Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, NATO’nun Afganistan’daki misyonunun “başarısızlık ve utançla” sona erdiğini belirterek, 11 Eylül 2001 saldırılarının ardından Afganistan’ın NATO’nun varlığını sürdürmesi için bir gerekçeye dönüştürüldüğünü söyledi.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Doğu Ekonomik Forumu kapsamında yaptığı açıklamalarda NATO’nun Afganistan’daki yaklaşık 20 yıllık askeri varlığını değerlendirdi.
Lavrov, NATO’nun varlığını sürdürmek için sürekli yeni gerekçeler aradığını belirterek, 11 Eylül 2001’de New York’ta gerçekleştirilen terör saldırılarının ardından Afganistan’ın NATO’nun askeri faaliyetlerini devam ettirmesi için bir gerekçe olarak kullanıldığını söyledi.
Lavrov, NATO’nun Afganistan misyonunun ise başarısızlıkla sonuçlandığını ve ittifak güçlerinin ülkeden çekilmek zorunda kaldığını ifade etti. “NATO varlığını sürdürmek için bir neden arıyor. 11 Eylül 2001’de New York’ta gerçekleşen terör saldırılarının ardından Afganistan bunun için bir gerekçe haline geldi. Ardından NATO’nun Afganistan misyonu başarısızlık ve utançla sona erdi.”
“Afgan halkı NATO’nun yanlış politikalarına karşı ayağa kalktı”
Siyasi analist Najibullah Bahadur, NATO’nun Afganistan’daki politikalarının halkın tepkisini beraberinde getirdiğini söyledi.
Bahadur, “Genel olarak NATO’nun yanlış yönlendirilmiş politikaları, Afganistan halkının buna karşı ayağa kalkmasına neden oldu.” ifadelerini kullandı.
Lavrov, Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından NATO’nun da kendisini feshetmesi gerektiğini savundu.
Rus bakan, NATO’nun Sovyetler Birliği’ne karşı kurulan Varşova Paktı’nın dağılmasının ardından faaliyetlerine son vermesi gerektiğini ancak bunun gerçekleşmediğini belirtti.
Lavrov’a göre NATO, Afganistan’daki gelişmeleri askeri ittifakın varlığını sürdürmesi için bir fırsat olarak değerlendirdi.
“Sovyet tehdidinin yerini Rusya tehdidi aldı”
Lavrov, NATO’nun Afganistan macerasının başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından ittifakın ülkeden çekildiğini ve daha sonra Sovyet tehdidinin yerine “Rusya tehdidinin” konulduğunu söyledi.
Rusya Dışişleri Bakanı şöyle konuştu: “NATO, Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından Varşova Paktı gibi kendisini feshetmeliydi ancak bunu yapmadılar. İlk başta Afganistan’daki gelişmeleri bu askeri ittifakı ayakta tutmak için bir fırsat olarak gördüler. Daha sonra bu girişim de NATO açısından başarısızlıkla sonuçlanınca oradan kaçtılar ve Sovyet tehdidinin yerine Rusya tehdidini koydular.”
Siyasi analist Maiwand Jarar ise büyük güçlerin birbirlerinin kazanımlarını etkisiz hale getirmeye çalıştığını belirterek, ABD’nin Afganistan’dan çekilmesini Washington açısından önemli bir stratejik yenilgi olarak nitelendirdi.
Jarar, “Güçler her zaman birbirlerine karşı hareket etmeye ve birbirlerinin kazanımlarını kayba dönüştürmeye çalışıyor. ABD’nin Afganistan’dan çekilmesi onlar açısından büyük bir stratejik yenilgiydi.” dedi.
İslam Emirliği: Afganistan “fethedilemez” bir ülke
Afganistan’daki İslam Emirliği daha önce yaptığı açıklamalarda, ABD ve NATO güçlerinin ülkeden çekilmesinin Afganistan’ın “fethedilemez” bir ülke olduğunu bir kez daha gösterdiğini belirtmişti.
ABD ve NATO’nun Afganistan’daki askeri varlığı Ekim 2001’de başladı ve yaklaşık 20 yıl sürdü.
Son ABD askerlerinin 31 Ağustos 2021’de Afganistan’dan ayrılmasıyla Washington’ın tarihindeki en uzun savaş sona erdi.

