Geçtiğimiz günlerde, ABD’nin başkenti Washington’daki Siyonist büyükelçilikte görevli iki personel, Elias Rodriguez isimli kişi tarafından vurularak öldürüldü. O zamandan beri, Rodriguez, eyleminin sebepleri ve hatta vurduğu iki İsrail Büyükelçiliği çalışanı hakkında çeşitli iddialar yayıldı.
ABD başkentindeki silahlı saldırı haberinin ilk duyulmasıyla birlikte, sağcı yorumcular neredeyse anında sosyal medya platformlarına akın ederek göçmen ve Müslüman karşıtı ifadeleri namluya sürdüler. Hatta bazıları “İslamcı terörün” Amerika Birleşik Devletleri sokaklarına ulaştığını iddia ederken, diğerleri şahsın Müslüman olduğunu iddia edecek kadar pervasız davranıyordu.
ABD Cumhuriyetçi Kongre Üyesi Randy Fine, Rodriguez’in gerçek kimliği ortaya çıktıktan sonra Fox News'e çıktı ve saldırıya tepki olarak Gazze Şeridi'ne nükleer bomba atılmasını önerir nitelikte ifadeler kullandı. Ayrıca “Müslüman terörünü destekleyen” insanları yenilgiyi kabule zorlamaktan da bahsediyordu.
31 yaşındaki Elias Rodriguez, Chicago, Illinois'de doğup büyümüş bir Amerikan vatandaşıydı ve bilindiği kadarıyla İslam inancına mensup değildi. Edinilen bilgilere göre, Illinois Üniversitesinden İngilizce alanında lisans derecesi vardı.
Üniversiteden mezun olduktan sonra, 2023 yılında History Makers Foundation'a tarih araştırmacısı olarak katılan Rodriguez önce ABD'de ve yurt dışında birçok teknoloji şirketinde içerik yazarı olarak çalıştı. History Makers Foundation'daki çalışmalarında ağırlıklı olarak önde gelen Afrika kökenli Amerikalı liderlerin biyografilerinden bilgi derlemeye odaklandı.
Sosyalizm ve Kurtuluş Partisinin (PSL) bir üyesi olduğu iddiaları yalanlandı lakin Rodriguez'in sol siyasi görüşlere sahip olduğu ortaya çıktı. Parti şu ifadelerle Rodriguez'in eylemini kınadı:
“PSL'yi Washington saldırısıyla ilişkilendirmeye yönelik her türlü girişimi reddediyoruz. Elias Rodriguez, PSL'nin bir üyesi değildir. 2017'de sona eren PSL'nin bir şubesiyle kısa süreli bir ilişkisi olmuştur. 7 yılı aşkın süredir kendisiyle hiçbir temasımız bulunmuyor. Bu saldırıyla hiçbir ilgimiz yoktur ve onu desteklemiyoruz.”
Rodriguez, bir dizi sivil haklar grubu tarafından düzenlenen ırkçılık karşıtı protestolara katılmıştı. 2017 yılında Rodriguez, 2014 yılında polis tarafından öldürülen genç siyahi bir genç olan Laquan McDonald'ın cinayetinin yıldönümünde Chicago Belediye Binası'nda düzenlenen bir protestoda fotoğraflandı.
Rodriguez'in komşularından biri, verdiği röportajda, onu “sessiz ve arkadaş canlısı” olarak tanımladı, ayrıca penceresine İsrail tarafından öldürülen Gazze'den küçük bir kızın fotoğrafını koyduğunu da belirtti. Fotoğraf ise İsrail’in aracını hedef almasından sonra Gazze’de bir arabanın içinde mahsur kalan Hind Receb'e atıfta bulunuyor. İsrail güçleri arabaya 335 el ateş ederek korkmuş küçük kızı ve iki kurtarma görevlisini öldürmüştü.
Hakkında konuşan diğer yakınları, Rodriguez'in okumaktan, kurgu yazmaktan, müzik dinlemekten ve film izlemekten hoşlandığını belirtti. Chicago'daki Avondale mahallesi yakınlarındaki bir apartman dairesinde yaşıyordu.
Gazeteci Ken Klippenstein daha sonra Rodriguez'in manifestosunu Substack hesabında yayınladı. Manifestonun hiçbir yerinde İslamcı gruplara atıfta bulunulmamış, neredeyse tamamen Gazze Şeridi'ndeki sivillerin toplu katliamına odaklanan bir açıklama yazılmıştı.
Rodriguez, şunları yazdı:
“Soykırımın ilk haftalarındaki şiddetsiz protesto, bir tür dönüm noktası sinyali veriyor gibiydi. Daha önce hiç on binlerce insan Batı genelinde sokaklarda Filistinlilerle birleşmemişti. Daha önce hiç bu kadar çok Amerikalı politikacı, retorik olarak da olsa, Filistinlilerin de insan olduğunu kabul etmek zorunda kalmamıştı.”
“Ancak şu ana kadar söylem pek bir şey ifade etmedi. İsrailliler, Amerikalıların Filistinlileri yok etmek için kendilerine verdiği koşulsuz destek karşısında duydukları memnuniyeti beyan ediyorlar.”
Daha sonra, İsrail Büyükelçiliğinin önünde kendini yakan ve son nefesine kadar “Filistin'e özgürlük” diye bağıran ABD’li asker Aaron Bushnell'den bahseden Rodriguez bunu o zamanlar “aşırı protesto” olarak nitelendirdiği bir biçim olarak ifade etti. Manifestodan, Rodriguez'in barışçıl protestolardan hayal kırıklığına uğradığı ve şunları yazdığı anlaşılıyor:
“Aaron Bushnell ve diğerleri katliamı durdurma umuduyla kendilerini feda ettiler ve devlet, fedakârlıkların boşuna yapıldığını, Gazze için çabalamanın bir karşılığı olmadığını ve savaşı eve getirmenin bir anlamı olmadığını hissettirmek için çalışıyor. Başarılı olmalarına izin veremeyiz. Fedakârlıklar boşuna yapılmadı.”
İsrailli yetkililer, Washington’daki Yahudi Başkenti Müzesi'nin hemen dışında gerçekleşen iki İsrail Büyükelçiliği personelinin öldürülmesinin ardındaki itici gücün antisemitizm olduğu sonucuna hızla vardılar.
Oysa manifestoda Yahudi halkından hedef olarak bahsedilmiyor ve mevcut tüm bilgilere göre, bu saldırı, İsrail'e yönelik siyasi bir muhalefet tarafından motive ediliyor ve iki büyükelçilik çalışanına karşı gerçekleştiriliyor.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, “Filistin'e özgürlük”ün yeni “Heil Hitler” olduğunu iddia edecek kadar ileri gitti ve geçen yıl “Nehirden denize, özgür Filistin” ifadesinin bir Nazi sloganına benzediğini iddia ettiği bir konuşmaya atıfta bulundu.
Vurulan iki kurban Sarah Lynn Milgrim ve Yaron Lischinsky idi. İkili hakkında da yoğun bir dezenformasyon yayıldı; sağcı yorumcular, Filistin destekçilerini Batı karşıtı olarak gösterme girişimi gibi görünen bir şekilde, her ikisinin de Hristiyan olduğunu ve Yahudi olmadığını iddia ettiler.
Lischinsky, ailesinin yaşadığı işgal altındaki Kudüs'te doğdu ve hem İsrail hem de Alman vatandaşlığına sahipti. Babası Yahudi, annesi ise Hristiyan olmasına rağmen, Hristiyanlığın bir azınlık mezhebine bağlı olduğu ve Siyonizm'e sıkı sıkıya bağlı olduğu bildirildi. Öte yandan Milgrim Yahudi'ydi ve aralarında Birthright gezisinin de bulunduğu birçok kez İsrail'i ziyaret etmişti.
Her üçünün de tüm detayları henüz açıklanmamış olsa da şu anda kamuya açık olan bilgiler, sosyal medyada yayılan ve çoğu belirli siyasi saiklerle oluşturulmuş bir dizi yaygın anlatıyla çarpıcı bir şekilde çelişiyor.
Palestine Chronicle / 23 Mayıs 2025 / Çeviren: Gökhan Ergöçün

