M. HASİP YOKUŞ

M. HASİP YOKUŞ

Yeni partide isim mi değişecek, zihniyet mi?

CHP'de mutlak butlan kararının ardından yaşanan iç mücadele, Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu cephesinin yeni bir parti kurma kararıyla farklı bir evreye girdi.

Şimdilik kamuoyunun dikkati kurulacak partinin ismi ve logosu üzerinde yoğunlaşmış durumda. Oysa asıl tartışılması gereken tabelanın değil, zihniyetin değişip değişmeyeceğidir. Cumhuriyetin en eski siyasi partisinden doğacak yeni bir oluşum, CHP'nin siyasal mirasını mı sürdürecek, yoksa bunlarla arasına mesafe mi koyacak?

Gerçekten yeni olan ne olacak; partinin adı mı, yoksa onu şekillendiren siyasal paradigma mı?

CHP’nin sahip olduğu genetik kodlar ve bagajında taşıdığı geçmiş iktidar deneyimleri bu toplumun zihninde iyi çağrışımlar yapmıyor.Ve toplumsal hafıza, kurgusal kimliklerin imaj çalışmalarından daha köklü, daha derin ve daha uzun ömürlüdür.

Tek parti döneminin bıraktığı siyasal hafıza, merkez-çevre gerilimi, din-devlet ilişkilerinde açılan yaralar ve vesayet kurumlarıyla kurulan ilişki biçimi bu mirasın en belirgin unsurlarıdır.

Bu miras aynı zamanda yeni oluşumun en büyük açmazlarından birini oluşturuyor. Şöyle ki: Atatürk’ün izinde devleti yeniden dizaynetme arzusu ile kuşatıcılık söylemi aynı anda dillendiriliyor. Oysa bu iki yaklaşım birbirini desteklemiyor, aksine birbirini boşa düşürüyor.

Kurulacak partinin ya da “yenilikçilerin” sözcülerine bakıldığında büyük oranda “eski” CHP’li aktörlerin öne çıktığı görülüyor. Türkiye, daha önce defalarca "yeni" diye sunulan siyasi hareketler gördü. ANAP'tan DYP'ye, MHP'den İYİ Parti'ye kadar birçok örnekte yaşanan ayrışmaların temelinde aynı şekilde parti içi iktidar mücadeleleri vardı.

Bu açıdan bakıldığında yeni partinin CHP'den farkının ne olduğu sorusu çok anlamlı da değil. Çünkü yeni parti kurucuları, uzun süre yürüttükleri mücadele sonucunda CHP'yi yeniden ele geçirme umutlarını yitirince partiden ayrıldılar.

Dolayısıyla bir siyasi hareket yalnızca ismini veya logosunu değiştirmekle yeni olmaz. Yeni söylemler, eski alışkanlıkları sürdüren isimlerle hayata geçirilemez.

Aynı siyasi kültür içinde yetişmiş kadrolarla farklı bir tabela altında siyaset yapmak yenilik değildir.Yeni parti Kürt meselesinde neyi farklı söyleyecek? Dindar seçmenle ilişkide neyi değiştirecek? Ekonomide nasıl bir sınıfsal hat kuracak? Devlet ve güvenlik meselesinde eski CHP reflekslerinden nerede ayrılacak?

Türkçü ve Kemalist bir anlayışla devleti toplumun üzerinde konumlandıran yaklaşım değişmediği sürece Kürt meselesinde de dindar kesimle ilişkide de yeni bir dil üretmesi mümkün görünmüyor.

Hâlihazırda CHP’den ayrılanlar bu zihinsel ve ideolojik bagajı aşabilecek bir yetkinlikten uzaktırlar. Aynı tarih anlayışı, aynı devlet tasavvuru, aynı laiklik yorumu ve aynı toplum okumasına sahip aktörlerle kurulacak yeni parti, CHP'nin başka bir şubesi olmaktan öteye geçemeyecektir.

Bugün yeni oluşumun en güçlü siyasal sermayesi Ekrem İmamoğlu etrafında oluşan mağduriyet algısıdır.İmamoğlu üzerinden kurulan mağduriyet hikâyesinden bir iktidar projesi çıkmaz.Ekonomiden milli eğitime, savunmadan dış politikaya kadar hiçbir konuda sadra şifa bir söylem veya politika üretemeyen bu kadro; şimdilik İmamoğlu profili üzerinden kendi yetersizlik görüntüsünü perdelemeye çalışmaktadır.

İlave olarak, Türkiye'de merkez sol uzunca bir süreden beri bir temsil krizi yaşamaktadır. Türkiye’deki sol hareketlerin önemli bir kısmı Atatürkçülük cenderesine hapsolmuş durumda.

Bu sebeple CHP'nin krizini yalnızca bir parti içi bölünme olarak okumak eksik olur. Asıl kriz, Cumhuriyet tarihi boyunca Kemalizmi esas alan siyasal aklın krizidir.Muadili konumundaki Baas partileri tarihin tozlu sayfalarına karıştı. Yeni parti de bu krizin içinden doğmaktadır; dolayısıyla aynı zihniyetle güçlü bir hikâye yazmak gerçekçi olmadığı gibi mümkünde değildir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
M. HASİP YOKUŞ Arşivi