MEHMET ALİ ASLAN

MEHMET ALİ ASLAN

Haseke’ni noğlu, Şam’ı nurlandırdın

Bazen bir ülkenin, bir halkın ruhunu anlamak için tek bir fotoğraf yeter. Suriye’de son günlerde dolaşıma giren bir kare, tam da böyle bir hikâyenin kapısını araladı.

Fotoğrafta Haseke’ye bağlı Rasulayn’dan genç ve engelli bir adam var: Vesim el-Hammam. Tedavi için geldiği Şam’da, Emevi Meydanı’nda yöresel kıyafetleriyle çekilmiş sade bir hatıra fotoğrafı... Saçı başı biraz dağınık, kıyafeti gösterişsiz, kendi hâlinde bir genç.

vesim

Fakat sosyal medyanın acımasız ve yargılayıcı bir tarafı var. En sıradan görüntülere bile anında ağır anlamlar yüklenebiliyor. Vesim’in fotoğrafı da bundan nasibini aldı. Bazı kullanıcılar onun kıyafetiyle, görünüşüyle ve Haseke’den gelmiş olmasıyla alay etti. Şam’ın merkezinde, alışılmış “şehirli” profilin dışında birini görünce küçümseyen ifadeler peş peşe sıralandı.

Çok geçmeden rüzgâr tersine döndü.

İnsanlar Vesim’e sahip çıkmaya başladı. Üstelik yalnızca Hasekeliler değil; Şam’dan diğer şehirlere, toplumun farklı kesimlerinden insanlar onun etrafında kenetlendi. Alay etmek için kullanılan “Haseke’nin oğlu” ifadesi, bir anda sahiplenmenin, kardeşliğin ve “Biz biriz, biz bizdeniz.” demenin sembolüne dönüştü.

hasekeninoglu2

Hikâye dijital mecraların sınırlarını da aştı. Şam’ın kalbinde, Emevi Meydanı’ndaki dev ekranda Vesim’in fotoğrafı belirdi. Altında ise şu cümle yazıyordu:

“Haseke’nin oğlu, Şam’ı nurlandırdın.”

Yıllarca Esed diktasının katliamlarının ve buna bağlı olarak yaşanan savaşın, yıkımın, göçün ve kimlik gerilimlerinin yorduğu bir ülkeye verilmiş güzel bir cevaptı bu:

Haseke’nin oğlu, Şam senin de evin.

Sahiplenme dalgası giderek büyüdü. Aktivistler, gazeteciler ve toplumun farklı kesimlerinden insanlar Vesim için başlatılan dayanışma kampanyasına peş peşe katıldı. Sosyal medyada başlayan kampanya, kısa zamanda hayatın başka alanlarına da taştı. Vesim, Rasulayn Bölge Müdürü Abdullah el-Ceşam ve İç Güvenlik Komutanı Yarbay Mahmud es-Salih’in katıldığı bir törenle onurlandırıldı.Kültür Bakanı Muhammed Yasin Salih de Vesim hadisesi hakkında, devletin insanların haklarını ve kültürlerini garanti eden bir yaklaşım içinde olduğunu belirtti ve“Bugün ülkemizde bölgeselliğe, dışlanmaya, aşırılığa, ayrımcılığa ve zorbalığa yer yok.” dedi.

Bu çerçevede yapılan paylaşımlarda ve verilen mesajlarda Resulullah’ın (sav) “Allah sizin dış görünüşünüze ve mallarınıza bakmaz. Ama o sizin kalplerinize ve işlerinize bakar.” hadisine sıklıkla yer veriliyor.

Mesafeler kısalıyor

Suriye’nin hikâyesi uzun yıllar boyunca merkez ile çevre arasındaki mesafelerin, mezhepçi aidiyetlerin ve Baas iktidarının farklı kimlikler arasında ördüğü güvensizliğin gölgesinde yazıldı. Kuzeydoğunun uzak vilayeti Haseke, yalnızca coğrafi olarak değil, toplumsal ve siyasi bakımdan da Şam’a uzak tutuldu. Savaş yılları ise bu mesafeyi daha da derinleştirdi.

Böyle bir zeminde bir insanın kıyafeti üzerinden küçümsenmesi belki şaşırtıcı değildi. Fakat asıl dikkat çekici olan, bu küçümsemeye verilen coşkulu karşılıktı.

Artık yadırganan Vesim’in kıyafetleri değil, onu küçümseyenlerin kibriydi. Bir insanın nereden geldiğini ve nasıl giyindiğini ölçü yapan anlayıştı tepki çeken.

On yıllardır halka zulmedenlerin çökerttiği değerler yeniden ayaklanıyor adeta. Vesim hadisesi de bu bağlam içinde görebileceğimiz bir örnek. Devrimin oluşturduğu atmosfer toplumun yeniden toparlanmasına ön ayak oluyor; yaralar sarılıyor.

İnsanlar birbirlerine “Nerelisin?” diye sorarken mesafe koymak için değil, tanımak ve kucaklaşmak için soracaklar artık. Birinin dağınık kıyafetini gördüklerinde küçümsemek yerine o kıyafetin arkasındaki hikâyeyi merak edecekler. Bir Hasekeli Şam’a geldiğinde örneğin, evine gelen bir kardeş gibi karşılanacak.

Kardeşlik de bulaşıcıdır

Vesim’in hikâyesini değerli kılan şey yalnızca bir sosyal medya linçinin tersine dönmesi değil. Bize kardeşliğin de bulaşıcı olduğunu hatırlatmasıdır.Küçümseyenlerin sesi ilk anda daha yüksek çıkabilir. Kötülük hızlı yayılır zira. Fakat bir toplumun vicdanı, bazen o ilk gürültünün ardından kendini gösterir ve iyilik kötülüğü defeder.

Birileri Vesim’i kıyafeti üzerinden hor görmeye çalıştı.Başka birileri ise aynı fotoğrafı alıp Şam’ın en büyük meydanlarından birine astı.

Bunu Suriye’nin yeniden inşası adına küçük ama anlamlı bir işaret olarak görmek mümkün. Çünkü yeniden inşa yalnızca binalarla, yollarla, meydanlarla; ülkenin tarumar edilen tüm altyapısının yeniden imarıyla olmuyor. İnsanların birbirine bakışının da yeniden inşa edilmesi gerekiyor.

Bunun için büyük nutuklara ihtiyaç yok.Bir meydanda asılı duran bir fotoğraf yeter ve birkaç sıcak kelime:

“Hoş geldin kardeşim. Şam’ı nurlandırdın.”

YAZIYA YORUM KAT
2 Yorum
Önceki ve Sonraki Yazılar
MEHMET ALİ ASLAN Arşivi