
Onu göreceğiniz gün; emziren her kadın emzirdiği çocuğunu unutup geçer, her hamile kadın karnındakini düşürür. İnsanları sarhoş görürsün; hâlbuki onlar sarhoş değillerdir, fakat Allah'ın azabı çok şiddetlidir. Hacc/2
Bunlar, zelzelenin dehşet ve şiddetini göstermek için anlatılmaktadır. O gün o kadar büyük bir karışıklık meydana gelecektir ki, anneler emzirdikleri o çok sevdikleri çocuklarını bile unutup bırakacaklardır.
Burada kıyamet gününün tasvir edilmesinin amaçlanmadığına, bilakis kıyamet saatinin dehşetinin, insanları doğru yola getirmek için anlatıldığına dikkat edilmelidir.
Birdenbire korkutmanın sınırlarını aşıyor. Daha dehşet verici oluyor. Bu sahne öte taraftan karşı karşıya kaldığı dehşetin yarattığı korkunun etkisi ile karınlarındakileri düşüren hamile kadınları da kapsıyor. Bir de sarhoş insanlar yeralıyor sahnede. Ama aslında sarhoş değildirler. Emzirdikleri yavrularını unutan analar üzerindeki etkisi ile bilinir. Oysa analar, insanın aklını başından alıp götüren dayanılmaz bir dehşetle karşı karşıya kalmadıkları sürece, ağızları memelerinde olan yavrularını unutmazlar.
“Ama Allah’ın azabı ağırdır.”
Hiç kuşkusuz bu, çok şiddetli etkiye sahip, şu kalpleri tiril tiril titretecek kadar korkunç bir giriştir.
FİZİLALİL KUR’AN
Zemahşerî’nin el-Keşşâf Tefsirindeki Açıklamaları
Zemahşerî bu ayeti incelerken özellikle şu dilbilimsel ve anlamsal inceliklere dikkat çeker:
1. "Murdı‘ah" (مُرْضِعَةٍ) Kelimesinin Seçimi ve Belagat İnceliği
Arapçada "emziren kadın/dişi" anlamına gelen kelime hem مُرْضِع (murdı') hem de مُرْضِعَة (murdı'ah) şeklinde kullanılabilir. Zemahşerî burada son derece ince bir dil nüansına işaret eder:
Zemahşerî'nin Tespiti: Ayette ta marbuta (ة) ile "murdı‘ah" kelimesinin tercih edilme sebebi; kıyamet sarsıntısının dehşetini en üst noktada tasvir etmektir. Kıyamet kopacağı an kadın, çocuğunu tam emzirme esnasında (çocuğu göğsündeyken) o korkuyla unutup terk edecektir. Normal şartlarda bir annenin emzirme anında evladını unutması imkânsızdır; işte olayın dehşeti bu incelikle vurgulanmıştır.
2. Kıyamet Dehşetinin Fiziksel ve Ruhsal Etkileri
Hamilelerin Yükünü Düşürmesi: Aniden gerçekleşecek olan şiddetli sarsıntı ve korkunun heybeti, hamile dişilerin veya kadınların rahimlerindeki cenini anında düşürmesine (düşük yapmasına) neden olacak kadar fizyolojik bir etki yaratır.
Sarhoşluk Benzetmesi ("Sukârâ"): Ayetteki "İnsanları sarhoş görürsün, oysa onlar sarhoş değillerdir" ifadesi, akıl ve şuur kaybının içkiden değil, Allah'ın azabının dehşetinden ve korkusunun baskısından kaynaklandığını gösterir.
Zemahşerî, ayette geçen سُكَارَى İnsanların hareketlerinin, sersemlemelerinin ve ne yapacaklarını bilemeyişlerinin dışarıdan bakıldığında tıpkı yoğun alkol almış bir sarhoşun hallerine benzediğini, fakat durumun tamamen dehşet ve korku sarsıntısı olduğunu belirtir.
3. Cümle Yapısı ve hitap
Ayetteki "Onu göreceğiniz gün" (Yevme teravnehâ) ifadesi doğrudan muhataba yönelik bir uyarıdır. Zemahşerî, bu hitabın insanı o dehşet anına bizzat tanıklık ediyormuş gibi bir zihinsel tasvire sürüklediğini ifade eder.
Ayetin sonundaki "Fakat Allah'ın azabı çok şiddetlidir" cümlesi, tablonun gerçek sebebini ortaya koyan bir ilahi mühür ve ikazdır.
EL KEŞŞAF TEFSİRİ

