1. HABERLER

  2. İSLAM

  3. KUR'AN

  4. “O, yaptıklarından sorulmaz, oysa onlar sorguya çekilirler”
“O, yaptıklarından sorulmaz, oysa onlar sorguya çekilirler”

“O, yaptıklarından sorulmaz, oysa onlar sorguya çekilirler”

“O, yaptığından sorumlu tutulmaz; onlarsa sorguya çekilirler.”

17 Haziran 2026 Çarşamba 10:09A+A-

enbiya-23.png

“O, yaptığından sorumlu tutulmaz; onlarsa sorguya çekilirler.” (Enbiya: 23)

Varlığın bütününe egemen olan, kulları üzerinde ezici bir güce sahipken, başka bir irade tarafından, hattâ kendisinin belirlediği ve varlık düzenine egemen kıldığı yasalar sistemi tarafından sınırlandırılmayan serbest bir iradeye sahipken, kimmiş O’nu sorguya çekecek olan?  Yaratıklar ise, kendileri için konulmuş olan bu kriterler doğrultusunda tutulup hesaba çekileceklerdir.

Kimi insanlar zaman zaman gurura kapılıp inkârcı bir eda ile, hayret ederek birtakım sorular sorarlar… Allah niye böyle yapmış?.. Bunu yaparken hangi hikmeti gözetmiştir? gibi.. Sanki şunu demek istiyorlar. Biz bunda bir hikmet görmüyoruz!

Bu tutumları ile onlar yüce ma’bud karşısında takınılması gereken zorunlu edep tavrının sınırlarını aşıyorlar. Bunun gibi insanın kapasitesi belli olan kavrama yeteneğinin sınırlarını da aşıyorlar. İnsanın kavrama yeteneği belli bir alanda sınırlı olduğu için nedenleri, gayeleri ve etkenleri bütünüyle kavrayamaz.

Her şeyi bilen, düzenleyen ve her şeye egemen olan kim ise O’dur planlayan, yöneten ve hükmeden.

Yüce arşın sahibi olan Allah´a yarattıklarına yaptığı muamelelerden dola­yı hiç kimse hesap soramaz. O dilediği şekilde tasarrufta bulunur. Var eder, yok eder., aziz kılar, zelil düşürür ve dilediği şeklide davranır. Zira bütün varlıklar onun yarattıkları, isteseler de istemeseler de onun kulları onun mülkünde ve idaresi altında yaşayan mahlukatıdır. Hüküm onundu, karar onundur ondan Üs­tün hiçbir varlık yoktur ki, ondan hesap sorabilsin. Bütün yaratıklar ise Allah Tealanın huzurunda hesap vermek zorundadırlar. Allah´ın, kendilerine verdiği nimetleri emrettiği yönde kullanmalarından ve emirlerine uyup yasaklarından kaçınmalarından hesap vereceklerdir.

FİZİLALİL KUR’AN

Zemahşerî’nin bu ayete yönelik tefsirinin ana hatları, adalet ve Allah'ın hikmeti kavramları etrafında şekillenir:

1. Zemahşerî’ye göre Allah’ın sorgulanamaz oluşu, O’nun (hâşâ) dilediği gibi zulmetme hakkına sahip olan despot bir güç olmasından kaynaklanmaz. Tam aksine, O’nun yaptığı her işin mutlak bir hikmete, hayra ve doğruya dayanmasından dolayıdır.

Kullar cahildir, ihtiras sahibidir ve hata yapabilirler. Bu yüzden fiillerinin arkasında bir kötülük, adaletsizlik veya kusur bulunabilir. Dolayısıyla sorgulanmaları kaçınılmazdır.

Allah ise her şeyi hakkıyla bilendir (Alîm) ve Hakîm'dir. O’ndan hiçbir şekilde abes (anlamsız), çirkin veya zulüm içeren bir fiil sadır olamaz. Yaptığı her şey özü itibarıyla doğru ve adil olduğu için, O’na "Bunu niye böyle yaptın?" diye sorulacak bir açık kapı kalmaz.

2. Zemahşerî, "Adalet" ilkesini bu ayetle temellendirir.

Zemahşerî'ye göre bu ayet, Allah’ın kullarına asla zulmetmeyeceğinin bir kanıtıdır. O, şöyle bir mantık yürütür:

Allah adildir ve sadece hak edenleri cezalandırır. O'nun sorgulanamaması, fiillerinde hiçbir haksızlığın bulunmamasından ötürüdür.

3. Ayetin "Fakat onlar sorgulanırlar" kısmı için Zemahşerî, insanların irade ve sorumluluk sahibi varlıklar olduğunu vurgular. Kullar, kendilerine verilen cüz-i iradeyi nerede ve nasıl kullandıklarından, emir ve yasaklara uyup uymadıklarından tek tek hesaba çekileceklerdir. Çünkü kulun fiillerinde kusur, noksanlık ve günah potansiyeli her zaman mevcuttur.

Özetle

Zemahşerî'ye göre bu ayet, Allah mutlak adil ve hakim olduğu için sorgudan münezzeh olduğunu beyan eder. Kul ise hem acizliği hem de sorumluluğu sebebiyle her an sorgulanmaya mahkumdur.

 EL KEŞŞAF TEFSİRİ

HABERE YORUM KAT