
"Buluşma zamanımız, insanların süslenip kuşluk vaktinde toplandıkları bayram günü olsun"
“Musa şöyle dedi: "Buluşma zamanımız, insanların süslenip kuşluk vaktinde toplandıkları bayram günü olsun." Böylelikle Firavun, arkasını dönüp gitti, hileli düzenini (yürütecek büyücüleri) bir araya getirdi, sonra geldi.”

“Musa şöyle dedi: "Buluşma zamanımız, insanların süslenip kuşluk vaktinde toplandıkları bayram günü olsun." Böylelikle Firavun, arkasını dönüp gitti, hileli düzenini (yürütecek büyücüleri) bir araya getirdi, sonra geldi.” (Taha:59-60)
“Musa dedi ki; ‘Sizinle buluşmamız süslenme günü olsun.
Ayrıca halkın o gün kuşluk vakti toplanmasını önerdi. Böylece karşılaşma, hem herkese açık bir alanda olacak ve hem de günün aydınlık, güneşli bir diliminde yapılacaktı. Görülüyor ki, Hz. Musa, Firavun un meydan okumasına aynen karşılık verdiği gibi üstelik daha cesurca davranarak bir bayram gününün en aydınlık, en bol güneşli ve en kalabalık olmaya elverişli bir zaman dilimini seçti.
Firavun, bir karşılaşmanın yapılacağını haber vererek bu konudaki talimatını veriyor. Önde gelen yardımcıları bu karşılaşmaya ilişkin görüşlerini açıklıyorlar. Arkasından Firavun, Hz. Musa ile yarışacak olan seçme büyücülerine dönüyor. Onları özendiriyor, yüreklendiriyor, kendilerine büyük ödüller vadediyor. Sonra yarışmaya ilişkin görüşlerini ve taktiklerini anlatıyor, danışmanları da bu alandaki düşüncelerini dile getiriyorlar.
Firavun ve adamları, bu buluşma gününü kendi gelecekleri açısından kesin bir dönüm noktası olarak kabul ediyorlardı; bu nedenle de bu güne çok önem veriyorlardı. Saraydan ülkenin her tarafına büyücüleri çağırıp getirsin diye adamlar gönderilmişti. İnsanları Hz. Musa'nın asasının saldığı korkudan kurtulmaları için büyük gruplar halinde sihirbazları seyretmeye gelmeye teşvik ediyorlardı. Açıkça dinlerinin geleceğinin, sihirbazların becerisine bağlı olduğu söyleniyordu. Dinlerinin yürürlükte kalması sihirbazların başarısına bağlıydı, aksi takdirde Hz. Musa'nın dini, idareyi ele geçirecekti.
FİZİLALİL KUR’AN
İşte Zemahşerî’nin bu ayetlere dair temel yaklaşımları:
Zemahşerî 59. ayetteki terimler üzerine şu nüanslara dikkat çeker:
"Yevmü'z-Zînet" (Bayram Günü): Zemahşerî, bunun Mısırlıların süslenip bayram yaptıkları, çarşı pazara döküldükleri özel bir gün olduğunu vurgular. Hz. Musa’nın bu günü seçmesi tesadüf değildir; hakikatin en kalabalık kitle önünde, şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkmasını istemiştir.
"Duha" (Kuşluk Vakti): Zemahşerî’ye göre vaktin "kuşluk" olarak belirlenmesi, ışığın en parlak olduğu, gözlerin yanılma ihtimalinin en az olduğu zamandır. Gizli saklı bir iş yapılmadığını, her şeyin gün ışığında gerçekleşeceğini simgeler.
İnsanların Toplanması: Ayetteki "yuhşera’n-nâs" ifadesini, halkın zorla değil, bayram vesilesiyle kendiliğinden ve büyük bir iştiyakla toplanacağı şeklinde yorumlar.
2. Tâhâ Suresi 60. Ayet
"Bunun üzerine Firavun arkasını döndü (gitti), bütün hilesini (hazırlığını) topladı, sonra geldi."
Zemahşerî bu ayette Firavun’un psikolojisini ve stratejisini şöyle tahlil eder:
"Fetevelâ" (Arkasını Dönüp Gitme): Bunu sadece fiziksel bir ayrılış değil, bir hazırlık süreci için çekilme olarak görür. Firavun, Musa’nın meydan okumasını ciddiye almış ve ona karşı koymak için "mekr"ini (hilesini/tuzağını) kurmaya başlamıştır.
"Cama'a Keydehû" (Hilesini Topladı): Buradaki "keyd" (hile) ifadesinden kasıt, ülkenin dört bir yanından çağrılan en mahir sihirbazlar ve onların kullanacağı araç-gereçlerdir. Zemahşerî, Firavun'un tüm gücünü ve dehasını bu işe kanalize ettiğini, en güçlü "aldatma" unsurlarını bir araya getirdiğini belirtir.
"Sümme Etâ" (Sonra Geldi): Bu ifadeyi, büyük bir kibir ve gövde gösterisiyle buluşma alanına gelmek olarak açıklar. Aradaki "sümme" edatı, hazırlık sürecinin belirli bir zaman aldığını ve bu sürede Firavun'un elinden gelen her türlü maddi gücü seferber ettiğini gösterir.
Zemahşerî’nin Genel Yorumu (Hulâsa)
Zemahşerî’ye göre bu iki ayet, Hak ile Batıl’ın eşit olmayan şartlardaki karşılaşmasını temsil eder. Hz. Musa’nın özgüveni (zamanı ve mekanı onun belirlemesi) ile Firavun’un telaşlı hazırlığı (tüm hilesini toplama çabası) arasındaki tezat, sonunda gelecek olan ilahi galibiyetin habercisidir.
Keşşâf’ta özellikle vurgulanan şudur: Hz. Musa hileye değil mucizeye güvendiği için en aydınlık vakti seçmiş; Firavun ise hilesine güvendiği için kalabalıkları bir "üstünlük kurma" aracı olarak kullanmaya çalışmıştır.
EL KEŞŞAF TEFSİRİ




HABERE YORUM KAT