"Kürtlerin kaderi Kandil'den gelecek birkaç mektuba bağlı değildir"

25 ve 26'ncı Dönem Mardin Milletvekili Orhan Miroğlu ise Kürt meselesinin bugüne kadar birçok merhaleden geçtiğini, bir İngiliz ile bir Fransız'ın Kürt coğrafyasını dörde bölmesinin yansımalarının bugüne kadar devam ettiğini belirtti.

Türkiye Cumhuriyeti'nde yaşayan Kürtlerin yaklaşık 200 yıldır var olma mücadelesi verdiklerini belirten Miroğlu, gelinen noktanın ise çok iç açıcı olmadığını söyledi.

Kürtlerin bir kısmının bugün vekalet savaşı yürüttüğünü belirten Miroğlu, özellikle Baas rejiminin devrilmesi ve siyonist işgal rejiminin Gazze'deki soykırımının ardından bölgede hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını ifade etti.

Türklerin de Kürtlerin de her şeye hazırlıklı olması gerektiğini belirten Miroğlu, "Kürtlerin kaderi Kandil'den gelecek birkaç mektuba bağlı değildir." şeklinde konuştu.

“Yeni anayasada Kürtçe eğitim sistemi ve Kürtçenin resmi dil olmalı”

Siyasetçi ve Yazar Altan Tan ise Kürt meselesinin 200 yıllık bir mesele olduğunu belirtti.

Osmanlı Devleti dağıldıktan sonra hiçbir kavmin ve milletin mesut ve bahtiyar olamadığını ifade eden Tan, Türkiye'deki Müslümanların önünde bugün yeni ufuklar olduğunu, yüzyıl önce dağıtılan bu coğrafyanın tekrar toparlanabilme şansı yakaladığını ifade etti.

Ortadoğu'da bugün Avrupa Birliği benzeri bir birlik kurulabileceğini ifade eden Tan, bunun da eğer Kürt sorununu halledebilirse merkezinin Türkiye olabileceğini vurguladı.

Türkiye'de yapılacak yeni anayasada Kürtçe eğitim sistemi ve Kürtçenin resmi dil olması gerektiğini belirten Tan, Türk ve Kürt Müslümanların bu süreçte aktif olması gerektiğini aktardı.

“Kürt sorununun en önemli nedeni ırkçılıktır”

Alim, Düşünür, Uluslararası Müslüman Alimler Derneği Başkanı Abdulvahab Ekinci ise "Bugün Kürt sorunu varsa bunun bir de sebebi var. Bunun en önemli nedeni de ırkçılıktır." dedi.

Osmanlıların yıkılması ile beraber cetvelle çizilen haritaların ardından tüm ümmetin mağdur olduğunu belirten Ekinci, Kürtlerin ise özellikle mağdur edildiğini vurguladı.

Birlik ve beraberlik için başta salonda bulunanlar olmak üzere herkese büyük görevler düştüğünü belirten Ekinci, temennisinin konuşmalardan ziyade söylenenlerin pratiğe dökülmesi olduğunu ifade etti.

“Bu mesele Kürtlerin bütün unsurları, renklilikleri ve çeşitlilikleri zemininde konuşulabilmeli”

Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen ise "Bu meseleyi tek bir parti, tekbir örgüt ya da yapılar etrafında değil Türkiye Cumhuriyeti'nin bütün vatandaşları gibi Kürtlerin bütün unsurları, renklilikleri ve çeşitlilikleri zemininde konuşulabilmenin önemli olduğunu düşünüyorum." dedi.

Ekmen, sözlerine şöyle devam etti:

"Başta Türkiye olmak üzere tıpkı bugün Irak'ta olduğu gibi Suriye'de ya da İran'da olduğu gibi Kürtlerin içinde bulundukları ülkede yönetimden alacakları herhangi bir payın Türkiye için bir risk ve tehdit oluşturmadığını, bunun da en büyük emsalinin Irak Kürdistan Federal Bölgesel Yönetimi ile Türkiye arasındaki ilişkiler olduğunu şüphesiz anlatmaya çalışacağız. Buradan çıkacak bildirgenin başta devleti yöneten AK Parti siyaseti ve ittifak siyaseti olmak üzere Türkiye'nin medyasında hâkim bir şekilde görünür olan bütün fikir adamlarına, kanaat önderlerine ve medya organlarına ziyaret yoluyla anlatılması ve bu ortak iknanın ve ortak toplumsal rızanın üretiminde ciddi bir inisiyatif alınmasının hayırlı olacağını düşündüğümü ifade etmek istiyorum."

“Kürt meselesi 150-200 yıllık mesele ama Cumhuriyetin kuruluşuyla birlikte resmiyet kazanmış bir sorun”

Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu ise konuşmasında "Kürt meselesi az önce vurgulandı, 100-150-200 yıllık bir mesele. Belki biz bugün son 100 yılını konuşacağız. Yani Cumhuriyet ile birlikte başlayan kısmını konuşmaya ve çözmeye çalışacağız. 150-200 yıllık mesele ama Cumhuriyetin kuruluşuyla birlikte resmiyet kazanmış bir sorun." dedi.

"Bu uğurda da Kürtler en büyük sıkıntıyı yaşadı." diyen Ensarioğlu "2005 yılından sonra Kürt sorununun çözümü için çok sayıda adım atıldığını belirtti.

Kürtler ile Türklerin yaklaşık 1000 yıldır kardeş olduğunu belirten Ensarioğlu, Ortadoğu'da yaşanan yeni gelişmelere bakarak Türkiye'nin kendi evinin içini yeniden dizayn etmesi gerektiğini ifade etti.

Kürtlerle doğru temelde yeni bir ittifak kurulmasının elzem olduğunu belirten Ensarioğlu "İnşallah bu yeni dönem buna vesile olur." dedi.