Geçici Hükümet Bir Lüks Değil, İhtiyaçtı!

20.03.2013 19:38
Geçici Hükümet Bir Lüks Değil, İhtiyaçtı!
Geçici hükümetin dışarıda, lüks otellerde değil, ülke içinde cephede kurulması gerektiği türünden itirazların, her ne kadar kulağa hoş gelse de gerçekçi bir zemine oturmadığını görmek lazım.

Rıdvan Kaya / Haksöz-Haber

Suriye Muhalif ve Devrimci Ulusal Güçler Koalisyonunun, İstanbul’da yaptığı toplantı neticesinde geçici hükümet kurma kararı almasının yankıları sürüyor. Geçici hükümet kurma kararı bilindiği üzere uzun bir süredir tartışılmaktaydı. Geçici hükümetin ülke içinde ne derece etkin olabileceğini tahmin etmek şimdilik zor olsa da bilhassa uluslar arası planda Suriye devriminin temsili meselesinin bu adımı atmayı zorunlu kıldığı söylenebilir.

İçeride mücadeleyi yürüten grupların geçici hükümete nasıl yaklaştıkları şimdilik açıklığa kavuşmuş değil. Özgür Ordu’yu zaten başından itibaren sürecin içinde olduğundan ayrı değerlendirmek gerekir. Cephet’ul İslami ve Cephet’ut Tahrir gibi yapılar yanında Nusret Cephesi ve daha pek çok örgütün geçici hükümetle nasıl bir ilişki geliştireceklerini ise zaman gösterecek.

Cephet’un Nusra’nın geçici hükümetle yakın bir diyalog içersine girmesi beklenmiyor. Öte yandan Suriye İslami Cephesi adına bir kişinin dün el-Cezire’ye yaptığı açıklama geçici hükümete muhalif bir tutum yansıtıyor. Bununla birlikte eğer geçici hükümet sağlam bir çizgi izler ve devrimciler lehine olumlu adımlar atabilirse sağlıklı bir diyalog ortamı oluşabilir.

Bu noktada Suriye’de savaşı yürüten İslami kimlikli yapıları yarınlar için bir sigorta olarak görmekle beraber; siyasi zeminde atılan her adımı bir risk, devrimin çalınmaya çalışılması vb. türden kaygılarla değerlendirmenin haksız bir tutum olduğunu söyleyelim. Ülke dışında faaliyet yürüten unsurlar içinde Batıcı, liberal, solcu unsurlar da yer almakla birlikte ana gövdenin İhvan tarafından teşkil edildiğini unutmamak lazım. İhvan’a Amerikancı-Batıcı yaftası yapıştırmakta beis görmeyenlere ise doğrusu insaf demekten başka bir şey söylenemez. 

Ayrıca geçici hükümetin dışarıda, lüks otellerde değil, ülke içinde cephede kurulması gerektiği türünden itirazların, her ne kadar kulağa hoş gelse de gerçekçi bir zemine oturmadığını görmek lazım. Kanlı bir dikta rejimine yönelik her devrimci mücadelenin dışarıda güçlü bir tabana, zemine oturması gerektiği açıktır. Unutmayalım ki, Suriye devriminin ciddi manada pek çok ihtiyacı var. Erzak, silah, para vs. bunların temin edilmesi için dışarıda yoğun bir çaba sarfedilmesi gerekiyor. Halk büyük sıkıntı içinde. Evet mücahitlerin morali, iradesi çok iyi ama iki yılı aşan savaşın yorgunluğu halkta derinden hissediliyor. Uçaklara karşı uçaksavar, tanklara karşı tanksavar temin edilemezse bu savaş daha yıllarca sürebilir. Bunun içinse ambargonun kaldırılması, ambargonun kalkması içinse diplomatik çabalar gerekiyor.   

Yine Esed rejiminin meşruiyetinin uluslar arası arenada tamamen sonlandırılması ve devrimcilerin meşruiyetinin tanınması önemli bir sorun. Örneğin Esed rejiminin Arap Birliği içindeki üyeliğinin düşürülmesi büyük bir adımdı. Şimdi Suriye sandalyesinin muhaliflerce doldurması büyük bir kazanım olacaktır. Beşşar rejiminin çeşitli ülkelerce dondurulan mal varlığının muhaliflere aktarılması da yine uluslar arası camiada varlığı meşru görülen bir yapı gerektiriyor.   

Özetle geçici hükümet teşkiline doğurabileceği bir takım risklerle birlikte bu zaviyeden de bakılmasında yarar var.

Seçim neticesinde geçici hükümetin başkanlığına seçilen Gassan Hito hakkındaki spekülasyonlara da kısaca değinmek gerekir Seçimler neticesinde 63 koalisyon üyesinden 48’i oy kullandı. Gassan Hito 35 üyenin oyunu alarak geçici hükümet başkanı seçildi. Hito’nun İhvan’ın desteğiyle seçildiği biliniyor. Kürt olması ise bütünleştiricilik açısından iyi bir mesaj sayılabilir.

Hito’nun uzun yıllardır Teksas’ta yaşaması adeta Amerikancılık suçlamasının bir delili gibi ifade ediliyor. Oysa Hito’nun 1983 yılında gittiği ABD’ye yerleşmesi Suriye gerçeğinin tipik bir ifadesi. 1963 doğumlu Hito sürgünde yaşamak zorunda kalan sayısız Suriyeliden biri. İnsanları ülkelerinden uzakta yaşamak zorunda bırakan rejimi sorgulama ahlakını gösteremeyenlerin muhacirleri suçlamaya kalkışması ancak politik düzeysizliklerinin bir göstergesi olabilir.

Hito’nun seçilmesinin Suudilerin hoşuna gitmediği görülüyor. ABD açısından da arzulanan bir isim olmadığı açık. Nitekim muhaliflere Esed rejimiyle uzlaşma ve soruna siyasi bir çözüm bulma çağrıları yapan Amerikalıların aksine Hito’nun ilk demecinde Esed rejimiyle hiçbir diyalog kurulmayacağını açıklamış olması dikkat çekiciydi.

Hito’nun uzun yıllar ABD’de yaşamış olmasını öne çıkartanlar 11 Eylül sonrasında mensubu olduğu Council of American-Islamic Relations (CAIR) adlı kuruluş adına Müslümanları yoğun bir tarzda savunduğunu görmezden geliyorlar.

Suriye’de isyanın başlamasıyla birlikte aktif bir biçimde muhalif faaliyetlere katılan Hito’nun bilhassa BM nezdinde yardım çabalarının organizasyonunda etkili olduğu biliniyor. Gassan Hito’nun 25 yaşındaki oğlu Ubeyde Hito ayaklanmanın ardından evini terk ederek Suriye’ye gelmiş. Deyruz Zor’da Esed zulmünün video ve fotoğraflarla dünyaya aktarılması çabaları içinde olmuş bir kişi. Geçtiğimiz Eylül ayında yaralanmış ve tedavi için İstanbul’a getirilmiş.

ubeyda_hito.jpg

Geçici hükümetin ve Gassan Hito’nun ne yapıp ne yapamayacağını zaman gösterecek. Bununla birlikte iki yıldır büyük bir fedakarlıkla sürdürülen Suriye Devriminin daha pek çok zorlu aşamadan geçeceği kesin. İyi şeyler, hayırlı eylemler yaparlarsa desteklemek, yanlış yaptıklarında uyarmak görevimiz.

Bu noktada Suriye halkının İslami duyarlılık sahibi dostlarının, destekçilerinin muhalif saflar içinde ayrışma-ayrıştırma anlamına gelebilecek sözler sarfetmekten, tavırlar sergilemekten kaçınmaları bir gereklilik. Rastgele konuşmak, zanla Müslümanları itham etmek bize yakışmaz. Her gelişmeyi komplocu-kötümser bir ruh haliyle yorumlamanın zaaflı ve kaçınılması gereken bir tutum olduğunu görmek icap ediyor. Bilhassa da karşı devrimci cephenin propagandalarına alet olmamak konusunda azami dikkat sahibi olmak hepimizin şiarı olmalı.

 

  • Yorumlar 20
    Diğer Haberler
    PANO
    KARİKATÜR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim