1. HABERLER

  2. ETKİNLİK-EYLEM

  3. Bingöl'de “Aksa’ya Sahip Çık!” eylemi gerçekleştirildi
Bingöl'de “Aksa’ya Sahip Çık!” eylemi gerçekleştirildi

Bingöl'de “Aksa’ya Sahip Çık!” eylemi gerçekleştirildi

Bingöl İslami Kardeşlik ve Dayanışma Platformu, işgalci İsrail’in Mescid-i Aksa’yı Ramazan ayında kapatmasına tepki olarak Kent Meydanında “Aksa’ya Sahip Çık!” basın açıklamasını gerçekleştirdi.

19 Mart 2026 Perşembe 13:46A+A-

Program, Teravih namazının ardından Bingöl Dörtyol Kent Meydanında toplanan kalabalığın ve cami cemaatinin bir araya gelmesiyle başladı. Katılımcılar, ellerinde branda, pankart ve Filistin bayrakları taşıdı. Bir araya gelen kalabalık çeşitli sloganlar attı.

Sunuculuğunu Erhan Ozan’ın yaptığı program, Sadullah Arpa’nın basın metninin okunmasıyla devam etti. Ardından dua için Abdullah Bayşu mikrofona geçti ve dua metnini okumasıyla program sona erdi.

Programa başlarken kısa bir konuşma gerçekleştiren Erhan Ozan şunlara dikkati çekti; Bugün bizim asıl odaklanmamız gereken yer İşgalci İsrail ve hamisi ABD’ye karşı direnişi kuşanmaktır. Buradan tüm yetkililere bir kez daha haykırmayı bir görev olarak görüyor ve diyorum ki: Bu katiller kutsallarımıza, kardeşlerimize, topraklarımıza ve dinimize hunharca saldırırken neyi bekliyorsunuz. Onlar kutsallarımıza kilit vurmuşken sizler Kürecik ve İncirlik’i gözünüz gibi koruyamazsınız.

img-3270.jpg

Basın Metninin Tam Hali;

Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur. Salât ve selam, O'nun Resûlü'ne, âline ve ashabınadır.

Ey Bingöl halkı!

Ey İslam âleminin uyanan vicdanı!

Ey Filistin'in özgür evlatları ve Mescid-i Aksa'nın bekçileri!

Bugün burada, Siyonist işgal rejiminin Mescid-i Aksa ve El-Halil'deki İbrahim Camii'ni ibadete kapatma kararına karşı tepkimizi haykırmak için toplandık.

İşgalci İsrail rejimi, 28 Şubat 2026 tarihinden beri, tam 18 gündür, Mescid-i Aksa'yı Müslümanların ibadetine kapalı tutmaktadır. Ramazan ayının bu en yoğun, maneviyatın zirve yaptığı günlerde Mescid-i Aksa'nın kapılarına kilit vurulması, namaz kılanların darp edilmesi ve Harem-i Şerif'in postallarla çiğnenmesi, Müslümanın onuruna yapılmış ağır bir saldırıdır.

Unutmayın! Mescid-i Aksa, bizim ilk kıblemizdir. Hicretin on altıncı ayına kadar bütün Müslümanlar namazlarını bu kutsal mabede dönerek kılmışlardır.

Mescid-i Aksa, yeryüzünde inşa edilen ikinci mescittir.

Mescid-i Aksa, İsra ve Miraç hadisesinin yaşandığı mübarek beldedir.

Bu topraklar, Hazreti İbrahim, Hazreti Davud, Hazreti Süleyman, Hazreti Zekeriya, Hazreti Yahya ve Hazreti İsa gibi nice peygamberin ayak bastığı mübarek beldedir. Yüce Allah burayı "çevresini mübarek kıldığımız yer" olarak nitelendirmiştir.

İsrail otoritesinin Harem-i Şerif'i kapatması, ibadet özgürlüğüne yönelik bir müdahalenin ötesinde, Mescid-i Aksa'nın geleceğine ilişkin daha büyük bir planın parçasıdır. Mescid-i Aksa'yı baskı altına alma, işlevsizleştirme ve nihayetinde yıkıma zemin hazırlama amacıyla atılan adımlar, sözde "Üçüncü Tapınak" inşa sürecinin bir parçasıdır.

Siyonist işgal rejiminin Filistin halkına ve İslam ümmetine karşı yürüttüğü sistematik saldırılar yeni bir aşamaya geçmiştir. Kudüs'ün tarihi statüsü fiilen değiştirilmeye çalışılmaktadır.

Kudüs ve Mescid-i Aksa yalnızca Filistinlilerin değil, bütün bir İslam ümmetinin emanetidir. Kutsalların hedef alındığı bu saldırılar karşısında suskun kalmak, işgal politikalarına dolaylı destek anlamına gelir.

Eğer bu tepkisizlik ve sessiz tutum devam ederse, daha ağır sonuçlarla karşı karşıya kalınacaktır.

Zulüm çemberi sadece Filistin topraklarıyla sınırlı kalmamakta, tüm coğrafyamızı bir ateş çemberine almaktadır. ABD ile İsrail'in İran ve Lübnan topraklarını hedef alan doğrudan hava saldırıları, bölgeyi geri dönülemez bir felaketin eşiğine sürüklemiştir.

İslam dünyasının büyük bir kısmının yalnızca kınama mesajları yayımlaması işgalcileri cesaretlendirmektedir.

Tüm devletleri, ulusal ve uluslararası kurumları, bu barbar küresel kötülük çetesine karşı ortak tavır almaya, kutsal mekânların dokunulmazlığını ve ibadet özgürlüğünü koruma yükümlülüklerine uygun biçimde derhâl harekete geçmeye çağırıyoruz. Bu keyfi uygulamaların cezasız ve tepkisiz kalması, yalnızca bir mabedin değil hukukun, adaletin ve insan onurunun da sistematik biçimde tahrip edilmesi anlamına gelmektedir.

Biz Bingöl’ün Müslüman halkı olarak söz veriyoruz:

Mescid-i Aksa özgürleşene, Gazze'de çocuklar korkusuzca gökyüzüne bakana ve bu küresel çete düzeni yerle bir olana dek susmayacağız, durmayacağız, geri adım atmayacağız.

Kudüs davası bizim davamızdır, Aksa bizim onurumuzdur, Filistin bizim yaramızdır.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Program dua ile sona erdi.

img-3248.jpg

img-3249.jpg

img-3253.jpg

img-3254.jpg

img-3268.jpg

img-3270-001.jpg

img-3281.jpg

img-3282.jpg

 

Haber: Nurullah Hekimoğlu

HABERE YORUM KAT