1. HABERLER

  2. İSLAM

  3. KUR'AN

  4. Onlardan kim: "Ben, Allah’tan başka bir ilahım." derse işte onu biz, cehennemle cezalandırırız.
Onlardan kim: "Ben, Allah’tan başka bir ilahım." derse işte onu biz, cehennemle cezalandırırız.

Onlardan kim: "Ben, Allah’tan başka bir ilahım." derse işte onu biz, cehennemle cezalandırırız.

“ Onlardan kim: "Ben, Allah´tan başka bir ilahım." derse işte onu biz, cehennemle cezalandırırız. İşte, biz zalimleri böyle cezalandırırız.”

23 Haziran 2026 Salı 09:25A+A-

enbiya-29.jpg

“Onlardan kim: "Ben, Allah´tan başka bir ilahım." derse işte onu biz, cehennemle cezalandırırız. İşte, biz zalimleri böyle cezalandırırız.” (Enbiya: 29)

Evet onlardan her kim ki, ben de Allah berisinde tanrıyım dese, Allah yetkilerine sahip olduğunu,  insanların hayatında söz sahibi, egemenlik sahibi olduğunu iddia etse biz kesinlikle onu cehennemle cezalandırırız. Böyle bir şeyi iddia etmek en büyük zulümdür ve işte biz zalimleri böylece cezalandırırız.

Mümkün değil, hiçbir peygamber böyle bir şey demez. Ben İlâhım! Ben Allah yetkileriyle donanmışım! Ben kendisine kulluk edilecek varlığım! Ey insanlar, bana da kulluk etmek zorundasınız! Beni de dinlemek zorundasınız! Bana dua etmek, istediklerinizi benden de istemek, bana da sığınmak zorundasınız! Hayatınız, ölümünüz benim elimdedir! Rızkınız, şifanız bendendir! Demez ve dememişler.

Kim olursa olsun, bir kimse; Allah yasalarını örterek, kendisini İlâh makamında görerek insanlara benim yasalarıma tabi olmak zorundasınız, benim istediğim gibi yaşamak zorundasınız, derse kesinlikle bilesiniz ki o zalimdir ve onun yeri cehennemdir diyor Rabbimiz.

BASAİRUL KUR’AN

Zemahşerî’nin bu ayete dair tefsirindeki temel vurgular ve açıklamalar şu şekildedir:

1. Ayetin Nüzul Sebebi ve Muhatabı (İblis Vurgusu)

Zemahşerî, ayetteki "İçlerinden her kim..." ifadesinin genel bir şart cümlesi gibi görünse de, hususi olarak İblis’e işaret ettiğini belirtir.

İblis, insanları kendisine itaate çağırarak ve Allah’a isyanı örgütleyerek adeta ilahlık iddiasında bulunmuştur.

Zemahşerî, ayetin melekleri de kapsayacak bir üslupla başlamasını (bir önceki ayette meleklerin Allah'ın saygın kulları olduğu belirtilmişti) meleklerin ilahlaştırılamayacağını kesin bir dille ortaya koymak için bir "farz-ı muhal" (varsayım) olarak nitelendirir. Yani, "Şayet o çok mukarrep meleklerden biri bile böyle bir iddiada bulunsaydı, sonu cehennem olurdu" diyerek şirk koşmanın kesin sınırını çizer.

2. "Zalimler" İfadesinin Tahlili

Ayetin sonundaki "Zalimleri biz böyle cezalandırırız" kısmını tefsir ederken Zemahşerî, zulüm kavramını kelami boyutlarıyla ele alır:

Buradaki zulümden kasıt, şirk ve ilahlık iddiasıdır. Hak etmediği bir makamı (ilahlığı) kendisinin ilan eden kişi, hakkı yerine koymamış ve en büyük zulmü işlemiştir.

Zemahşerî, Allah'ın adalet (adl) sıfatı gereği, zalim olanı cezalandırmasının zorunlu (vâcip) olduğunu ve Allah’ın vaadinden (veya tehdidinden) dönmeyeceğini bu ifadeyle destekler.

3. Gramer ve Belâgat Açısından "İlahlık İddiası"

Zemahşerî, ayette geçen "O’ndan başka"  ifadesinin derinliğine iner. Bu ifade, sadece "Allah'ı tamamen reddedip yerine geçmek" anlamına gelmez; aynı zamanda "Allah ile beraber, O'nun yanı sıra bir otorite/ilah iddia etmek" manasını da taşır. Dolayısıyla ayet, şirk koşmanın her türlüsünün cezasının cehennem olduğunu dil kurallarıyla ispat eder.

Özetle Keşşâf'a Göre:

Zemahşerî bu ayette, Allah’ın birliğini (Tevhid) korumak adına en ufak bir açık kapı bırakılmadığını vurgular. Melekler dahi olsa, kim ilahlık taslarsa taslasın adaletin gereği olarak cehennemle cezalandırılacağını; bu ayetin özelde firavunlaşan İblis’e, genelde ise Allah'ın egemenliğine ortak olmaya çalışan tüm "zalimlere" yönelik ilahi bir tehdit olduğunu belirtir.

EL KEŞŞAF TEFSİRİ

HABERE YORUM KAT

1 Yorum