Soykırımın teknoloji ayağı: Microsoft’un işgal rejimiyle 125 milyon dolarlık anlaşması

Soykırımın teknoloji ayağı: Microsoft’un işgal rejimiyle 125 milyon dolarlık anlaşması

Microsoft’un, Gazze’deki savaşın ilk yılında Soykırımcı İsrail hükümetiyle yaklaşık 125,4 milyon dolarlık yazılım lisansı anlaşması imzaladığı ortaya çıktı. Anlaşmanın içeriği açıklanmazken Microsoft’un Azure altyapısının Filistinlilerin telefon görüşmelerinin depolanması ve işgal ordusunun operasyonlarında kullanıldığına ilişkin belgeler daha önce gündeme gelmişti.

Gazze’de Filistin halkına yönelik katliamların sürdüğü dönemde teknoloji devi Microsoft’un, Soykırımcı İsrail hükümetiyle yaklaşık 125,4 milyon dolar değerinde yeni bir sözleşme imzaladığı ortaya çıktı. İsrail Maliye Bakanlığı’nın belgelerinde yer alan anlaşmanın hangi hizmetleri kapsadığı ise Microsoft tarafından açıklanmadı.

Middle East Eye’ın (MEE) ortaya çıkardığı belgelere göre Microsoft, Soykırımcı İsrail’in hükümetiyle 2024 yılında 100 milyon doların üzerinde bir sözleşme imzaladı.

Anlaşma, Soykırımcı İsrail Maliye Bakanlığı’nın muhasebecisi tarafından Mart 2025’te yayımlanan 2024 yılı bütçe uygulama raporunda yer alıyor. Ancak sözleşmenin ayrıntıları, Savunma Bakanlığı’nın çok sayıda satın alma taahhüdünün bulunduğu uzun listenin arasında adeta görünmez hale getirilmişti.

MEE’nin raporu ayrıntılı biçimde incelemesiyle ortaya çıkan kayda göre, Soykırımcı İsrail Savunma Bakanlığı 2024 yılında Microsoft ile “yazılım lisansı satın alınması” amacıyla yaklaşık 464 milyon şekel, yani 125,4 milyon dolar değerinde bir anlaşma yaptı.

Belgeye göre sözleşmenin tamamının bedeli 31 Aralık 2024 itibarıyla henüz ödenmemişti. Anlaşmanın 2027 yılında sona ermesi bekleniyor.

Microsoft, Soykırımcı İsrail’e hangi teknolojileri sağlıyor?

Sözleşmenin hangi yazılımları kapsadığına ilişkin ayrıntılar açıklanmadı.

Belgede ayrıca bu yazılımların Soykırımcı İsrail Savunma Bakanlığı’nın veya işgal ordusunun hangi birimleri tarafından kullanılacağı da belirtilmiyor.

Microsoft ise MEE’nin sorularına yanıt vermek yerine anlaşma hakkında “Bizim tarafımızdan eklenecek bir şey yok” açıklamasını yapmakla yetindi.

Ancak ortaya çıkan sözleşme, Microsoft’un Soykırımcı İsrail’in askeri ve istihbarat yapılanmalarıyla yıllara yayılan teknolojik işbirliğine ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi.

2021’deki 133 milyon dolarlık anlaşmanın devamı mı?

Associated Press tarafından daha önce ortaya çıkarılan belgeler, Microsoft’un 2021 yılında Soykırımcı İsrail ordusuyla üç yıllık 133 milyon dolarlık bir sözleşme imzaladığını göstermişti.

AP ayrıca Microsoft’un işgal ordusunu şirketin en yüksek öncelikli müşterileri için kullanılan “S500” kategorisine dahil ettiğini ortaya çıkarmıştı.

Soykırımcı İsrail ordusunun Microsoft bünyesinde en az 635 ayrı aboneliği bulunduğu, bunlar arasında işgal ordusunun seçkin siber savaş ve istihbarat birimi 8200 Birimi’ne ait hesapların da bulunduğu belirlenmişti.

Microsoft’un İsrail’le yaptığı yeni anlaşmayı takip eden eski çalışanlar, MEE’ye 2024 tarihli sözleşmenin 2021’deki anlaşmanın devamı veya yenilenmesi olabileceğini söyledi.

İki sözleşme arasındaki benzerlikler dikkat çekiyor. İlk anlaşma üç yıllıkken yeni sözleşme de 2024-2027 dönemini kapsıyor. Değerleri de birbirine oldukça yakın: 133 milyon dolar ve yaklaşık 125,4 milyon dolar.

Bununla birlikte Soykırımcı İsrail’in bütçe raporu, 2024 tarihli anlaşmanın önceki sözleşmenin yenilenmesi olduğunu açıkça belirtmiyor.

Microsoft teknolojileri Gazze’deki savaşa nasıl dahil oldu?

2024 yılında imzalanan sözleşme, Microsoft’un Soykırımcı İsrail ordusuna sağladığı bulut ve yapay zekâ hizmetlerine ilişkin tartışmaların kamuoyuna yansımasından önce gerçekleştirildi.

Ancak Ağustos 2025’te The Guardian, +972 Magazine ve Local Call tarafından yürütülen ortak soruşturma, işgal ordusunun istihbarat ve gözetleme birimi 8200’ün Microsoft’un Azure bulut platformunu Filistinlilerin milyonlarca telefon görüşmesinin kayıtlarını depolamak için kullandığını ortaya koydu.

Söz konusu kayıtların Gazze ve işgal altındaki Batı Şeria’daki Filistinlilere ait olduğu bildirildi.

Kaynaklara göre devasa veri tabanı, işgal ordusunun askeri operasyonlarını şekillendirmesine ve hava saldırılarının hazırlanmasına yardımcı oldu.

Associated Press’in elde ettiği iç belgeler de Gazze savaşının ilk 10 ayında Microsoft’un küresel Azure destek ekibinin Soykırımcı İsrail ordusundan gelen yaklaşık 130 doğrudan talebe yanıt verdiğini gösterdi.

Bu bulgular, teknoloji şirketlerinin yalnızca ticari aktörler olmadığı; sağladıkları altyapı ve hizmetlerin işgal ve savaş mekanizmasının parçası haline gelebileceği yönündeki eleştirileri güçlendirdi.

“Microsoft, Soykırımcı İsrail’in suçlarını mümkün kılıyor”

Microsoft’un Soykırımcı İsrail’le işbirliğine karşı çıkan No Azure for Apartheid kampanyası, ortaya çıkan 125 milyon dolarlık anlaşmanın şirketin işgal ordusuyla ilişkisini sürdürdüğünün açık bir göstergesi olduğunu savundu.

Kampanyanın organizatörlerinden ve Microsoft tarafından işten çıkarılan eski veri bilimcisi Abdo Mohamed, yeni sözleşmenin Microsoft’un Soykırımcı İsrail’in Filistinlilere yönelik politikalarındaki rolünü daha da görünür hale getirdiğini söyledi.

Mohamed, anlaşmanın “Microsoft, teknolojileri ve yöneticilerinin Soykırımcı İsrail’in apartheid ve soykırım politikalarını güçlendirmedeki aktif rolünü pekiştirdiğini” savundu.

Mohamed’e göre Soykırımcı İsrail’in 2023 ve 2024 yıllarında Gazze’ye yönelik saldırılarını yoğunlaştırdığı bir dönemde Microsoft yöneticileri, şirketin işgal ordusuyla ticari ilişkilerini azaltmak yerine daha da derinleştirdi.

Kampanya, Microsoft’un Soykırımcı İsrail ordusu ve hükümetiyle “soykırımdan kâr sağlayan” ticari ilişkilerini tamamen sona erdirmesi için baskı yapmayı sürdürüyor.

Microsoft bazı hizmetleri kesti, askeri işbirliği ise sürüyor

Microsoft, Soykırımcı İsrail’in askeri teknolojileri kullanımına ilişkin artan baskılar üzerine dışarıdan bir inceleme başlattı.

Şirket Başkanı Brad Smith daha sonra Microsoft’un Soykırımcı İsrail Savunma Bakanlığı bünyesindeki bir birime yönelik bazı hizmetleri durdurduğunu ve devre dışı bıraktığını açıkladı.

Ancak Smith’in çalışanlara gönderdiği ve The Guardian tarafından görülen e-postaya göre şirket, yalnızca işgal ordusunun tek bir birimine sağlanan hizmetlerin küçük bir bölümünü devre dışı bıraktı.

İsrail bütçe belgesi ise 31 Aralık 2024 itibarıyla söz konusu 125,4 milyon dolarlık yazılım lisansı anlaşmasının yürürlükte olduğunu ve henüz ödeme yapılmadığını gösteriyor.

Belgede sözleşme “bulut” veya “yapay zekâ hizmetleri” olarak değil, “yazılım lisansı” olarak tanımlanıyor.

Dolayısıyla mevcut belge, bu sözleşmeyle Microsoft’un daha sonra durdurduğunu açıkladığı bulut ve yapay zekâ hizmetleri arasında doğrudan bir bağlantı kurmuyor.

Microsoft’un işgal ordusuyla yirmi yılı aşan ilişkisi

Microsoft’un Soykırımcı İsrail devlet kurumlarıyla yürüttüğü büyük ölçekli lisans anlaşmalarının 20 yılı aşkın bir geçmişe sahip olduğu belirtiliyor.

AP’nin elde ettiği belgelere göre Microsoft’un işgal ordusuna hizmet vermek üzere görevlendirilmiş en az dokuz çalışanı bulunuyor.

Şirket bünyesindeki ekipte, daha önce 8200 Birimi’nde 14 yıl görev yapmış üst düzey bir yöneticinin ve askeri istihbaratta bilişim yöneticiliği yapmış eski bir personelin bulunduğu bildiriliyor.

Microsoft’un Soykırımcı İsrail’deki fiziksel varlığı da oldukça geniş.

Şirket, Tel Aviv dışındaki iki büyük binada sunucu merkezleri işletiyor. Herzliya’da 46 bin metrekarelik bir kampüsü, ülkenin güneyindeki Gav-Yam’da ise bir ofisi bulunuyor.

Microsoft çalışanları da işbirliğine karşı çıkıyor

Microsoft’un Soykırımcı İsrail’le ticari ilişkilerine yönelik protestolar şirket içerisinde de büyüdü.

Şirket, Ekim 2024’ten bu yana işgal devletiyle yürüttüğü ticari ilişkilere karşı düzenlenen protestolar nedeniyle en az dokuz çalışanını işten çıkardı. Toplamda bir düzineden fazla çalışanın işten çıkarıldığı veya gözaltına alındığı bildirildi.

Bu isimler arasında, Gazze’de öldürülen Filistinliler için Microsoft’un Redmond’daki genel merkezi önünde anma etkinliği düzenlediği gerekçesiyle işten çıkarılan Abdo Mohamed de bulunuyor.

İngiltere’deki Communication Workers Union bünyesindeki United Tech and Allied Workers (UTAW) sözcüsü Marcus Barnett ise teknoloji çalışanlarının şirketlerin savaş ve insan hakları politikalarına karşı sendikal örgütlenmeye yöneldiğini söyledi.

Barnett, teknoloji çalışanlarının Gazze’de yaşananlardan ve dünyanın gözü önünde gerçekleşen katliamlardan kopuk olmadığını belirterek çalışanları işyerlerinde örgütlenmeye çağırdı.

125 milyon dolarlık anlaşma, 13,6 milyar dolarlık askeri alım zincirinin parçası

Microsoft ile yapılan sözleşme, Soykırımcı İsrail Savunma Bakanlığı’nın 2024 yılında imzaladığı 33 büyük savunma anlaşmasından biri.

Bu anlaşmaların toplam değerinin yaklaşık 13,6 milyar dolar olduğu belirtiliyor.

Anlaşmaların büyük bölümü savaş uçakları, mühimmat ve hava savunma sistemleri gibi doğrudan silah ve askeri teçhizat alımlarından oluşuyor. Bunların önemli kısmı ABD hükümetinden gerçekleştirildi.

Microsoft’un sözleşmesi ise silah dışındaki az sayıdaki anlaşmadan biri.

Soykırımcı İsrail Savunma Bakanlığı’nın raporu Microsoft anlaşmasını doğrudan savaşla bağlantılı olarak tanımlamıyor. 2024 tarihli 33 anlaşmadan yalnızca biri bakanlığın kendi açıklamasında savaşa açıkça atıfta bulunuyor.

Bununla birlikte Microsoft anlaşmasının, Soykırımcı İsrail’in Gazze’de yürüttüğü savaşın en yoğun dönemlerinden birinde imzalanmış olması dikkat çekiyor.

Öte yandan Soykırımcı İsrail Savunma Bakanlığı’nın silah niteliği taşımayan çok sayıda mal ve hizmet satın aldığı, söz konusu lisans yenilemesinin de savaş operasyonlarından bağımsız rutin bir tedarik işlemi olabileceği belirtiliyor.

MEE, Soykırımcı İsrail hükümeti ve ülkenin İngiltere Büyükelçiliği’nden konuya ilişkin açıklama istedi ancak yanıt alamadı.

HABERE YORUM KAT
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir