1. HABERLER

  2. İSLAM

  3. KUR'AN

  4. "Meryem İsa'ya gebe kaldı. Hamileyken insanlardan ayrılıp uzak bir yere çekildi..."
"Meryem İsa'ya gebe kaldı. Hamileyken insanlardan ayrılıp uzak bir yere çekildi..."

"Meryem İsa'ya gebe kaldı. Hamileyken insanlardan ayrılıp uzak bir yere çekildi..."

"(Nihayet Allah´ın emri gerçekleşti) Meryem İsa´ya gebe kaldı. Hamileyken insanlardan ayrılıp uzak bir yere çekildi. (Meryem / 22)"

26 Ocak 2026 Pazartesi 09:37A+A-

فَحَمَلَتْهُ فَانْتَبَذَتْ بِه۪ مَكَانًا قَصِيًّا ﴿٢٢﴾

22- (Nihayet Allah´ın emri gerçekleşti) Meryem İsa´ya gebe kaldı. Hamileyken insanlardan ayrılıp uzak bir yere çekildi.

فَاَجَٓاءَهَا الْمَخَاضُ اِلٰى جِذْعِ النَّخْلَةِۚ قَالَتْ يَا لَيْتَن۪ي مِتُّ قَبْلَ هٰذَا وَكُنْتُ نَسْيًا مَنْسِيًّا ﴿٢٣﴾

23- Derken doğum sancısı onu bir hurma dalına sürükledi. Dedi ki: "Keşke bundan önce ölseydim de, hafızalardan silinip unutuluverseydim."

فَنَادٰيهَا مِنْ تَحْتِهَٓا اَلَّا تَحْزَن۪ي قَدْ جَعَلَ رَبُّكِ تَحْتَكِ سَرِيًّا ﴿٢٤﴾

24- Melek, Meryem´in aşağı tarafından şöyle nida etti: "Sakın üzül­me. Rabbin, alt tarafından bir ırmak akıttı.

Meryem çocuğa hamile kaldığında mabedden ayrıldı ve insanların kötü sözlerinden kaçmak için uzak bir yere (Bethlehem) gitti.  Meryem bir müddet hamileliğinin ayıbını gizlemeyi başardı, fakat bu bile İsa'nın (a.s) babasız doğduğunun bir delilidir. Çünkü eğer Meryem evlenmiş olsa ve bir kocaya sahip olsaydı, ailesinin evinden ayrılıp doğum için uzak bir yeri seçmezdi.

Ayette geçen "Keşke..." sözleri o sırada Meryem'in içinde bulunduğu şiddetli tedirginliği ifade etmektedir. O, bu sözleri doğum sancısı nedeniyle değil, çocuğu halkından nasıl gizleyeceği düşüncesinin verdiği üzüntüden sarfetmiştir. Meleğin "Üzülme" demesi onun bu sözleri neden sarfettiğini açıklamaktadır. Evli bir kadın ilk çocuğunu doğururken sancıdan kıvranır, fakat hiçbir zaman üzgün ve hüzünlü olmaz.

 TEFHİMUL KUR'AN

Bu tabloda Hz. Meryem’i, üçüncü “şok” yaşarken görüyoruz. 

Şimdi gözlerimizi, ailesinden uzak bir köşeye çekilen Hz. Meryem’e çevirelim. O bu yalnızlık köşesinde öncekilerden çok daha dehşet uyandırıcı bir durumdadır. Daha önceki durumlardaki problemi namus, terbiye ve ahlak problemi idi. Bu problem, kendisi ile vicdanı arasındaki bir problemdi. Oysa şimdiki sıkıntısı başkadır. Şimdi toplum önünde rezil olmanın, bir skandal kahramanı olarak çevresi ile yüzyüze gelmenin eşiğindedir.

Bu psikolojik acılarının yanısıra fizyolojik sancıların pençesinde de kıvranmaktadır. Kendisini bir hurma ağacı dalının yanına koşturan, bu hurma dalına tutunmaya zorlayan amansız doğum sancıları çekmektedir. Bu ıssız yerde tek başınadır, yapayalnızdır. Bakire bir genç kız olarak bu tür sancılarla ilk kez tanışmanın şaşkınlığı içinde bocalamaktadır. Karşı karşıya geldiği durum hakkında hiçbir ön bilgisi olmadığı gibi, kendisine en ufak bir yardımda bulunacak bir kimsesi de yoktur. Bu yüzden bunalım derecesine yaklaşmış bir bezginlik içinde şöyle dediğini duyuyoruz:

“Keşke daha önce ölmüş ve hafızalardan silinmiş olsaydım.”

Biz onun bu sözleri söylerken, çektiği acıların yüzlere yansıttığı izlere ellerimizle dokunur gibi oluyoruz. O karşı konulmaz bir özlem ile “unutulmuş” olmayı arzuluyor. 

 FİZİLALİL KUR’AN

HABERE YORUM KAT

4 Yorum