HABER HATTI
Yorum-Analiz
ÖZGÜR-DER
ANKET
Haksöz-Haber'de en çok ziyaret ettiğiniz bölüm hangisidir?
Haksöz Okulu
Haberler
Köşe Yazarları
İktibaslar
Forum

Haksoz haksöz

ARAMA
Haksöz Dergisi Eylül Sayısı Çıktı!
30.08.2008 13:42
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
 
Haksöz, Eylül ayı itibariyle 210. sayısını çıkarttı. “Haklarımızdan ve Taleplerimizden Vazgeçmeyeceğiz!” manşetiyle çıkan Haksöz’ün bu sayısında güncel yorumların yanı sıra Ramazan, Kur’an çalışmaları ve edebiyat yazıları önemli bir yekûn tutuyor.

Kur'an'ın Aydınlığına Doğru şiarıyla aylık yayınını sürdüren Haksöz'ün Ağustos sayısı çıktı!

Başörtüsü ile ilgili çözümsüzlüğün kanıksandığı ve ümitsizliğin belirdiği bir vasatta haklarımızı ve taleplerimizi egemenlerin insafına terk etmeyeceğimizi ilan eden Haksöz, Gündem'de zulmü kanıksamanın teslimiyet olduğuna dikkat çekerek kimliğimize ve onurumuza sahip çıkmaya çağırıyor.

Ramazan ayı dolayısıyla Ramazan'da üzerimize düşen sorumluluklar ve Ramazan fıkhımıza ilişkin yazılara yer verilen bu sayıda Kur'an, sabır, muhasebe, arınma ve direniş ayı Ramazan'ı layıkıyla değerlendirmeye yönelik Ali Rıza Gökçe ve Abdulhakim Beyazyüz'ün yazıları okunabilir.

Anayasa Mahkemesi'nin AK Parti kararının ardından AK Parti sürecinin irdelendiği ve başörtüsü mücadelesinin geldiği aşamanın değerlendirildiği yazıların yanı sıra Tuzla'da yaşanan kapitalist vurdumduymazlık, Diyanet'in yeni işgüzarlığı, zorla Atatürk'ü sevdirme çabasının savcılıktan dönmesi gibi konular da ele alınıyor. Rıdvan Kaya, yolsuzluk ve rüşvetle ismi anılan AKP Başkan Yardımcısı Şaban Dişli üzerinden siyasetçilerin ticari "gayretkeş"liğini gündeme getirirken; Oktay Altın Gürcistan'daki savaş gerilimi üzerinden Kafkasya'da ABD ve Rusya arasında yaşanan nüfuz kavgasına değiniyor. Geçtiğimiz ay hayatını kaybeden DHKP/C lideri Dursun Karataş üzerinden devrimci solun sürecini ve imtihanını yorumlayan Hamza Türkmen ise solun kafa karışıklığına işaret ediyor.

Pekin Olimpiyatları'yla dünya gündeminde birinci sıraya yükselen Çin'in Uygur Müslümanlara yaşattığı zulmün gözler önüne serildiği bir çeviri yazıya da yer veren Haksöz, Uygurların yaşadığı korkunç dramı okuyucularına taşıyor.

Mehmet Pamak "Kur'an Nesli" kavramına ilişkin yeni açılımlar getirmeye devam ederken; Ahmet Örs ise tebliğ ve mücadelede yerlilik açmazına dikkat çekerek İslami mücadelenin evrenselliğine vurgu yapıyor.

Kur'an çalışmalarının ağırlıklı yer aldığı bu sayıda Cahit Onat, Karun kıssasını analiz ederken, Cengiz Duman Hz. Yahya ve mesajını Kur'an ayetleri ve İncil-Tevrat metinlerinden irdeliyor. Murat Kayacan "Kendinizi öldürün!" (4/66) ayetiyle ilgili tartışmaları yorumlarken, Zehra Çomaklı Türkmen de M. İslamoğlu'nun yeni yayınlanan meali "Hayat Kitabı Kur'an"da yaratılış ve kadın konularını farklı tefsirlerle de kıyaslayarak ele alıyor.

Asım Öz, Filistin direnişinin geçen ay yitirdiği ünlü şairi Mahmud Derviş'i ve şiirlerini değerlendirirken Ali Değirmenci de Türk edebiyatının başlıca eserlerinden hareketle Türk romanındaki "yozlaşma" olgusunu analiz ediyor. Son olarak Abdurrahman Çeliker'in "Batı'da Doğulu Olmak" isimli Mehmet Doğan'ın kitabının tanıtımına yer veriliyor.

İrtibat: 0212 524 10 28

www.haksozhaber.net

HAKSÖZ-HABER

 

Derginin İçinde Yer Alan Yazılar

 

Kur'an, Sabır ve Direniş Ayı Ramazan'a Merhaba

Haksöz

 

Haklarımızı ve Taleplerimizi Egemenlerin İnsafına Terk Etmeyeceğiz!

Haksöz

 

- AK Parti'yi Kapatma Davası

- AYM Kararı: Laiklik Sopasını Siyasetin Tepesinde Tutmaya Devam

- Diyanet'ten Yeni Bir İşgüzarlık

- Tuzla'da Kapitalist Vurdumduymazlık

Haber Analiz

 

Başörtüsü Sorunu Yasakçıların İnsafına Bırakılabilir mi?

Beytullah Emrah Önce

 

Bu Ne Doymak Bilmez İştaha Böyle!

Rıdvan Kaya

 

Zorla Atatürk'ü Sevdirme Çabası Savcılıktan Döndü!

Hasan Soylu

 

ABD ve Rusya'nın Güç Gösterisi: Gürcistan Savaşı

Oktay Altın

 

Dursun Karataş'ın Ölümü ve Devrimci Solun İmtihanı

Hamza Türkmen

 

Çin'deki Uygur Müslümanlarının Istırabı En Az Tibetliler Kadar Büyük

Fahad Ansari

 

Kur'an, Ramazan ve Muhasebe

Ali Rıza Gökçe

 

Arınma Seferberliği: Ramazan

Abdulhakim Beyazyüz

 

"Kur'an Nesli Şurası" Ertelenemez Bir Sorumluluktur!

Mehmet Pamak

 

Sınırları Aşmak, Mesajı Çoğaltmak

Ahmet Örs

 

Karun Kıssasını Yeniden Düşünmek

Cahit Onat

 

Kur'an'da Geçen "Kendinizi Öldürün" İfadesi Nasıl Anlaşılmalı?

Murat Kayacan

 

"Hayat Kitabı Kur'an"da Yaratılış ve Kadın

Zehra Çomaklı Türkmen

 

Mahmud Derviş: Filistin'le Kaynaşan Karşı Hafızanın Şairi

Asım Öz

 

Türk Romanında Yozlaşma Olgusuna Genel Bir Bakış

Ali Değirmenci

 

Doğu da Batı da Allah'ındır!

Abdurrahman Çeliker

Haksoz haksöz

Bookmark and Share
YORUMLAR
Toplam 37 Yorum
Murat Yıldızhan
19 Eylül 2008 Cuma 06:37
Fatihe katılıyorum
Fatih kardeşime aynen katılıyorum. Ama yıllardır varolan bir sorun, çözümün bir kısmı bize düşüyor. Ama dergi sorumlularının üzerlerine düşeni yerine getirp getirmediklerini sormak gerekiyor. Bu soruna çözüm yolları aranıyormu. Dergi bazı illerde bulunamıyor. Abone olun demek yetmiyor. Kitapçılarda yok. Site içinde aynı sorun var kanımca hiç bir yerde tanıtımı yok.

El altından gizli bir ambargo var bunu görebiliyoruz. Lakin bize düşen bu ambargoyu kırmak ve Haksözü daha çok kişiye ulaştırmak olmalı. Buda tabiki dergi sorumluların öncülüğünde olacak bir şeydir..
Fatih
18 Eylül 2008 Perşembe 12:23
Vebal
Haksöz çok değerli bir dergi. Çok güzel ve önemli yazılar yayınlıyor. Ufkumuzu açıyor. Gündemimizi yorumluyor.

Fakat neden tanıtımı yok? Neden kolay kolay bulamayoruz? Anlamıyorum doğrusu. Bu konuda elden gelen her şey yapılmış mıdır acaba?.
Emine Ay
14 Eylül 2008 Pazar 20:50
Yaratılış ve Kadın
Zehra Hanım'ın yorumun başlığındaki konuyu ele alan yazısı güzel ve titiz bir çalışma. Mustafa İslamoğlu'nun meal-tefsirinden hareketle yapılan bu inceleme, ilgi çekici ve sağlıklı değineler de içeriyor.
Bu tür incelemeler çoğalmalı. Zehra Çomaklı Türkmen'e teşekkürler..
Ebamüslim
08 Eylül 2008 Pazartesi 21:50
Anlaşılması Müşkil Ayetler
Murat Kayacan'ın yazısı dikkat çekiciydi. Güzel ve yararlı bir paylaşım olmuş. Kendisine teşekkür ediyorum
Çeşitli nedenlerle anlaşılmasında zorluk çekilen ya da çeviri hataları nedeniyle insanı sıkıntıya düşüren konularda, ayet yorumlarında bundan sonra da yazılar görmek istiyoruz Haksöz dergisinde.
Selam, hidayete tabi olanların üzerine olsun..
cengiz duman
08 Eylül 2008 Pazartesi 15:22
tevrat musa'ya inen kitap mıdır?
"Kur'an'da Musa ile Tevrat sözcükleri birlikte geçmemekte, "Musa'ya Tevrat'ı verdik" biçiminde bir aktarım yer almamaktadır." tesbiti çok doğrudur. Hz. Musa'ya inen kitabın bu günkü hangi kitap veya terim karşılığı - tanakh, tora, on emir- olduğu müphemdir. bir defa da mı inmiştir -Turi sina'da- yoksa devamı gelmiş midir; ahit sandığı(sekine)-tevrat ilişkisi ne anlamdadır? Tevrat içersinde Musa'nın kendi ölümünün bile yazılı olması gibi acayip yığınlarca müşkil bulunmaktadır. Bu sahalarda yapılacak çalışmalar Kur'an- tevrat bağlamını ortaya koyabilecek çalışmalar olacaktır.Son gönderdiğimiz çalışmanın bu kulvarda olduğunu "Hz. Musa'nın medyen'e hicreti ve Allah ile mükalemesi" başlıklı yazı olduğunu vurgulayarak zaman içersinde inşaallah detay konularada inmeye çalışacağız. selam ile...
Erzurumlu Emrah
08 Eylül 2008 Pazartesi 10:41
"Tevrat" Hakkında
Yanılmıyorsam, Kur'an'da Musa ile Tevrat sözcükleri birlikte geçmemekte, "Musa'ya Tevrat'ı verdik" biçiminde bir aktarım yer almamaktadır.
Tevrat hakkında şu kaynaklara da bakılabilir:
Maurice Bucaille'nin "Müsbet İlim Yönünden Tevrat İnciller ve Kur'an" adıyla çevrilen kitabı Diyanet yayınlarınca basılmış ve oldukça da ilgi görmüştür. "Kitab-ı Mukaddes'in Aslı, Torah ya da Esfarı Hamse, tarih, peygamber, şiir ve hikmet kitapları" başlığı altında anlatılanlara bakılabilir. Yazar ayrıca kıssaları da Kitab-ı Mukkaddes ve Kur'an eşliğinde karşılaştırmalı olarak incelemekte ve önemli sonuçlara ulaşmaktadır.
Baki Adam'ın "Yahudi Kaynaklarına Göre Tevrat" da bu konuda önemli bir çalışmadır. "Musa Kitabı ve Tevrat, Bugünkü Tevrat'ın Teşekkülü, Yahudilerin Tevrat'a bakışı" başlıkları altında yazılan kitapta çok sayıda ayrıntıya ulaşmak mümkündür..
Ahmed Yasin Elki
08 Eylül 2008 Pazartesi 00:12
Kur'an'da Tevrat
Cengiz Duman'ın belirttiği gibi Kur'an ve Tevrat ilişkisi ciddi manada pek işlenmemiş lakin Haksöz Dergisinin 40. sayısında Hülya Alper'in çalışması konuya giriş manasında güzel bir çalışmadır. Hatırlatmak istedim.

http://www.haksozhaber.net/okul_v2/article_detail.php?id=682.
cengiz duman
07 Eylül 2008 Pazar 01:23
tevratın mübelliği üzerine devam
Hristiyanlık sonrası peygamberimizden itibaren “sahih” Tevrat ve “sahih” İncil ve bunların resulleri ile Hz. Muhammed ve Kur’an açısından din, resullük ve ilkeler açısından fark olmamasına rağmen geçmişte Yahudiler ve Hz. İsa taraftarları arasındaki muhalefetten kaynaklanan “din” ayrımı bu sefer Hz. Muhammed ve Yahudi-Hıristiyanlarla baş göstermiştir. Resuller arasında ayrım yoktur ancak taraftarları ve dinlerinde yaptıkları tahrifatlarla bu gün üç ayrı din ortadadır. Pek tabidir ki, sanki ayrı ayrı dinler ve bu dinlere ait ayrı ayrı resuller varmış algısı oluşmuştur. İşte kıssalar Bu ayrımı ortadan kaldıran bir olgudur ve İslam’ın yaratılıştan kıyamete kadar tek din, resullerinin ise bu tek dinin çeşitli zaman ve çevredeki temsilcileri olduğunu bize bildirmektedir. Kur’an kıssaları bize bu mesajı iletmektedir. Bunun yanı sıra resullerin kıssaları üzerinde yapılacak çalışmalarla, İslam’ın tüm insanlığa iletilmesi ve dinler arasında irtibat kurulabilecek ortak noktalar oluşturulması açısından globalize çalışmalar olacaktır kanaatindeyiz..
cengiz duman
07 Eylül 2008 Pazar 01:22
tevrat'ın mübelliği Hz. yahya üzerine
Hz. Yahya, dinler tarihi analizi açısından Yahudiliğin son resulüdür. Çünkü kendisinden sonra Hıristiyanlık olarak kategorize edilen Hz. İsa ve ona inen İncil vardır. Her ne kadar Hz. İsa da Yahudi dini üzerine ya da Tevrat ilkelerini hatırlatmaya devam etmiş olsa da kendisine inen İncil’den ve hem yaşamı ve hem de ölümü sonrası; Mesih beklentilerini temin edemeyen Yahudilerin dini muhalefeti, keskin bir biçimde Yahudilik-Hristiyanlık ayrımını oluşturmuştur. Bu ayrımın yapılması İslami bakış açısından; Hz. Yahya ile Hz. İsa arasında; din, peygamberlik ve ilkeleri açısından bir şey değiştiremiyecek olsa da resullerin ölümü sonrası müntesiplerinin tahrifatlarıyla ortaya iki din çıkarılmıştır. Bundan dolayı Tevrat’ın son mübelliği Hz. Yahya ifadesi doğrudur. Tevrat’ın mübelliği ifadesi de doğrudur çünkü Hz. Yahya Hz. Musa’dan beri oluşan ve Hz. Adem’den beri değişmeyen Tevhidî değerlerin kesintili veya kesintisiz toplamını ifade eden Tevrat ilkelerinin mübelliği bir resuldür. Tevrat’ın mübelliği ifadesi , sadece vasıflandırma açısından Tevrat baz alınarak Hz. Yahya’nın tavsifi edilmesini sağlamak içindir..
Cengiz Duman
06 Eylül 2008 Cumartesi 18:09
Tevrat mübelliği üzerine
Erzurumlu Emrah kardeşimizin, dile getirmesi üzerine:
Erzurumlu Emrah kardeşimiz çok önemli bir noktanın altını çizmiştir. Kur’an ve Tevrat ilişkisi üzerinde çalışmalar çok azdır. Kur’an’ın bahsettiği Tevrat teriminin anlaşılması üzerinde yeteri kadar durulmamış/durulamamaktadır. Literatürde mevcut olan bu sınırlı çalışmalar, çok kısıtlı ve de tefsir ve kelam alanları için yapıldığı görülmektedir. Oysa bu çalışmalar Kur’an kıssaları alanı ile ilgili yapılması zaruridir. Tevrat ifadesi neyi kapsamaktadır? Tevrat, Hz. Musa’ya verilen on emir midir? İbranice Torah adı verilen ilk beş kitabı mı kapsamaktadır? Bugün eldeki Hıristiyan sıralamasına göre eldeki mevcut eski Ahit adı verilen kitap mıdır? Yoksa Yahudi rabbileri eşliğindeki; Talmud, Zohar, v.s gibi yazılı ve sözlü külliyatın tümü müdür? Kur’an kıssalarının anlaşılması üzerine yapılması gereken bu tip çalışmalar henüz ufukta gözükmemektedir..
Yusuf
05 Eylül 2008 Cuma 16:39
tebrik
dergi bu ayda çok değerli çalışmalar içeriyor.Tüm emeği geçen müslümanlardan Allah razı olsun.
Ayrıca sitenin yeni görünümü çok hoş olmuş gerçekten,editör kardeşlerimizden de Allah razı olsun.Elleriniz dert görmesin.amin.
Emine Ay
05 Eylül 2008 Cuma 15:32
Teşekkür ve Tebrik
Sayın Ali Değirmenci ve Sayın Asım Öz'e teşekkürler.
Dergide yazmadıkları zaman büyük bir eksiklik hissi oluşuyor insanda.
Bu sayıdaki yazıları da en ciddi edebiyat / kültür dergilerinde bile kolay kolay rastlanmayacak türden çok değerli yazılar.
Allah razı olsun ikisinden de..
Yeliz
05 Eylül 2008 Cuma 15:29
Derginin Son Sayfası
Haksöz'ün son sayfasında duyuru ya da ilanların yer alması hoş değil kanımca. Bu sayfada güzel ve göze çarpan yazılar yayımlanıyor öteden beri. Bu tutum sürdürülmeli. Ali Değirmenci yazamıyorsa bile bu tür yazılar için ayrılmalı bu sayfa.
Bu sayıda İLKAV'ın Alternatif Eğitim Programları'na yer verilmiş. Bu duyurular içeride verilebilir. Bir de söz konusu duyuru ne kadar çirkin duruyor. Bir sayfalık bir duyuruyu daha güzel, daha estetik hazırlayacak kimsemiz yok mu bizim?.
Erzurumlu Emrah
05 Eylül 2008 Cuma 15:25
Peygamber Kıssaları
Cengiz Duman'ın, epeyce bir aradan sonra, Haksöz dergisinde yeniden yazmaya başlaması sevindirici.
Bu sayıdaki Yahya Peygamber çalışması da gayet güzel ve ilgi çekici. "Tevrat mübelliği" ifadesi tartışılabilir belki.
Cengiz Duman, şimdiye kadar epeyce kıssa yazdı sanırım. Bunlar kitap yapılmalı bence. Ya Cengiz Duman'ın yazıları bir araya getirilmeli ya da onun da katılımıyla bir ekip tarafından kıssalarla ilgili ortak bir çalışma hazırlanmalı.
Peygamber kıssaları ya da biyografileriyle ilgili kitaplar genellikle sorunlu. Kimilerinde hurafeler ön plana çıkıyor kimilerinde de tevhidi bilinç eksikliği göze çarapıyor. Cengiz Duman, hem tehdi perspektifi gözetiyor hem başka kaynakları tarıyor hem de kolaylıkla anlaşılan öğretici bir anlatımı var.
Ekin Yayınları'nın şimdiye kadar kıssalarla, siyerle, İslam tarihiyle, temel konu ve kavramlarla ilgili kitaplar yayımlamaması bir eksiklik bence. Kendimize özgü bir "kitaplığımız" olmalı bizim artık..
editör
05 Eylül 2008 Cuma 00:02
Mahir beye
murkur@web.de

adresi üzerinden abonelik için Murat Kurt'la irtibata geçebilirsiniz.

haksozdergisi@gmail.com adresimize İsminizi ve Açık adresinizi gönderirseniz dergiyi göndermeye başlayabiliriz....
mahir
04 Eylül 2008 Perşembe 23:06
nerden
Arkadaslar,
haksoz dergisindeki yazilari nasil okuyacagim.Avrupadayim ve burada Haksoz bulamam.
Asım Öz
04 Eylül 2008 Perşembe 22:28
dergiye dair
Derginin sitedeki kapağı ile matbu kapağı arasındaki renk farkı yabana tılacak gibi değil.Üstelikte yanıltıcı.Beytullah EmRAH Eylül ayında eğitimle ilgili eleştirel pedagojinin imkanlarından hareketle çözümlemeler yapardı.Bu ay yapmaması bence bir eksiklik.Zehra Hanım'ın İslamoğlu meali hakkındaki spesifik incelemesi bu konuda bir ilk.Bu mealle ilgili temel sorunlardan biri dipnot fazlalığının okumayı güçleştirmesidir Altıbin civarında dipnot bölüyor.Dipnotlu meallerin tamamı örneğin Ali Ünal,İhsan Eliaçık ve İslamoğlu meali Esed mealinin gölgesinde kalacak gibi hem mizanpaj hem tarz olarak.Zehra Hanım'ın yazısında kullanılan görsel ise yazıyı çapaklı kılmış..
Ali Değirmenci
04 Eylül 2008 Perşembe 22:06
Hamza Türkmen'in D. Karataş ve Devrimci Sol Değerlendirmesi
Hamza abinin, "Dursun Karataş'ın Ölümü ve Devrimci Solun İmtihanı" başlıklı yazısı iyi okunmalı ve fotokopisi bir kenarda bulundurulmalı.
Yazıda katılmadığınız, farklı düşündüğünüz yerler olabilir elbette. Fakat Hamza abi hem sağlıklı ve dikkatli gözlemlerini aktarmış hem de adalet eksenli bir bakış açısına sahip olmaya özen göstermiş.
Yazıda Kemalst Sol'la, Devrimci Sol'la, PKK hareketiyle ve Sol'un Müslümanlara bakış açısıyla ilgili güzel ve düşünülmesi gereken ayrıntılar da var.
Devrimci Sol'un zayıflaması ve iç çelişkilerden kurtulumaması, bütün ideolojik yönelişleri olduğu kadar, İslami uyanışı da birçok yönden etkiliyor düşünüyorum ben. Statüko ve emperyalizm karşıtı muhalif cephe oluşturma çabaları da bence bu yüzden ikirciklenmelerle karşılaşıyor ve süreğenlikten uzak çabalar nedeniyle güdük kalıyor. Halbuki orta vadede çok önemli çıkışlar, ses getirici alternatif yönsemeler ve önyargıyı azaltıcı müşterek tartışma başlıkları oluşturulabilir bu sayede.
Teşekkürler Hamza abi. Sol'un Müslümanlar'la, Müslümanlar'ın da Sol'a bakışla ilgili "imtihan süreçleri"ni de sizin kaleminizden okuma fırsatı buluruz umarım..
Perihan
04 Eylül 2008 Perşembe 12:15
Bir Öneri
Derginin duyurusu yapıldıktan sonra, tanıtımı sitede oldukça aşağıda kalıyor. O yüzden gündem olması, yorumlanması zorlaşıyor. Gözden kaçıyor biraz. Bence dergi, sitenin daha üst kısımlarında tutulabilir. Forum'un altında filan..
Ali Değirmenci
04 Eylül 2008 Perşembe 12:07
"Bu Ne İştaha Böyle"
Dergide Rıdvan abinin yazısının başlığını görünce, önce, çok mu acele ediyoruz acaba, adeleti gözden kaçırarak erken, yanıltıcı ve başkalarının ekmeğine yağ sürmeye yarayacak yargılara mı yuvarlanıyoruz, diye düşündüm.
Ancak yazıyı okuyunca, son derece adaletli, somut ve nesnel verilerle desteklenmiş, spekülasyona değinen ve aynı zamanda olması gerekene de işaretler içeren nefis bir açıklama yapıldığını gördüm.
Allah razı olsun. Bize bu basireti, adalet ve hakkaniyet duygusunu, bu furkanı veren Rabbimize hamd ü senalar olsun..
murat ayar
02 Eylül 2008 Salı 00:49
Destek gerek
Haksöz Dergisi'nin kapağı çok güzel olmuş, emeği geçen kardeşlerimizi tebrik ediyorum. Haksozhaber.net için gelen eleştiriler yerinde olsa da şöyle bir sıkıntı var; bunu gerçekleştirecek kadroya sahip miyiz? Bugün haber sitelerinin haber bölümlerinde bile kadrolu olarak bir çok kişi çalışırken haksozhaber.net'in yükünü omuzlayanlar hem tasarımla hemde haberlerin akışı ile hem yorumları kontrol etmekle ilgileniyorlar. Ayrıca bunun yanında yaptıkları diğer işlerde cabası. Gerçeğimiz bu. Dolayısıyla eleştirde bulunan kardeşelerimizin ve tabii ki hepimizin bu sıkıntıarı elele vererek nasıl aşabiliriz üzerinde de düşünmemiz gerekiyor..
mustafa
01 Eylül 2008 Pazartesi 21:06
Karşılaştırmalar anlamlı değil
internethaber ile ntvmsnbc'de ne var anlayamadım? ahmet kardeşimiz ciddi bir altyapı sorunundan bahsediyor, her halde anlaşılamadı. BBC sitesi gayet basit bir altyapıya sahip, çizgileri de öyle. Profesyonellikten kastedilen daha modern çizgiler, hatlar vs ise, bu apayrı bir çalışmanın konusu. Olabilir elbette, böylesinin daha estetik ve göze hoş olduğu da düşünülebilir ama Ne Kurannesli karşılaştırması ne de NTV benzeri kıyaslamalar bana gerçekçi görünmedi. Bir defa haksöz bir edebiyat ya da sanat galerisi sitesi değil. üstelik sadece bir haber sitesi değil, aynı zamanda müslümanların ortak haberleşme sitesi. bu kadar fazla talebi bu alanlara sığdırmak hiç kolay değil. ve bildiğim kadarıyla bu işle sadece tek bir arkadaşımız uğraşıyor. özcesi bir "CREATİF TEAM" yok haksözde. bunları gözetmek gerek...sorumlulukları dağıtalım bu işleri de çözeriz diyoruz ama haksöz arşivi yıllardan beri tamamlanmaya çalışılıyor, sanırım bir tek ahmet kardeşimiz uğraşıyor ama ciddi bir yardım talebi bugüne dek gelmemiş...
Yorumlardan ziyade kardeşlerimizle haberleşerek, istişareleşerek bu sorunları çözmeye çalışmak lazım...
mesela gördüğüm kadarıyla haksözde fazla reklam yok...oysa siteler reklamla yürür, en azından masraflarının bir kısmını bu reklamlar sayesinde halleder...bence bunu da gündeme almak lazım. SİTEMİZE SOMUT ADIMLARLA SAHİP ÇIKALIM!!!.
Ahmet Murat Kaya
01 Eylül 2008 Pazartesi 12:44
Yetinmeyelim, Yetelim...
görsellik artıkça hız yavaşlar ifadeleri pek doğru değil galiba. Ntv ve İnternethaber in sitelerine bakabiliriz.Çok hızlı ve çok tıklanan siteler.Hem de görsellik oldukça yoğun.

Bizler arıyor, ama Haksözhaber kulvarında başka bir site bulamıyoruz. Hemen hemen rakipsiz denebilecek bir alanda faaliyet gösteriyorsak, bunun değerini bilmeli ve ona göre hareket etmeliyiz.Site en az dergi kadar ciddi bir etki alanı olmaya aday ve oluyor.Bu konu daha titiz ele alınıp, hekkında bir takım stratejiler geliştirmeli.
Olanla yetinmek bizim ne huyumuzdur ne de doğru olandır.Daha iyiyi zorlayalım ve bunun için ne gerekiyorsa sorumlulukları dağıtalım..
Ahmed Yasin Elki
31 Ağustos 2008 Pazar 23:10
Site Tasarımı Hakkında
Aslında site hakkında konuşunca şu soruya cevap bulmak lazım. Bir site için gerekli olan Görsellik bakımında güzel görünmesimi yoksa kullanışlı olmasımıdır? Eğer görsellik kullanışlılık ve hızlı olmaya engel teşkil ediyorsa geri plana atılabilir. Site yaparken arka planı resimlerle flashlarla süslenebilir buda siteyi bir o kadar ağırlaştırır. Eğer klasik arada bir güncellenen bir site yapılacaksa görselliği zorlayabilirsiniz. Site fazla bilgi ve bölüm olmadığından dolayı resimlerle ve flashla süsleyebilirsiniz. Ama haber amaçlı siteler hızlı açılması ve kullanışlı olması gereken sitelerdir. Türkiyede çoğu şey olduğu gibi vitrin önemsenir içerik ikinci plana atılır. Site editörlüğü yapan kardeşler şunu zamanla öğrenirler güvenlik bir sitede en başta gelir. Ve güvenlikte bazı işlemlere yapmamanız demektir. Kardeşlerin BBC veya diğer yabancı haber siteleri bir incelemesini isterim. Herhangi bir haber sitesinde ne kadar elamanın istihdam edilidiğini tasarımların profesyonel grafikerler tarafından yapıldığını unutlamayalım. Ayrıca bir çok sitenin şablonu başka sitelerden alındığını görebilirsiniz. Tabiiki tasarım olarak Haksözde zayıflıklar var. Buda bizim grafiker olmamamızdan kaynaklanmaktadır. Lakin taklit ederek veya başka tasarımları çalarak yapılacak sitenin Haksöze yakışmayacağına inanıyorum. Haksöz tasarlanırken yorumcuların fikirlerine ne kadar önem verdğimiz geçmişten bugüne yaptığımız değişiklikler gözlenirse görülecektir. İnşallah zamanla site daha güzele gider. Ve site amatörlerin yaptığı ir site olmaktan çıkıp profesyonellerin eline verilir ve daha profesyonel ürünler ortaya çıkar..
gorsel acıdan haksoz
31 Ağustos 2008 Pazar 22:37
...
gorsellik elbetteki biz islamcılar için önemli.fakat kuran nesli ile haksoz haber güncelliğini kıyas etmek abes.zara kurannesli klasık ve tasarım olaylarına biraz ustten bakan ve işi teknik açıdan bilmeyen kardesler için cazip çekici gelebilir.fakat karsılastırılacak kadar değil.iddialı olan kurannesli de değil.hemde hiç!özellikle fotoğraf cekimlerinde ve gorselliğinde haksoz yonetimi gitgide çıtayı kaliteyi yukseltiyor.! diğer islami kuruluşlardan daha çok hemde.zaman gazetesininin gorseli hariç..
Mikail
31 Ağustos 2008 Pazar 22:17
Ramazan ve Haksöz
Bu siteden haberdar olan ve siteye yakınlık hisseden herkes, Haksöz dergisini okuma konusunda da küçük ölçekli bir seferberlik içinde olmalıdır. Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olma anlayışı ne yazık ki müslümanlar arasında da yaygınlaşmış durumdadır.
Ramazan'da Haksöz dergisi için de bir şeyler yapalım, bir şeyler düşünelim. Hem emeğe saygı için, hem kul hakkını ödeyebilmek için, hem yazan kardeşlerimizi yürüklendirmek için, hem ortak bir gündeme ve kimi konularda müşterek bir söyleme ulaşabilmek için, hem davet ve ıslah çabalarımızda çıtayı yükseltebilmek için, hem de birbirimizden bu eksende haberdar olabilmemiz için.
Sitede de Haksöz dergisinin içeriği hakkında da bir şeyler yazıp birlikte tartışalım, birlikte düşünelim ondan sonra.
Ramazan, bu noktada da hayırlara vesile olsun..
beytullah emrah
31 Ağustos 2008 Pazar 20:54
hep bu mevzu mu?
estetik önemlidir, tamam, eleştirilerin de haklılık payı var, buna da tamam ama içeriğe dair olması gereken tartışmaların çoğu zaman kapaktan öteye geçememesi de düşündürücü değil mi?.
Rıdvan Kaya
31 Ağustos 2008 Pazar 18:04
işlevsellik
Bünyamin kardeşe haklı uyarıları-hatırlatmaları için teşekkürler.

Sitede de, dergi gibi estetikten ziyade işlevselliğe önem verildiğinden bazı uyumsuzluklar, görsel zayıflıklar mevcuttur. Bununla birlikte süreç içinde epeyce bir gelişme olduğu sanırım kabul görecektir. Elbette daha iyisi için çaba sarfetmek gerekli.

Kabul edelim ki, bu konularda profesyonelce davranabilme imkanlarından mahrumuz. Bu bir eksiklik ama kısa vadede aşabileceğimiz boyutlarda bir eksiklik de değil maalesef. Yine de uğraştığımız işleri daha düzenli, daha şık yapmak için çaba sarfetmek durumundayız elbette. Bu noktada bu tarz uyarılar-öneriler faydalı olacaktır..
Okan
31 Ağustos 2008 Pazar 17:56
Bünyamin Sevim'e
Eyvallah kardeşim. Allah razı olsun. Ben sitenin genel dizaynı ve kullanışlılığı açısından yaklaşmıştım konuya daha çok. Biraz ayrıntı olsa da söylediklerine büyük ölçüde katılıyorum. Haklısın. Dediklerin dikkate alınmalı bence de. Böylelikle hak ve güzel olanda tavsiyeleşmiş olduk. Editörler de bunu düşünürler artık.
Allah'a emanet..
Bünyamin Sevim
31 Ağustos 2008 Pazar 16:38
Okan Kardeşe
Sitenin işlevselliğine diyeceğim yok.Benim vurgulamak istediğim estetiğiyle ilgiliydi aslında.
Dediğim gibi site tasarımından hiç anlamam dolayısıyla eleştirilerim de sadece siteyi ve dergiyi severek takib eden bir okurun görsellik ile ilgili temennileri olarak algılanmalı.
Okan kardeşimiz örnek vermemi istemiş.Örneğin sitenin sağ üst köşesinde önceden verilmiş bir ilanın kaldırıldıktan sonra izi kalmış gibi bir görüntü var bu düzeltilebilir bir şey mi bilmiyorum ama hiç şık durmuyor.Ayrıca en üstte zeminde kullanılan rengin siteyi boğduğunu düşünüyorum.Üstteki zeminin rengiyle soldaki "haberler,islam dünyası..." bölümünün rengi çok uyumsuz duruyor bence.zemine de o bölümün mavi rengi verilerek üstteki zeminin sağdaki bölüm ve soldaki yazar isimlerinin yazılı olduğu mavi renkli kısımlarla uyumlu olması sağlanabilir,şu an ki durumdan çok daha uyumlu da olur bence.
Aynı şekilde röportajların verildiği sağdaki küçük bölümün renk uyumu Allah aşkına sitenin bütünlüğü içinde ne kadar estetik duruyor,siz söyleyin.Lacivert,sarı,başlık da kırmızı...bunların uyumsuz cırtlak duracağını bilmek için herhalde pc uzmanı olmak gerekmez.
Bence genel olarak şu kaide görselliği koruyacaktır:sitede kullanılacak hiçbir renk sitenin genel tonlarının dışına çok fazla çıkmamalı.Bu tesbitlerim elbette eleştirilebilir.ama şundan emin olunsun ki Haksöz'ü 'dışardan' bilip arada bakan insanlardan da hep bu yönde eleştiri duymuşumdur.
Tasarım uzmanı olmasam da göze çok güzel geldiği için Kuranneslidergisi'nin (http://www.kuranneslidergisi.com/default.asp) sitesini sadelik ve ciddiliği yansıtan düzenli ve estetik görünümü açısından dikkate değer buluyorum.Bu siteyi hazırlayan arkadaşlardan bu konuda neden yardım alınmadığını düşündüğüm olmuştur.Benden bu kadar...Allah'a emamnet olunuz..
Okan
31 Ağustos 2008 Pazar 14:19
Sitenin Nesi Var?
Bünyamin Sevim kardeşimiz, dergiyle kıyaslayarak sitenin tasarımının iyi olmadığını söylemiş. Sitenin de güzel bir tasarıma, görüntüye kavuşturulması gerektiğini belirtmiş.
Sitenin dizaynı bence gayet güzel. Hem estetik hem de son derece işlevsel, kullanışlı. Bir ekran parçasında, çok sayıda görüntüye, habere, yazıya ve duyuruya rastlayabiliyorsunuz. Elebette daha güzel olması konusunda düşünülebilir ve bu arayışın da sonu gelmez. Nitekim site editörlerimiz de bunu ara sıra yapıyorlar zaten.
Bünyamin kardeşimiz, site ile ilgili görüşlerini belirtip daha iyi nasıl olabileceğini önerileriyle birlikte dile getirseydi daha iyi olurdu.
Bu yorumu görürse de belirtebilir de..
Fazlı İnderin
31 Ağustos 2008 Pazar 01:50
sadelik, şıklık ve ciddilik..
görsel konularda sadeliğin gözetilmesi noktasındaki görüşlere katılıyorum..

bir yayın organının okuyucularına ve aynı zamanda seslenmek istediği kitleye yönelik mesajı net, tutarlı ve açık olmalıdır; ki hamdolsun haksöz'de bu çizginin çoktandır yakalandığını görmekteyiz.. görsel olarak da sade, göz yormayan -ve burdan hareketler- ve resmen "beni oku!." diye bağıran bir diyazn da, her türden basılı yayın organının ciddiyetini ve albenisini artırır düşüncesindeiym..

selamlar...
Bünyamin Sevim
30 Ağustos 2008 Cumartesi 22:09
tebrik ve bir temenni!
Kapağın sade ve düzeyli tasarımı dikkate değer.Haksöz'ün dergi olarak seviyeli bir dizayna doğru gittiğini görmek gerçekten sevindirici çünkü bence bir ekole ait yayın organının albenisi de içeriği kadar önemlidir.en azından geniş kitlelere ulaşabilirlik açısından bile bu böyledir.
Beni gerçekten düşündüren ve gördükçe üzen bir durum da sitenin tasarımıyla ilgili.Emeği geçen arkadaşlara haksızlık etmek istemem ama dergi dizaynında yakalanan kaliteye keşke web sitesinde de ulaşılsa.Bu konuda da hem kalifiye eleman hem finansman desteğinin olması gerektiğinin farkındayım.Bilgisayardan anlayan biri olmadığım için de pek katkı sunamam maalesef.
Sözünü ettiğim şeylerin önemsiz olduğunu düşünenler olabilir ama bence okullaşmış/markalaşmış ve gittikçe genişleyen bir halkanın yayın organlarının içeriğindeki kaliteyi tasarımıyla/dış görüntüsüyle de karşılaması bir çok açıdan gözardı edilmemesi gereken bir nokta..
Müşir Deliduman
30 Ağustos 2008 Cumartesi 21:40
İstikrarlı ve Rabbani Yürüyüş
Kafa karışıklığına yol vermeden Kur'an rehberliğinde takdir edilen hedefe meşru düşünce ve vasıtalarla yürüyen Haksöz ailesine Rabbim güç ve kuvvet versin.Bu sayı yine dopdolu ve doğru...İn tensurullahe yensurkum ve yussebit eqdemekum.
Yeliz
30 Ağustos 2008 Cumartesi 19:29
Haksöz'ümüz
Kapak çok güzel olmuş gerçekten. Çok anlamlı, sade ve etkileyici görünüyor.
Derginin içeriğinin zengin olduğunu anlayoruz. Farklı alanlarla ilgili farklı yazılar var.
Dergimizi Ankara'da dört gözle bekliyoruz.
Ellerinize sağlık. Emeğinize sağlık.
Hayırlı olsun..
İbrahim Sediyani
30 Ağustos 2008 Cumartesi 17:13
Hayırlı Olsun
Hayırlı olsun ve hayırlara vesile olsun, inşallâh. Sadece başlıklara baktığımızda bile yeni sayının öncekiler gibi dolu dolu olduğunu anlıyoruz.

Makalelerin başlıklarına ve altındaki imzalara baktım. Fahad Ansarî, Murat Kayacan ve Abdurrahman Çeliker'in yazılarını çok merak ettim..
selim
30 Ağustos 2008 Cumartesi 15:22
Galiba ilk okuyan ben oldum
bugün dergiye erken uğradığım için ilklerden olmak nasip oldu elhamdülillah. rıdvan abiye ufuk açıcı yazılarından, asım öz'e de mahmud dervişle ilgili bizi daha da bilgilendirdiği için tşk'ler...

bu arada kapak hem sade, hem de hedefi gözünden vurmuş...ellerinize sağlık.
07 Eylül 2010
DÜŞÜNCE PLATFORMU
İKTİBASLAR