1. HABERLER

  2. İSLAM

  3. KUR'AN

  4. "Biz onların yaptıklarını ve günlerini mutlaka sayıyoruz"
"Biz onların yaptıklarını ve günlerini mutlaka sayıyoruz"

"Biz onların yaptıklarını ve günlerini mutlaka sayıyoruz"

"Ey Muhammed, kâfirlerin hemen azaba uğratılmalarını isteme. Biz onların yaptıklarını ve günlerini mutlaka sayıyoruz." (Meryem/84)

05 Mart 2026 Perşembe 07:41A+A-

 

فَلَا تَعْجَلْ عَلَيْهِمْۜ اِنَّمَا نَعُدُّ لَهُمْ عَدًّاۚ ﴿٨٤﴾

84- Ey Muhammed, kâfirlerin hemen azaba uğratılmalarını isteme. Biz onların yaptıklarını ve günlerini mutlaka sayıyoruz.

يَوْمَ نَحْشُرُ الْمُتَّق۪ينَ اِلَى الرَّحْمٰنِ وَفْداًۙ ﴿٨٥﴾

85- Takva sahiplerini bir heyet halinde Rahman (olan Allah'ın huzuran)a toplayacağımız gün,

وَنَسُوقُ الْمُجْرِم۪ينَ اِلٰى جَهَنَّمَ وِرْدًاۢ ﴿٨٦﴾

86- Suçlu-günahkârları da, susamışlar olarak cehenneme süreceğiz.

Onların bir an önce yok edilmelerini isteme.”

Onlar yüzünden canını sıkma. Çünkü onlara yakın bir zamana kadar mühlet tanınmıştır. Onların her türlü davranışları tarafımızdan hesaba geçirilmekte, sayıya vurulmaktadır. Ayette bu hesaba geçirilme işleminin titizliği somut bir ifade ile tasvir ediliyor. Okuyalım:

“Biz onların neler yaptıklarını teker teker sayıyoruz.”

Bu ürkütücü bir tasvirdir. Günahları, davranışları ve alıp verdiği nefesler, yüce Allah tarafından sayılanların, bütün yaptıklarını didik didik inceleyerek çetin bir hesaplaşmaya çekeceği kimselerin vay haline!

Okuduğumuz ayetlerde canlandırılan bir kıyamet sahnesinde bu “hesap tutma sayya vunna” işleminin sonucu tasvir ediliyor. Mü’minler, rahmeti bol olan yüce Allah’ın huzuruna saygın bir konuk gibi çıkarılırlar. Onurlandırıcı bir ilgi ile karşılanırlar. Okuyoruz:

“O gün kötülükten sakınanları seçkin konuklara yaraşır bir saygınlıkla rahmeti bol olan Allah’ın huzurunda biraraya getiririz.”

Buna karşılık ağır suçlular, hayvan sürüleri gibi güdülerek cehenneme yollanırlar. Okuyoruz:

“Buna karşılık ağır günahkârları, susamış hayvan sürüleri gibi cehenneme süreriz.”

 FİZİLALİL KUR’AN

Meryem Suresi 84, 85 ve 86. ayetler, kafirlerin mühlet alması ve kıyamet günü müminlerle suçluların karşılaşacağı manzarayı tasvir eder.

​İşte Râzî’nin perspektifinden bu üç ayetin açıklaması:

​84. Ayetteki "​Acele Etmemenin" Hikmeti: Allah, Hz. Muhammed’e "Onlar için azap istemekte acele etme" der. Çünkü her şeyin bir "Ecel-i Müsemmâ"sı (belirlenmiş vakti) vardır.

​"Tek Tek Sayıyoruz" (Neaddu Lehum Addâ): Râzî burada müthiş bir inceliğe değinir:

​Bu ifade, inkarcıların aldığı nefeslerin bile sayılı olduğunu gösterir.

​Sayılan bir şey eksilmeye mahkumdur. Dolayısıyla onların dünya hayatındaki refahı aslında her nefeste tükenmektedir.
​Râzî’ye göre bu, mümin için bir teselli, kafir için ise en şiddetli tehdittir; çünkü attıkları her adım onları kaçınılmaz sona yaklaştırmaktadır.

​Râzî, 85. Ayette geçen "Vefden" (elçiler heyeti, onur konukları) kelimesi üzerinde durur:

​İzzet ve İkram: Müminlerin mahşer meydanına yaya olarak değil, binekler üzerinde ve büyük bir saygıyla getirileceğini vurgular.
​Rahman İsminin Sırrı: Ayette "Allah’ın huzuruna" yerine "Rahman’ın huzuruna" denmesi, o gün müminlerin sadece merhamet ve lütuf göreceklerinin garantisidir.

​Siyasi Temsil: Râzî, "Vefd" kelimesinin kralların huzuruna çıkan seçkin heyetler için kullanıldığını belirterek, müminlerin o gün kainatın gerçek Sultanı'nın özel misafirleri olacağını ifade eder.

​86. Ayette geçen:

​Virden (Susuz Olarak): Râzî, bu kelimenin susuzluktan dolayı suya koşan hayvanlar için kullanıldığını belirtir. Suçlular, ciğerleri yanarcasına bir susuzlukla cehenneme sevk edilirler.

​Sürmek (Nesûku): Müminler "heyet" olarak ağırlanırken, kafirlerin "sürüldüğünü" (sevk) söyler. Bu, aşağılanmanın ve değersizliğin bir işaretidir.

​Susuzluğun Mahiyeti: Râzî’ye göre bu susuzluk sadece fiziksel bir hararet değil, aynı zamanda Allah’ın rahmetinden ümidini kesmenin getirdiği manevi bir yanıştır.

Râzî, bu ayetlerin sonunda şu dersi verir: Zamanın sayılıyor olması (84. ayet), akıllı bir insanı hazırlık yapmaya; "Vefd" veya "Vird" grubundan hangisine dahil olacağını seçmeye itmelidir.

TEFSİR-İ KEBİR

HABERE YORUM KAT