaşmış zamanın derin çukurlarına doluyor sular

sen yüreğine bir rüzgar sar

sadece bir gül kırar ateşten kalıpları

üzerime giydirilmiş elbisenin dikiş izleri ruhumda gizli

demiri işlemeli zırhla kaplamalıyım gövdemi

tanrı kapatmaz artık sökülen yanlarımı

bir mağaraya bulmalıyım yedi tane tohum

yıllardır uyuyan o devi uyandırmalıyım

belki bir gün yeşerir üç yüz yıllık çınar

çölde sarı kum kırmızı kan

olur mu hiç ecelin elleri, dilleri

tutup da sesleri bir uğultuya versin

en iyi Bahçıvan gelsin bir kum tanesi bir kan damlası

bir gülü yaşatmaya yeter mi

karıncanın yuvasından geçmez ordular

Süleyman'ın yüzünde o karıncayı kurtaran tebessüm var

iki elim iki kulağım iki gözüm var

görmek istediğim sima ne kayalarda ne de taşlarda

o sima gözlerin görmediği gönlün baktığı civarda

sular taşacak Karalar sularla dolacak

sen ölümü kendinden hariç tut

sonsuzluğu kaldıracak ten mi beden mi var

ruhun bir gemi olup ölümü taşıyacak

Muhammed Korkmaz Arşivi