HABER HATTI
Yorum-Analiz
ÖZGÜR-DER
ANKET
Haksöz-Haber'de en çok ziyaret ettiğiniz bölüm hangisidir?
Haksöz Okulu
Haberler
Köşe Yazarları
İktibaslar
Forum

Haksoz haksöz

ARAMA
Haksöz Dergisi 216. (Mart 2009) Sayısı
01.03.2009 19:08
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
 
216. sayısında “28 Şubat Darbecileri Yargılansın; Ergenekon Bataklığı Kurutulsun!” manşetiyle çıkan Haksöz, darbe düzeni ve çete karanlığına karşı mücadele etmeye çağırıyor. Gazze direnişi ve Özgür-Der’e kapatma davasıyla ilgili sorumluluklarımıza da dikkat çekiliyor.

Kur'an'ın aydınlığına doğru aylık yayınına devam eden Haksöz Dergisi, Mart 2009 sayısıyla tam 18 yılı geride bırakmış oldu. Önümüzdeki ay 19. yıl sayısı çıkacak olan Haksöz, okuyucularına dergiyi okuma ve okutma çağrısında da bulunuyor.

Yerel seçimlere ilişkin kısa bir değerlendirmenin yapıldığı Sunuş'ta "Seçimimizi inancımız ve kimliğimizden yana yaptık!" vurgusu öne çıkıyor. "Ergenekon Davası Askeri Müdahalelerle Savsaklatılmaya Çalışılıyor!" başlıklı Gündem yazısında TSK'nın Ergenekon soruşturmasının derinleştirilmesi önünde dev bir barikat oluşturduğuna dikkat çekilerek ordunun bizzat Ergenekon yapılanmasıyla irtibatlı olduğu ifade ediliyor. 28 Şubat hukuksuzluğunun faillerinin Ergenekon bağlantısının örtülmemesi gerektiğinin ifade edildiği gündemde, orgenerallerin yargılanmamasının Ergenekon sürecini boşa çıkaracağı vurgulanıyor.

"Çatışan İdeolojiler, Uzlaşan Kavram ve Semboller" başlığıyla Kenan Alpay, cahili simge ve sembolleri Kur'an ekseninde değerlendirirken ulus-devletin siyasal kavram ve sembollerinin sahiplenilmesideki pragmatizmi ele alıyor. Rıdvan Kaya ise başta Gazze eylemlerinde olmak üzere son zamanlarda sıkça tartışılan bayrak konusunu değerlendiriyor. Konunun önemine binaen tartışmalarda gündeme gelen hemen hemen tüm başlıkları ele alan Kaya, İslami ilkeleri toplumsal-siyasal hayatta belirleyici kılmanın önemine dikkat çekiyor.

"Resmi Törenleri Boykot Çağrısı" dolayısıyla Özgür-Der hakkında açılan kapatma davasıyla ilgili davanamelere yer verilen bu sayıda Hülya Şekerci de kapatma sürecini yorumluyor. Şekerci, düşünceyi, kimliğimizi, eğitimi, bir bütün olarak hayatı özgürleştirmek ve resmi ideolojinin daraltıcı, dayatmacı kalıplarından azade kılmak olan amacımızdan asla vazgeçmeyeceğimizin altını çiziyor.

Derginin bu sayısında Gazze gündemi yine önemli bir yekûn tutuyor. Ufuk Aktaşlı, özellikle Türkiye medyasının Gazze direnişine yaklaşımını ele alırken; Başbakan Erdoğan'ın Davos çıkışını ve anti-semitizm tartışmalarını da değerlendiriyor. Crescent'ten yapılan bir çeviride Zafer Bangaş, başta Mısır, Ürdün ve Suudi Arabistan olmak üzere Arap rejimlerinin Gazze direnişine karşı tutumlarını oldukça doyurucu bir biçimde özetliyor. Abbas'ın pozisyonunu da ele alan Bangaş, çeşitli ülkelerin tepkileri üzerinden de kıyaslamalar yapıyor. Bir başka çeviride Miko Peled, İsrailli bir barış aktvisti gözüyle Gazze'de "insani" şartları ve son süreci değerlendiriyor. Fahad Ansari ise Gazze ile Somali'deki direnişi karşılaştırıyor. Konuyla ilgili Mehmet Pamak ise direnişin biz Müslümanlara yüklediği sorumluluklara ve Filistin sorununa nasıl yaklaşmamız gerektiğine ilişkin vurgulara dikkat çekiyor. Murat Özer de Somali'de yönetimin büyük bir bölümünü ele geçiren eş-Şebab'ı (Genç Mücahidler) ve uygulamalarını ele alıyor.

İlk bölümü geçen sayıda yayınlanan Hayreddin Karaman ve Hizmet Nesli Serencamı yazısının devamında Hamza Türkmen, yine Karaman'ın anıları ışığında Hizmet Nesli'nin kurumlaşma sorununu ve Hayreddin Karaman'ın sevinç ve üzüntülerini yorumluyor.

Derginin bu sayısındaki Kur'an çalışmalarında Cengiz Duman Kur'an ve Tevrat kaynaklı uzun bir çalışmayla Hz. Lut kıssasını işlerken; Fevzi Zülaloğlu da Yahudilikteki "genetik felah" ve Hrıstiyanlıktaki "genetik günah" anlayışlarına karşı Kur'an'daki fıtrî misak ve Ahdullah konusunu ele alıyor.

Kültür-sanat/edebiyat yazılarında Asım Öz, İzzet Derveze'nin anılarından hareketle Osmanlı dönemi Filistinine ve Cumhuriyetin ilk yıllarındaki Türkiye'ye ışık tutmaya çalışırken Ahmet Örs, Mustafa Kutlu'nun yeni hikâye kitabı "Huzursuz Bacak"a eleştirel yaklaşımlarını aktarıyor. Zehra Çomaklı Türkmen, Bünyamin Doğruer ve Ali Emre'nin de birer denemesinin yayınlandığı dergi sayfalarında Gazze Duası adı altında başta Gazze olmak üzere dünyanın çeşitli bölgelerindeki kardeşlerimize atfen yazılmış bir duaya yer veriliyor.

Derginin arka kapağını Özgür-Der'e açılan kapatma davasına ilişkin bir deklarasyon süslüyor: "İlkelerimiz, Mücadelemiz ve Kimliğimizle Varız; Varolacağız!"

HAKSÖZ-HABER

Haksöz Dergisi 216. (Mart 2009) Sayısı Çıktı

Seçimimizi İnancımız ve Kimliğimizden Yana Yaptık!
HAKSÖZ

Ergenekon Davası Askeri Müdahalelerle Savsaklatılmaya Çalışılıyor!
HAKSÖZ

Çatışan İdeolojiler, Uzlaşan Kavram ve Semboller
KENAN ALPAY

Bayrak Tartışması Ne İfade Ediyor?
RIDVAN KAYA

İslami Kimliğimiz ve Düşüncelerimiz Suç Kabul Ediliyor!
ÖZGÜR-DER

İstanbul Valiliği: "Özgür-Der Kapatılsın"
HAKSÖZ

Özgür-Der Neden Kapatılmak İsteniyor?
HÜLYA ŞEKERCİ

Gazze Direnişinin Ardından
UFUK ATAŞLI

İşbirlikçi Abbas'ın Türkiye Ziyareti Protesto Edildi!
HAKSÖZ

Filistin ve Arap Rejimleri Problemi
ZAFER BANGAŞ

Gazze'de Kazanmak
MİKO PELED

Filistin İslami Direnişi ve Sorumluluklarımız
MEHMET PAMAK

Filistin ve Kürt Sorunu: Benzerlikler ve Farklılıklar
GÜNEY UZUN

Gazze ve Somali'deki Direnişten Dersler
FAHAD ANSARİ

Firavun Mübarek'in Türkiye Ziyareti Protesto Edildi
HAKSÖZ

Somali'de Barış Ne Zaman?
MURAT ÖZER

Hizmet Nesli ve Kurumlaşma Sorunu –Hayreddin Karaman'ın Sevinçleri ve Üzüntüleri-
HAMZA TÜRKMEN

Kur'an ve Tevrat'a Göre Lut Kıssası
CENGİZ DUMAN

Ne Genetik Felah, Ne Genetik Günah; Fıtri Misak ve Ahdullah
FEVZİ ZÜLALOĞLU

Osmanlı Filistini'nden Bir Posta Memuru İzzet Derveze'nin Anılarından
ASIM ÖZ

Mustafa Kutlu'dan Benzer Fotoğraf: "Huzursuz Bacak"
AHMET ÖRS

Günlerde 28 Şubat
ZEHRA ÇOMAKLI TÜRKMEN

Sabır
BÜNYAMİN DOĞRUER

Sömürü Vahşeti
NİSANUR AYAR

Gazze Duası
HAKSÖZ

Gazze Üzerine Prelüd
ALİ EMRE

Haksöz Dergisine abone olmak için  0 212 524 10 28' u arayın.

Haksoz haksöz

Bookmark and Share
YORUMLAR
Toplam 9 Yorum
Murat Kayacan
21 Mart 2009 Cumartesi 16:08
Lut kıssası
"Tevrat'ta yer alan Lut kıssası, her yönü ile tenakuzlarla dolu bir kıssa örneği olmaktan ileri gidememektedir."

cümlesinin sonraki cümlelerle uyum arz etmesi için

"Tevrat'ta yer alan Lut kıssasının, bazı açılardan tenakuzlar içerdiği inkar edilemez." şeklinde kurulması yeterli görünüyordu ona işaret etmek istedim.

Selamunaleyküm.
cengiz duman
20 Mart 2009 Cuma 22:41
devamı
Kur'an kıssalarının, Tevrat kıssaları ile mufassal hale getirilmesi Kur'an'ın getirdiği bir bakış açısıdır. "Sana kendinden öncekileri doğrulayan Kitap’ı hak ile indirdi. İnsanlara yol göstermek üzere daha önce de Tevrat’ı ve İncil’i indirmişti. " 3/3-4
"Bu daha öncekilerin kitaplarında da vardır. İsrailoğlu bilginlerinin bunu bilmesi onlar için bir belge değil miydi ? " 26/196-197" "Ey Ehl-i Kitap: Resulümüz size Kitaptan gizlemekte olduğunuz bir çok şeyi açıklamak üzere geldi.. " 5/15
Bundan dolayı Lut'un soyu hakkında Kur'an ve hadis kitaplarında kesin bir bilgi olmamasına istinaden Tevrat verilerini Kur'ani bakış açısıyla gözden geçirerek bu husustaki mücmelliği aşma çabasında olduk. Hz.Lut'un Kur'an'da yer alan kıssasında, kronoloji de biyografi de yoktur. Bu yüzden Tevrat'taki Lut kıssası kronoloji ve biyografisine sadık kalmaktan yana olduk. Aralarındaki kan bağını zımnen belirtse de Kur'an, Hz.İbrahim ile Hz.Lut arasında kan bağını değil akidevî yönü öne çıkarmıştır. Esasen Lut kıssası kronolojisi ve Hz. Lut'un biyografisi Tevrat'ta vardır. Bu hususları Tevrat'tan almanın Kur'an'a aykırı bir tarafı yoktur. Belki buna istinaden yani Tevrat'ta olan detaylar sebebiyle Cenab-ı Hakk, Kur'an'da detaylara yer vermemiştir.
Hz. İbrahim ile Lut arasındaki biyografik bağ, hz. Nuh'a kadar dayanmaktadır.Her iki resul kan bağı ile bağlı oldukları için Tevrat'ta sıralanan silsile içersinde biyografik olarak da müşterek bir hayata sahiptirler.Lut'un kimliği bölümünde bu hususlar üzerinde durmaktayız.
Yanlış kullanımını belirttiğiniz s.59'daki ve ayrıca S.56'da geçen "fevk etme"kelimesi (fehmetme) olarak değişmelidir. s. 50'de yer alan "mahzar" kelimesi (mazhar) olarak değişmelidir. s.49'da yer alan "tareh" (Terah) olarak düzeltilmesi gerekmektedir. Yanlışlıklardan dolayı özür dilerim. Bu düzeltme ve açıklamalara vesile olan Murat Kayacan kardeşime şükranlarımı sunarım. Allah razı olsun. Allah'a emanet olun..
cengiz duman
20 Mart 2009 Cuma 22:10
Kur'an ve Tevrat'a göre Lut kıssası
Selamün aleyküm,
Kur'an-ı Kerim, Tevrat ve İncil'de yer alan kıssaların menşei İlahidir.Vahy aracılığı ile bildirilen bu kıssaların Tevrat ve İncil'deki sahih muhtevalarının süreç içerisinde tahrif, tebdil ve tağyir edilmeleri sonucu son vahiy Kur'an'da doğru muhtevaları beyan edilerek hidayet edici özelliklerine irca edilmiştir.
Tahrif, tebdil ve tağyir edilen Tevrat kıssalarında tenakuzların(çelişki) bulunması kadar doğal bir durum olamaz. Nitekim Lut kıssasını incelediğimiz yazımızda bu tenakuzlara değindik. Homoseksüel bir cinselliğe karşı çıkan kıssada aile içi ensest bir cinselliğe yer verilmesi bir tenakuz değil midir? Lut'un oğullarından bahsedip birdenbire onlarla ilgili anlatımı koparmak, damatları olduğu halde kızlarını saldırgan kavmin erkeklerine teklif etmek tenakuz değil midir? Helak, Lut kavmini kapsamasına rağmen helak sonrası başka memleketlere gitmeyip mağara hayatı ile iğrenç anlatımlar tenakuz değil midir? Hz. İbrahim ile ilişkisi devam ederken bunu oğulları ve torunlarıyla da düşünebiliriz, dünyada yalnız başına kalmış gösterilmesi tenakuz değil midir?
Sadece Lut kıssası için sıraladığımız bu tenakuzlar sahih lut kıssasından mıdır yoksa tahrif edilmiş Lut kıssasından dolayı mıdır?
Tevrat'ta anlatılan Lut kıssasında tahrif, tebdil ve tağyir olduğunu neden öne sürüyoruz? Çünkü Kur'an'daki Lut kıssası ile Tevrat'taki Lut kıssasının benzer olmasından!.. Elimizdeki sahih olan ile muharref olanı karşılaştırarak bunu iddia ediyoruz.
Lut kıssasının Kur'an ve Tevrat versiyonlarının ana gayesi malum cinselliği yasaklamak üzerinedir. Tevrat'ın diğer yerlerindeki ifadelerde de homoseksüel yaklaşımlar kınanmakta ve cezası ölüm(recm) (Levililer kitabı/20. Bab/13)olarak açıklanmaktadır.
Tevrat'taki kıssalardan konumuz olması açısından Lut kıssasından yararlanmayı, Kur'an kıssalarındaki mücmellik olgusunu aşmak açısından yararlı görmekteyiz. Bunun yanısıra Kur'an kıssaları, Tevrat kıssaları anlatımları üzerine bina edilen anlatımlar içermektedir..
Murat Kayacan
19 Mart 2009 Perşembe 22:26
Fıtrî Misak ve Ahdullah
Yazının girişinde Rad suresi ayetlerinden ayet meali verilmeden bahsedilmekte. Bu da yazarın ayeti doğru anlayıp anlamadığın okurun tartmasına imkan vermemektedir.
"Misak ve ahd nedir; ahd ile misak arasında ne fark vardır?" cümlesi "Misak ve ahd nedir? İkisi arasında ne fark vardır?" şeklinde olsaydı daha iyi olurdu.
Yazının sonuç bölümü sonuç gibi durmuyor. O bölüm Genetik felah başlığı altında işlenmeye daha müsait.
1 ve 2 no'lu başlıklar ana başlık ile ilgiliyken 3, 4 ve 5 no'lu başlıklar (bence genetik felah adı altında olması gereken bölüm de dahil) ana başlığa uzak duruyor..
Murat Kayacan
19 Mart 2009 Perşembe 22:20
Kur'an ve Tevrat'a Göre Lut Kıssası
Yazının sonuç bölümünden iki önceki paragrafta şöyle denilmekte: "Tevrat'ta yer alan Lut kıssası, her yönü ile tenakuzlarla dolu bir kıssa örneği olmaktan ileri gidememektedir."
Bu genellemenin ardından sonuç bölümünde şu tür ifadelere mevcut: "Kur'an-ı Kerim'de yer alan kıssalar ile Tevrat ve İncil'de yer alan kıssaların aynı menşee sahip olmalarına ve bu kıssaların birbirleri ile nezerlikleri çok olmasına rağmen..."
"Kur'an'ı (Kur'an-ı olmalıydı) Kerim ve Tanah'da (Tevrat) yer alan Lut kıssaları incelendiğnde her iki kıssanın da aynı amacı, homoseksüellikten sakındırmayı gerçekleştirmek için nazil olduğu anlaşılmaktadır."
"Misafirlik ve misafire hizmetin boyutları vee fıkhının fevk edilmesi (fehm edilmesi?) için, Kur'an ve Tevrat metinlerindeki Lut kıssalarında anlatılan misafir ağırlanışı ve eve konuk olma edeplerinin iyi irdlenip algılanması ve örnek edinilmesi gerekmektedir."
"Kur'an'daki Lut kısası ile ilglii detaylandırma çalışmasında Tevrat'tan yararlanmak fikri Kur'an'ın getirdiği bir bakış açısıdır."
Bir de yazıda İbrahim ile Lut arasındaki biyografik bağın ne olduğunu, biyografik ifadesinden neyin kast edildiğini anlayamadım..
Asım Öz
02 Mart 2009 Pazartesi 15:23
AKP 91'de kuruldu!
Hamza Türkemen'in Karman'ın anılarını değerlendirdiği yazısında aslında AKP'nin doksanlı yılların başında kurulduğuna dönük olarak yaptığıı değerlendirmeleri okuduktan sonra TRT'de yayınlanan POLİTİK AÇILIM programında Fehmi Koru'nun da benzer yaklaşımları dile getirdiğini duymak yorumların/okumalrtın isabetini ortaya koyuyordu.Her şeyin bir anda değil belli bir süreklilik ve kopuş içinde oluştuğunu kanıtlayan bu yazı oldukça ufuk açıcı olmuş kanımca.Dergin kapağı ise tam bir görsel okuma metni .Necmettin bu konuda hayli başarılı....
Murat İslam
02 Mart 2009 Pazartesi 10:40
Selam...
Bu sayıda da yine çok önemli başlıklara imza atılmış.
Emeği geçenlerden Allah razı olsun....
İbrahim Tahir
01 Mart 2009 Pazar 20:50
Hayırlı Olsun
Hayırlı olsun ve hayırlara vesile olsun inşallâh..
ismail coktan/ mardin
01 Mart 2009 Pazar 19:51
....
seçimimizi inancımızdan ve kimliğimizden yana yaptık vurgusuyla acaba benim gibi düşenerek kurana mı oy atacaksınız ben kurana oy atacağımda tağuti düzenin tağuti partilerine oy yok öfke var...!.
07 Eylül 2010
DÜŞÜNCE PLATFORMU
İKTİBASLAR