1. YAZARLAR

  2. Ömer Coşkun

  3. Bu Çocuklar Kimin?

Bu Çocuklar Kimin?

Temmuz 2000A+A-

Mutlaka herkesin kendine göre bir adamlık anlayışı ve davranışı vardır ve bunu gururla taşır hayatı boyunca. Elbette kimsenin adamlığı hakkında bir haksızlık yapacak değiliz ve zaten bu bizim görevimiz de değildir. Kimsenin adamlığından kuşku duyacak kadar uzun boylu değiliz. Yaşasın adam olanlar. Bizim burada üzerinde duracağımız şey çocuklardır, çocuklarımızdır.

Bir müjde olan, bize bir emanet olarak verilen çocuklar. Üzerlerine titrediğimiz, herkesten ve her şeyden sakındığımız çocuklar. Hayırlı ve iyi birer insan olsunlar diye ümit ettiğimiz çocuklar. Hep sevdikleri m izdir onlar. Öyle veya böyle hep severiz onları. Yaramazlıklarını, şirinliklerini, ellerini, ayaklarını severiz. Bir yönleriyle mutluluğun adıdır çocuklar. Bir yönleriyle de özgürlük umudunun. Mutluluk ve özgürlük bizim için bitimi olmayan şeyler. Bu ikisine ait oranlamada en yüksek yüzdeyi çocuklarda tutturabildiğimiz içindir belki de; çocukların mutluluğu ve özgürlüğü çağrıştırması...

25 Haziran Pazar günü bu konuyla ilgili olarak SABED (Sapanca Bilgi Eğitim ve Yardımlaşma Derneği) tarafından "Çocukları Anma Programı" tertip edildi.

Asırlık ağaçların bile artık bu dünyanın sahteliğini anlayıp göçtükleri bir dönemde ve hayal kırıklıklarına, derin üzüntülere ve kahrolmuşluğa iyice alış(tırıl)maya başlandığımız bir zamanda düzenlenen programda Emine Aydın Kur'an-ı Kerim'deki çocuk ve çocuklarla ile ilgili ayetleri okudu. (2/128; 3/14, 38; 6/140, 151; 8/28; 16/57-58; 17/31; 31/14, 34; 34/37; 35/11; 42/49-50; 64/14-15; 81/8-9)

Ayetlerin okunmasından sonra çocuklarla ilgili bir konuşma yapıldı.

"Çocuk toplumun geleceğidir. Ailelerin, toplumların ve ülkelerin geleceklerini çocuklar tesis ederler. Bu açıdan çocuklara çok önem verilir. Kültürleri yaşatan da çocuklardır. Bu yüzden bizler çocuklarımızı Kur'an ahlakıyla yetiştirmeli, onlara bu bilgi ve bilinci vermeliyiz.

Bizim için en sağlam yatırım, örnek Kur'an nesline yapılan yatırımdır. O halde örnek Kur'an neslinin temsilcileri olacak çocuklarımızı her türlü şirkten ve hurafelerden uzak, fedakarlığa ve dini yaşama biçimini kavrayan özgür ve özgün birikimlerle yetiştirebilmenin çarelerini ve çabalarını aramalıyız.

Yapılan dua ile biten konuşmadan sonra çocuklar şiir okudular. Her türlü baskılarla gelecekleri çalınmak istenen çocuklardan Hatice Sena'nın okuduğu şiir, geleceğini başkalarının değil kendi elleriyle kuracağına ait vurgular içeriyordu.

"Bir ben kalsam yeryüzünde yine de söyleyeceğim şarkımı milyarlarca insan üzerime de yürüse yine de değiştirmeyeceğim şarkımı"

Çocukların düzenledikleri serbest oyunlar ve CD gösterisi ile program sona erdi.

Şimdi haberimizin başında neden adamdan ve adamlıktan bahsettiğimiz hususuna gelirsek; havaların iyice ısınması, kemik ve eklemlerin iyice gevşemesi, aşın terleme ve su kaybı ve diğer bazı sebepler mucibince (pek tabi merhum yirmi sekiz şubatın verdiği bezginlik ve bıkkınlık duygusu) olsa gerek çocuklar için organize edilen bu programdan çocuklarını sakınanların hangi tür bir adamlığı seçtiklerini merak ettiğimiz için durduk adamlığın üzerinde. Yoksa dedik ya kimsenin adamlığından kuşku duyacak kadar uzun boylu değiliz.

Fakat yine de söyleyeceğiz biz şarkımızı, hiç değiştirmeden.

Öyle değil mi çocuklar?

Eeeevveeeeeet....

BU SAYIDAKİ DİĞER YAZILAR