1. HABERLER

  2. EYLEM

  3. SAKARYA

  4. Sakarya Suriye İntifadasını Selamladı
Sakarya Suriye İntifadasını Selamladı

Sakarya Suriye İntifadasını Selamladı

Özgür-Der’in çağrısı ile bir araya gelen Sakarya’lı Müslümanlar Suriye İntifadasının 5.yıldönümünü yaptıkları kitlesel basın açıklaması ile selamladılar.

A+A-

Yaşasın Suriye Direnişmiz” pankartının açıldığı eylemde sık sık getirilen tekbirlerin yanında “Katil ABD Ortadoğudan Defol” “Katil İran Suriye’den Defol” “Diktatörler Yenilecek İslami Direniş Kazanacak” “Sakarya Uyuma Kardeşine Sahip Çık” “Müslüman Zulme Ortak Olamaz” sloganları atıldı.

Şube Başkanı Baki Kızıltepe’nin sunuculuğunu yaptığı eylemde ilk olarak Mısır’da darbeci Katil Diktatör Sisi cuntası tarafından idam edilen Şehid Mahmud Ramazan anıldı.

Daha sonra Özgür-Der gönüllüsü Muhammed BEYDÜZ Suriye intifadasını selamladığı basın açıklamasını okudu.Beydüz açıklamasına “Geçen yıl bu tarihte yine buradaydık. Suriye halkının şanlı kıyamını desteklemiş Kasap Beşşar ve onun hamisi olanları lanetlemiştik. Ondan önceki yıl 2013 te de yine buradaydık. Yine aynı şekilde “Bu vahşete dünya suskun. Sen susma! “ Demiştik.2012 yılında da yine buradaydık ve “Suriye’de vahşet sürüyor. Sessiz kalmak suç ortaklığıdır. Katliamı durdurun!” diyerek başladı.

Muhammed Beydüz açıklamasını “Bizler Suriyeli mazlumların yanında olmaya ve Suriye intifadasına destek vermeye devam edeceğiz. Suriyeli mazlumlardan yana safımızı belirlemek, susup görmezden gelmeyi tercih edenleri ifşa etmek, zulme karşı açık tavır almaktan çekinenlerin içine sürüklendikleri ilkesizliği ve ölçüsüzlüğü teşhir etmek Suriye direnişiyle dayanışma içinde olan herkesin boynunun borcu olduğunun bilinmesini istiyoruz.” Dedikten sonra;“Biz hem Işid’e ve hem de Işid üzerinden müslümanları lekeleyen İran lobisi ve medyası ile beraber Uluslar arası diğer enformatik unsurların oluşturmak istedikleri algının farkındayız. Işid bahanesiyle müslümanlara hava saldırıları düzenleyen hastaneleri okulları bombalayan Koalisyon güçlerinin İslama ve müslümanlara karşı düşmanlıklarının yeni olmadığını biliyoruz. Mezhepçilik zehrinin esir aldığı Işid veya Hizbullah en büyük zararı İslama ve müslümanlara vermektedirler.” Şeklinde sürdürdü.

Muhammed Beydüz açıklamasını “Şunu bir kez daha ifade edelim ki; basta Suriye direnişi olmak üzere, İslam coğrafyasının neresinde olursa olsun devam ettirilen tüm direnişler İslami uyanış ve dirilişlerin eşsiz birer parçasıdır. Bizim safimiz mazlumların safı olmak durumundadır. Müslümanlar bu safları sıklaştırmakla bünyanin mersus olmakla yükümlüdürler.” Diyerek sona erdirdi.

Açıklamanın ardından Sakarya Özgür-Der Müzik Grubu’nun seslendirdiği ezgiler hem direnişin anlam ve önemine vurgu yaparken hem de aynı zamanda açıklamaya katılanlar tarafından hep bir ağızdan söylendi.

Eylem İlahiyat Fakültesi öğrencisi Abdülkadir Albayrak’ın yaptırdığı dua ile son buldu.

sakarya-20150314-01.jpg

sakarya-20150314-02.jpg

sakarya-20150314-03.jpg

sakarya-20150314-04.jpg

sakarya-20150314-05.jpg

sakarya-20150314-06.jpg

sakarya-20150314-07.jpg

Basın Açıklamasının tam metni aşağıdadır:

Suriye İntifadasına Sakarya’dan bin Selam

Geçen yıl bu tarihte yine buradaydık. Suriye halkının şanlı kıyamını desteklemiş Kasap Beşşar ve onun hamisi olanları lanetlemiştik. Ondan önceki yıl 2013 te de yine buradaydık. Yine aynı şekilde “Bu vahşete dünya suskun. Sen susma! “ Demiştik.2012 yılında da yine buradaydık ve “Suriye’de vahşet sürüyor. Sessiz kalmak suç ortaklığıdır. Katliamı durdurun!” Diye haykırmıştık.

Ve bu yıl Suriye intifadası 5.yılında. Bu onurlu halka bu onurlu insanlara Müslümanlara bu şanlı intifadaya bin selam gönderiyoruz Sakarya’dan. İran lobisinin tüm dezenformasyonları ile kirletmeye çalıştığı Sakarya’dan bu yıl da sesleniyoruz ve Suriye’nin aziz halkının yanında Kasap Beşşar ile birlikte Katil İran’ın ve Esed’in tetikçisi Hizbullah’ın karşısında olduğumuzu ilan ediyoruz.

Evet, bugün itibariyle Suriye’de hayatını kaybedenlerin sayısı üç yüz elli binlerle ifade ediliyor. Sadece Türkiye’deki sığınmacı sayısı iki milyonu geçmiş durumda. Ülke içerisinde yer değiştirenlerle birlikte yerinden yurdundan edilen Suriye’liler neredeyse ülkenin yarısından fazla. Sistematik işkenceler katliamlar canavarca hislerle öldürülen insanlar. Biliyorsunuz geçenlerde Suriye’de öldürülen kadınların sayısı açıklandı. Yirmibine yakın.

Düşünün bir ülkenin lideri kendi halkından yirmi bin kadının canına kıyıyor. Savaşta dokunulmaması gerekenlerin başında gelen kadınları öldürüyor Baas rejimi ve onun yanındaki İran ve Hizbullah. Savaşın da bir ahlakı olur ama bunların bırakın ahlakı insanlıkla alakaları yok.

Bunların azabı gözlerin dışarı fırlayacağı bir güne erteleniyor olabilir ama inşallah o öldürülen kadınların çocukların intikamını almak müslümanlara nasip olsun.

Suriye’de kentler vardı. Hama vardı Humus vardı. Halep vardı. Evet Halep. Yeryüzünün en eski yerleşim yerlerinden Halep. Bugün artık Halep diye bir şehir yok. Yerle bir edilmiş şehirlerden bir tanesi sadece Halep. Binlerce yıllık tarihi de yok ediyor varil bombalarıyla Baas rejimi.

Bugün öldürülen yüz binlerce masumun yanında insanlığın da öldüğü yer Suriye. Merhametin öldüğü yer Suriye. Şefkatin acımanın da öldüğü yer Suriye. İnsani değerlerin de İslami değerlerin de öldüğü yer Suriye.Aynı zamanda direnişin intifadanın dirildiği yer de Suriye. Onurun şerefin ve izzetin ancak ve ancak Allah’ın yanında olduğunun ispatlandığı yer de Suriye. Zulme boyun eğmemenin mekânı da Suriye bugün. Zalimlerin teslim alamadığı yer bugün Suriye.

Bizler Suriyeli mazlumların yanında olmaya ve Suriye intifadasına destek vermeye devam edeceğiz. Suriyeli mazlumlardan yana safımızı belirlemek, susup görmezden gelmeyi tercih edenleri ifşa etmek, zulme karşı açık tavır almaktan çekinenlerin içine sürüklendikleri ilkesizliği ve ölçüsüzlüğü teşhir etmek Suriye direnişiyle dayanışma içinde olan herkesin boynunun borcu olduğunun bilinmesini istiyoruz.

Bugün Suriye direnişinden bahsederken artık birkaç durumdan daha bahsetmemiz gerekiyor. Mesela ismi ister IŞİD olsun isterse DEAŞ ya da DAİŞ hiç fark etmez. Hiçbir ölçü tanımayan kendi inancını kutsallaştırıp bunun üzerinden tüm dünyayı yargılayıp buna göre önüne geleni öldürmekten enformatik ifadesiyle “kesmekten” çekinmeyen bu örgüt her ne kadar Irak eksenli olsa da Suriye direnişini de sekteye uğrattı ve eylemleriyle İslam’a ve müslümanlara leke sürmekten çekinmedi.

Fakat tuhaf olan ve yaratılmak istenen algı şu: Sanki bu eli kanlı örgütten önce Suriye ve Irak’ta hiçbir sorun yoktu da tüm olup bitenler IŞİD ile beraber başladı. Sanki Esed’in katliamlarının İran’ın mezhepçi cinayetlerinin Hizbullah’ın Banyas’ta ve diğer şehirlerde yaptığı vahşetin sorumlusu da sadece bu örgüt. Daha önce Maliki’nin ve şimdi de İbadi’nin Sünni kesimlere uyguladığı zulümlerin sorumlusu Maliki ve İbadi değil de sanki Işid’tir.

Biz hem Işid’e ve hem de Işid üzerinden müslümanları lekeleyen İran lobisi ve medyası ile beraber Uluslar arası diğer enformatik unsurların oluşturmak istedikleri algının farkındayız. Işid bahanesiyle müslümanlara hava saldırıları düzenleyen hastaneleri okulları bombalayan Koalisyon güçlerinin İslama ve müslümanlara karşı düşmanlıklarının yeni olmadığını biliyoruz. Mezhepçilik zehrinin esir aldığı Işid veya Hizbullah en büyük zararı İslama ve müslümanlara vermektedirler.İster Koalisyon güçleri olsun ister İran ve Hizbullah olsun isterse Baas rejimi ve onun eli kanlı diktatörü Beşşar Esed olsun Müslümanların onurlu direnişi devam edecek ve bu çocuk katilleri döktükleri kanda boğulacaklardır.

Suriye’de olan şey masum halkın adalet ve özgürlük arayışıdır. Direnişe destek olan kurumları bir takim ithamlarla suçlamak, onları karalamaya, itibarsızlaştırmaya çalışmak, hayra engel olma alçaklığından başka bir şey değildir.Şunu bir kez daha ifade edelim ki; basta Suriye direnişi olmak üzere, İslam coğrafyasının neresinde olursa olsun devam ettirilen tüm direnişler İslami uyanış ve dirilişlerin eşsiz birer parçasıdır. Bizim safimiz mazlumların safı olmak durumundadır. Müslümanlar bu safları sıklaştırmakla bünyanin mersus olmakla yükümlüdürler.

Biz Sakaryalı Müslümanlar olarak Suriyeli kardeşlerimizi unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız. Rabbimiz izzeti Allah’ın yanında arayanların yardımcısı olsun. İnşallah da olacaktır.Yaşasın Suriye’deki İslami direnişimiz. Yaşasın Suriye intifadası. Yaşasın Ortadoğu intifadaları. Yaşasın mazlum halkların adalet ve özgürlük arayışları. 

HABERE YORUM KAT