1. HABERLER

  2. YORUM ANALİZ

  3. Irkçı, islam düşmanı güruh pasif değil
Irkçı, islam düşmanı güruh pasif değil

Irkçı, islam düşmanı güruh pasif değil

Halk TV, Gazze soykırımına desteğinden ötürü ABD’yi protesto esnasında üç metrelik alanı yaktığı gerekçesiyle yargılanan Filistinli Esra’yı gündemine aldı. Ama Esra’yı savunmak için değil, gerçekliği çarpıtıp hedef göstermek için!

23 Nisan 2026 Perşembe 21:03A+A-

HAKSÖZ HABER

Siyonist işgal rejiminin Gazze’deki soykırımına karşı tüm dünyada vicdanlı insanlar ayağa kalkarken, Türkiye’de bu zulmün hamisi ABD’yi protesto eden bir gencin hukuki durumu üzerinden yeni bir provokasyon devreye sokuldu. Halk TV gibi mecraların başını çektiği ırkçı koro, İstanbul’daki ABD Başkonsolosluğu’na yönelik eylemi sonrası adli kontrol şartıyla serbest bırakılan Filistinli Esra’yı hedef tahtasına koydu.

Filistinli Esra uzun bir yargı sürecinden sonra nihayet serbest bırakıldı ama bu kez de ırkçı-İslam düşmanı güruhun radarına girdi. Esra’yı gündemine alan Halk TV, olayı öyle bir başlıkla sundu ki sanırsınız ortada Filistinli Esra’nın karıştığı yüz kızartıcı büyük bir suç var da birileri onu kolluyor!

image-43.jpg

Konuyu içerikte her ne kadar İstanbul Valiliği’nin beyanına dayandırıyor gibi yapsa da asıl niyet başlıkta kendini faş ediyor. Ortada Gazze’deki soykırıma destek veren ABD’yi protesto eden Filistinli bir genç hanım var ama Halk TV olayın bu kısmını atlayıp örtmek için “Ürdünlü” atfını başlıkta öne çıkarıyor. Velev ki Esra Ürdün kökenli bir Filistinli olsun bu durum Ürdünlülüğü öne çıkarıp Filistinliliğini gizlemenin haklı izahı olamaz.

Söz konusu haberde, Esra hakkında "yurt dışı çıkış yasağı" olduğu için sınır dışı edilemediği bir "sorun" ve "skandal" gibi sunuluyor. Oysa ki hukuk sisteminde devam eden bir yargılama varsa, şahsın kaçmasını önlemek için yurt dışı yasağı konulması rutin bir prosedürdür. Irkçı güruh, hukukun işleyişini dahi İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığı için birer manipülasyon aracına dönüştürmekten çekinmiyor.

Esra’nın hukuki sürecini "skandal" gibi sunan Halk TV, ırkçı ve İslam düşmanı dalgayı bu vesileyle harlamaya ve mülteci düşmanlığı yapmaya devam ediyor. Bu haberleştirme tarzı, ırkçı ve İslam düşmanı çevrelerin pasif bir kenara çekilmediğini, aksine her türlü toplumsal hadiseyi mülteci karşıtı bir infiale dönüştürmek için fırsat kolladığını gösteriyor. Gazze için dertlenen, küresel istikbara karşı ses çıkaran neredeyse her bir Müslümanı "istenmeyen kişi" ilan etmeye çalışan bu zihniyet, ırkçı ve İslam düşmanı yüzünü her fırsatta açığa vuruyor.

Bir yandan Gazze hassasiyeti taşıyan geniş kitlelerin talepleri, diğer yandan "yabancı" ve “İslami” gördüğü her şeye saldıran organize bir ırkçı medya baskısı... Hükümetin bu ikisi arasında, özellikle sığınmacı ve mülteci politikalarında adil ve vicdani bir denge kurmaya çalışırken ne denli büyük bir kuşatma altında olduğu açıkça görülmektedir.  Hukukun rutin işleyişini dahi sığınmacı karşıtlığına malzeme yapan bu güruha karşı hükümetin işinin ne kadar zor olduğu bu vesileyle bir kez daha anlaşılmaktadır. Devlet kurumlarının, bu tür algı operasyonlarına teslim olmadan adaleti tesis etmesi her zamankinden daha kritiktir.

Etiketler : ,

HABERE YORUM KAT

1 Yorum