Dr. Rıfat el-Arir, Filistin’in en önde gelen akademik ve edebî seslerinden biriydi. İngiliz edebiyatı alanındaki uzmanlığını yazarlık ve kültürel aktivizmle harmanlayarak kelimeleri hem bir eğitim aracı hem de bir direniş biçimi olarak kullanan "adanmış entelektüel" modelinin simgesi haline geldi.
Gazze Şeridi'nde doğan el-Arir, İngiliz edebiyatı eğitimini tamamladıktan sonra Gazze İslam Üniversitesinde ders vermek üzere geri döndü. Ancak o, sıradan bir akademisyen değildi. Sınıfları tartışma alanına dönüştüren, öğrencilerini eleştirel düşünmeye, kişisel deneyimlerini yazıya dökmeye ve kullandıkları dili; işgal altındaki gündelik hayatın gerçekliğiyle ilişkilendirmeye teşvik eden bir eğitimciydi.
İngilizcenin, Filistin anlatısını dünyaya duyurmak ve uluslararası medyadaki basmakalıp Gazze tasvirlerine meydan okumak için bir araç işlevi görebileceğine inanıyordu. Bu nedenle anlatı yazarlığına, gazeteciliğe ve küresel izleyiciye ulaşabilecek etik bir iletişim biçimi geliştirmeye odaklandı.
En önemli katkılarından biri, “We Are Not Numbers” isimli internet projesinin kurucularından olmasıydı. Bu eğitim ve edebiyat girişimi, genç Filistinlilerin kişisel hikâyelerini İngilizce kaleme almalarını ve uluslararası yazarlar ve editörlerle bağlantı kurmalarını sağlıyordu. Bu proje aracılığıyla her yıl onlarca anlatı yayımlandı ve el-Arir, projenin temel rehberlerinden biri olarak görev yaptı.
Sınıfta etkileşimli öğretim tarzıyla tanınıyordu. Öğrencilerini ekip çalışmasına, dayanışmaya ve birbirlerine destek olmaya yönlendiriyor; gerçek yazının yaşanmış deneyimlerden doğduğunu ve her öğrencinin anlatmaya değer bir hikâyesi bulunduğunu vurguluyordu.
25 yaşındaki Rana Şorbaci onu şöyle anlatıyor: “Dr. Rıfat bir öğretmen, rol model ve rehberdi. İngilizce projeler düzenler, bizi sürekli yazmaya teşvik ederdi.” Şorbaci, onun kolektif sorumluluk anlayışını da şu sözlerle aktarıyor: “Bir keresinde, arkadaşın ödevini yapmazsa senden puan kırarım demişti. Bu yaklaşım, sınıfta kolektif sorumluluk bilincini güçlendirmeyi amaçlıyordu.”
Gazzeli gazeteci 26 yaşındaki Melek Hicazi de el-Arir’in bir direniş biçimi olarak yazmaya verdiği önemi hatırlatarak şunları söyledi: “Dr. Rıfat bizi her zaman yazmaya teşvik ederdi. Bize Batı’nın taraflı anlatılarından bahseder, haber başlıklarını üstüne basarak yüksek sesle okuyarak tek bir kelime seçiminin tarafsızlığı nasıl etkileyebileceğini gösterirdi.”
Hicazi, 2021’de başlayan Gazze saldırıları sırasında el-Arir’in öğrencilerine tanık olduklarını belgelemeleri için ısrar ettiğini belirterek şöyle devam etti: “Bize yaşadığımız her şeyi yazmamız ve kaydetmemiz için cesaret verdi. Uluslararası platformlarda makaleleri taslak haline getirmemize ve yayımlamamıza yardımcı oldu. Deneyimlerimizi belgelemenin, eksik bırakılan küresel anlatıya karşı bir mücadele biçimi olduğunu her zaman vurgulardı.”
Rıfat el-Arir, Filistinli yazarların kolektif bir sorumluluk taşıması gerektiğine inanıyor ve öğrencilerine sık sık şu hatırlatmayı yapıyordu: “Diliniz aracılığıyla birer elçisiniz; bu yüzden dilinizi mesajınızı iletmek için kullanın. Çünkü hikâyeler gerçeğin tamamını barındırır, tarih ise tüm olayları anlatmaz.”
Son yıllarında Gazze'deki koşulların giderek ağırlaşmasına rağmen el-Arir, öğrencilerine rehberlik etmeye ve onları desteklemeye devam etti. Şehirde kalmanın ahlaki sorumluluğunun bir parçası olduğuna inanarak ayrılmayı reddetti.
Aralık 2023’te Dr. Rıfat el-Arir, Gazze Şeridi’nde hedef gözetilerek düzenlenen bir İsrail hava saldırısında hayatını kaybetti. Bu haber öğrencileri, meslektaşları ve geniş akademik çevrelerde büyük bir üzüntüye sebep oldu. Ancak fikirleri ve etkisi, yetiştirdiği birçok öğrenci ve yazar aracılığıyla hâlâ yaşamaya devam ediyor.
Rana Şorbaci, el-Arir’in ölüm haberini aldığı anı şöyle anlatıyor: “Şok oldum. Uzun süre ağladım ve hâlâ onun yokluğunu kabullenebilmiş değilim.”
Hicazi ise internet erişiminin kesilmesi nedeniyle haberi ancak haftalar sonra öğrenebildiğini belirterek “Bir arkadaşımdan duydum, internette görünceye kadar inanmadım.” dedi.
Hicazi’nin el-Arir hakkında dünyaya mesajı ise şu oldu: “Herkes Rıfat’ı okumalı ve Filistin’i daha iyi anlamalı. Bu yazıların arkasında, o haberi ya da hikâyeyi ulaştırmak için hayatını riske atan insanlar olduğunu unutmayın.”
El-Arir, üniversite sıralarının çok ötesine uzanan entelektüel ve insani bir miras bıraktı. Birçok öğrencisi için kelimelerin yok oluşa direnebileceğine, eğitimin ise farkındalık ve değişim için bir araç olabileceğine dair inancın sembolü olmaya devam ediyor.
Institute for Palestine Studies / 7 Mayıs 2026 / Çeviren: Şeydanur Ceyran

