1. HABERLER

  2. ETKİNLİK-EYLEM

  3. Özgür-Der Bursa’da "Coğrafyamıza Saldırılar ve Tavrımız" semineri yapıldı
Özgür-Der Bursa’da "Coğrafyamıza Saldırılar ve Tavrımız" semineri yapıldı

Özgür-Der Bursa’da "Coğrafyamıza Saldırılar ve Tavrımız" semineri yapıldı

Rıdvan Kaya, İslam ümmetini hedef alan devasa saldırganlık karşısında, öncelikli tehdidi ve asıl düşmanlığı ikinci plana atacak değerlendirmelerden kaçınmalıyız dedi.

25 Nisan 2026 Cumartesi 13:43A+A-

HAKSÖZ HABER

Özgür-Der Bursa Şubesi'nin 2026 yılı nisan ayı seminerinde konuşan Rıdvan Kaya, Gazze ve Lübnan'daki güncel durumu değerlendirerek İslam ümmetine dayanışma ve kesintisiz direniş çağrısında bulundu.

Özgür-Der Bursa Şubesi, 2026 yılı nisan ayı seminerini "Coğrafyamıza Saldırılar ve Tavrımız" başlığıyla gerçekleştirdi. Rıdvan Kaya’nın konuşmacı olarak katıldığı seminer, İncirli Kültür Merkezi'nde yapıldı.

Program, Yiğit Kesici'nin selamlama konuşmasıyla başladı.

"Kardeşlerimiz Göz Korkutmalara Karşı İradelerini Koruyor"

Kesici'nin ardından söz alan Kaya, coğrafyamıza ve insanlarımıza karşı ABD ile siyonist çetenin saldırılarının sürdüğünü belirterek konuşmasına başladı. Ateşkese rağmen Gazze ve Lübnan’daki katliam ve soykırım suçunun kesintisiz devam ettiğini hatırlatan Kaya, ateşkesten önce Trump’ın "Bir medeniyet yok olacak" tehdidine atıfta bulunarak saldırganın niyetinin ne anlama geldiğinin iyi düşünülmesi gerektiğini vurguladı.

İran'a yönelik 40 gün süren saldırıların sonunda okulların ve bütün altyapıların vurulmasına rağmen düşmanın beklentilerini karşılayamadığını ifade eden Kaya, şunları kaydetti:

"Bu yoğun saldırılarla beraber Mescid-i Aksa’yı kapatıp, arkasından idam yasasını çıkararak Filistinli esirleri tehdit ediyorlar. Bu göz korkutmalarla kardeşlerimizin iradelerini çözmeye çalışıyorlar. Ancak bugüne kadar kardeşlerimiz bu tehditleri boşa çıkardı, inşallah bundan sonra da boşa çıkaracaklar. Bugün bütün güçlerine rağmen istediklerini ne Gazze’de, ne Lübnan’da, ne de İran’da yapamadılar; ABD ve şürekası alay edilir hale geldi."

Kaya, savaşın gidişatının emperyalistlerin lehine gelişmemesinin tüm bölgemiz ve ümmet için bir kazanım olduğunu hatırlatarak, "Eğer tersi olsaydı daha büyük bir tehdit, tasallut ve tahakküm altında kalabilirdik." değerlendirmesinde bulundu.

Öncelikli Tehdit ve Mezhepçilik Uyarısı

Konuşmasında "İran’ın çatışmadan güçlü çıkması bir tehlike midir?" sorusunu yönelten Kaya, bu konudaki iki hassas dengeye dikkat çekti:

"İran’ın ümmet bünyesinde açtığı yarayı unutmamız mümkün değil, bu yüzden temkinli ve tedbirli olmamız lazım. Ancak İslam ümmetini hedef alan devasa saldırganlık karşısında, öncelikli tehdidi ve asıl düşmanlığı ikinci plana atacak tutum ve değerlendirmelerden kaçınmak zorundayız."

İki hususun bir arada düşünülmesi gerektiğini vurgulayan Kaya; bir yandan zalimlerin işine gelecek ihtilafların derinleştirilmemesi, diğer yandan da yaşanan acıların unutulmaması gerektiğini söyledi. İkinci husus için "Unutun, yok sayın" denmesinin adil bir yaklaşım olmadığını belirten Kaya, "Özellikle mezhepçilik ve taifecilik yapmayalım ama hakikatlere de kör ve sağır olmayalım." ifadelerini ekledi.

"Dayanışmayı İbadi Bir Bilinçle Sürekli Hale Getirmeliyiz"

Devasa, güçlü ve donanımlı düşmanlar olduğunu; mücadelenin uzun ve zorlu geçeceğinin kesinliğini vurgulayan Kaya, buna hazırlıklı olunması ve emperyalistlerin işine gelen ihtilaflardan kaçınılarak birlikteliğin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Müslümanların zayıf ve çaresiz, egemenlerin ise her şeye muktedir olduğuna dair yürütülen propagandaya dikkat çeken Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Haktan ve adaletten yana hassasiyetimizi aşındırmaya çalışıyorlar ve buna boyun eğmemizi istiyorlar. Buna karşı direnmek zorundayız. Birr ve takva yolunda dayanışmayı sürekli hale getirmeliyiz. Bu çabalarımız, özellikle Gazze'de ve coğrafyamızdaki diğer direnenlerin yalnız olmadıklarını hissettirir. Bizler de sonuç verip vermemesinden ziyade, meseleye ibadi bir bilinçle odaklanmalıyız. Her şeyin Rabbimizin takdirinde olduğunu bilerek durduğumuz yeri dikkate almak zorundayız."

"Bu Mücadele Kıyamete Kadar Sürecek"

Hem kendi benliğimizi mukavim tutmak hem de topluma direnmenin mümkün ve gerekli olduğu mesajını güçlü bir şekilde verebilmek için bir arada olmanın yollarının aranması gerektiğini belirten Kaya, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

"Yine hatırlamalıyız ki bu mücadele kıyamete kadar sürecek. Hazırlığımızı ve tavrımızı buna göre şekillendirelim. Yapabildiğimizin en güzelini yapalım; yorulan, yılgınlığa kapılan, nefsine teslim olanlardan olmayalım. Kardeşliğimizi tahkim edip saflarımızı sıklaştıralım inşallah."

Seminer, Rıdvan Kaya'nın konuşmasının ardından gerçekleştirilen soru-cevap bölümüyle sona erdi.

 

whatsapp-image-2026-04-25-at-13-42-07-1.jpeg

whatsapp-image-2026-04-25-at-13-42-08-1.jpeg

whatsapp-image-2026-04-25-at-13-42-08.jpeg

HABERE YORUM KAT