Muhammad Zulfikar Rakhmat & Yeta Purnama
Endonezya Cumhurbaşkanı Prabowo Subianto, geçtiğimiz günlerde Gazze'deki bin Filistinli sivili Endonezya'ya tahliye etmeyi planladığını duyurdu. İnsani bir girişim olarak duyurulan bu plan, Gazze’de savaştan harap olan yaralıları, yetim ve öksüz kalan çocukları kurtararak onları güvenliğe kavuşturmayı vaat ediyor.
İlk bakışta dünyanın en kalabalık Müslüman nüfuslu ülkesinden Gazzelilere yöneltilen bir yardım eli gibi görünen bu plan, derinlemesine düşündükçe rahatsız edici sorular doğuruyor. Örneğin, bu gerçekten bir dayanışma eylemi mi yoksa İsrail'in onlarca yıldır Gazze'yi boşaltma ve egemenlik altına alma projesine istemeden de olsa verilen bir onay mı?
Cumhurbaşkanı Prabowo resmî devlet kanalları tarafından yayınlanan bir konuşma sırasında bahsettiği planın detaylarında, tahliyelerin geçici olacağını ve Filistinli yetkililerden gerekli tüm izinlerin alınacağını vurguladı. Tahliye edilen Gazzelilerin koşullar uygun olduğunda geri döneceğine dair kamuoyuna güvence verdi. Ancak tarih ve jeopolitika bize Filistin'de hiçbir şeyin bu kadar basit olmadığını söylüyor.
Sivilleri Gazze'den tahliye etmek sadece insani sonuçlar doğurmakla kalmaz, derin siyasi sonuçları da beraberinde getirir. İsrail, onlarca yıldır Filistin kimliğini parçalamayı amaçlayan politikalarıyla, Filistin halkını sınırlar boyunca tehcire zorladı. Gazze sadece bir kara parçası değil; tamamen silinmeye direnen bir halkın son kalesidir. Her çocuk, her ev, her sokak hayatta kalmak için direnen bir halkın kanıtıdır. Filistinlileri ülke dışına topluca tahliye etmek (en iyi niyetlerle bile olsa), doğrudan bir nüfus azaltma durumuna ve İsrail’in işgal stratejisine hizmet etme riski taşır.
Endonezya Ulema Konseyi Başkan Yardımcısı Buya Anwar Abbas da “tahliye” konusundaki endişesini dile getirmekte gecikmedi. Prabowo'nun teklifi ile İsrail ve Amerika ortaklığındaki “Gazze'yi boşaltma” planının rahatsız edici benzerliğine dikkat çekti. ABD Başkanı Donald Trump'ın sözde "barış planı" olarak lanse ettiği bu plan, insani yardım kisvesi altında Filistinlileri kendi vatanlarından sürgün etmeyi öngörüyordu.
İsrail'in Filistin ilhakını mümkün kılmak için stratejik bir hamle olarak görülen bu plan, dünyanın birçok bölgesinde sert eleştirilere sebep oldu. Prabowo'nun planı da ister kasıtlı olsun ister olmasın, bir elmanın ikinci yarısı konumunda kalıyor.
Gazzeliler geçici olarak bile olsa ülke dışına çıkarıldıklarında, ileride geri dönmek istediklerinde izin verileceğine dair bir garanti yok. Filistin tarihi, tutulmayan sözler ve engellenen geri dönüşlerle dolu. Milyonlarca mülteci, bölge genelinde hâlâ belirsizlik içinde yaşıyor ve evlerine dönme hakkı İsrail tarafından reddediliyor. Durum böyleyken bu teklifin sonuçlarının farklı olmasını bekleyemeyiz.
Bu endişeler, Endonezya'nın Filistin davasına olan bağlılığını sorgulamak anlamına gelmiyor. Endonezya uzun zamandır Filistin bağımsızlığının açık bir destekçisi konumunda ve halkı da Gazze ile her zaman dayanışma içinde olmuştur. Ancak dayanışma güçlendirici olmalı, yerinden etmemeli. Yardım, bir halkın topraklarında kalma, direnme, iyileşme ve yeniden inşa etme yeteneklerini desteklemelidir.
Endonezya'daki diğer önemli Müslüman grup liderleri de (Nahdlatul Ulama, KH Cholil Nafis, Muhammadiyah ve Din Syamsuddin) Cumhurbaşkanı’nın Gazze önerisine katılmayanların tarafında yer aldı. Liderler gerçek sorunun, İsrail ordusunun uluslararası hukuka uymayı reddedip katliama devam etmesi olduğunu belirterek saldırıyı durdurmaya çalışmak yerine Filistinlileri tahliye etmeye çalışmanın, istemeden de olsa saldırgana yardım etmek anlamına gelebileceği konusunda uyarılarda bulundular.
Birleşmiş Milletler de Filistinlilerin, Endonezya dâhil olmak üzere üçüncü ülkelere tahliye edilmesine yönelik her türlü girişimi kesin bir dille reddetti. BM Genel Sekreteri António Guterres, bu tür yer değiştirmelerin uluslararası hukukun ihlali olduğunu açıkça belirtti. Ayrıca, Gazze halkının şu an içinde bulunduğu durumun "toplu cezalandırma" olduğunu belirten Guterres, saldırıları kınadı ve bu tür uygulamalara derhal son verilmesi çağrısında bulunarak BM'nin Filistin hakkındaki duruşunu şu şekilde açıkladı: “Filistinlileri güvenlik bahanesiyle topraklarından çıkarmak insani değildir; yasadışıdır, adaletsizdir ve adil bir barışa giden yolu temelden baltalamaktadır.”
Endonezya, Gazzeliler için sunduğu teklif yerine; doktor desteği, insani yardım malzemeleri ve şehrin yeniden inşası için gerekli olan ihtiyaçları göndermeyi denemelidir. Endonezya ve Filistin arasındaki dayanışmanın en büyük simgesi olan Gazze'deki Endonezya Hastanesi, İsrail bombaları tarafından enkaza dönüştürülmüş durumda. Neden hastanenin yeniden inşasına öncelik verilmiyor? Neden Endonezya sağlık ekipleri sınır hastanelerine konuşlandırılmıyor veya ateşkes için diplomatik baskı güçlendirilmiyor? Bunlar, Filistin topraklarının ve halkının bütünlüğünü bozmayan yardım yollarından yalnızca birkaç tanesi.
Ancak daha da önemlisi, Endonezya geçici ve kısa vadeli çözümlerin ötesinde bir yol izlemelidir. Filistinlileri tahliye etmenin, onları kurtarmakla aynı kapıya çıktığı şeklindeki bu tehlikeli fikri reddetmeliyiz. Yurtlarında kalmalarına, hakları için savaşmalarına ve ülkelerini yeniden inşa etmelerine yardımcı olmak adalete daha uygundur.
Başkan Prabowo bu teklifi iyi niyetlerle gündeme getirmiş olsa da mevcut durumda iyi niyet yeterli olmayabilir. Böyle bir dönemde, Endonezya'yı İsrail’in işgal politikalarına yardımcı olan konumda gösterebilecek her türlü hamleden şiddetle uzak durulmalıdır.
Palestine Chronicle / 13 Nisan 2025 / Çeviren: Şeydanur Ceyran

