1. HABERLER

  2. HABER

  3. DÜNYA

  4. Trump Pekin dönüşü Tayvan’ı sattı
Trump Pekin dönüşü Tayvan’ı sattı

Trump Pekin dönüşü Tayvan’ı sattı

Trump, Tayvan için ‘yer’ dedi, ABD’nin çip endüstrisini “çal­dığını” söyledi: "Çok uzakta. Artık buraya ‘yer’ diyelim, çip endüstrimizi çaldılar. 9 bin 500 mil ötede savaş istemiyoruz”

17 Mayıs 2026 Pazar 00:17A+A-

ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin lideri Xi Jinping ile Pekin’de yaptığı zirve, iki ülke arasındaki ekonomik anlaşmalardan çok Tayvan konusundaki mesajlarla dikkat çekti.

Trump, Çin’den ayrılırken Air Force One’da gazetecilere yaptığı açıklamada Tayvan hakkında alışılmadık derecede mesafeli ifadeler kullandı.

Çin’in Tayvan’a coğrafi yakınlığını vurgulayan Trump şöyle konuştu:

“Çin çok büyük, çok güçlü bir ülke. Tayvan ise çok küçük bir ada. Düşünün; orası Çin’e sadece 59 mil uzaklıkta. Biz ise 9 bin 500 mil uzaktayız. Bu biraz zor bir problem.”

Trump ayrıca Tayvan’ın yükselen yarı iletken sektörünü hedef aldı ve geçmiş Amerikan yönetimlerini suçladı:

“Tayvan bizim çip endüstrimizi çaldı. Çünkü geçmişte ne yaptığını bilmeyen başkanlarımız vardı.”

ABD’de özellikle Cumhuriyetçi Parti içinde yıllardır Çin’e karşı sert çizgi savunan çevreler, Tayvan’ın dünyanın en gelişmiş yarı iletken üretim merkezi haline gelmesini Amerikan teknoloji üretiminin Asya’ya kaymasının sonucu olarak görüyor. Trump da seçim kampanyası boyunca sık sık Tayvan Semiconductor Manufacturing Company’yi (TSMC) ve Tayvan merkezli üretimi eleştirmişti.

Trump’ın Pekin’deki sözleri ise ilk kez Tayvan’ın stratejik önemini değil, ABD’ye maliyetini öne çıkarması açısından dikkat çekti.

Trump ayrıca Tayvan’ın siyasi statüsünü tarif ederken de tartışmalı ifadeler kullandı:

“Çinliler bu yerin — artık buraya ‘yer’ diyelim çünkü kimsenin nasıl tanımlayacağını bilmediği bir yer — bağımsız olmasını istemiyor.”

Bu sözler Washington’daki geleneksel “stratejik belirsizlik” politikasının ötesine geçen bir ton olarak yorumlandı.

Trump, Xi Jinping ile Tayvan ve ABD’nin Tayvan’a silah satışlarını “çok detaylı” görüştüklerini de açıkladı.

Gazetecilerin “ABD Tayvan’ı savunacak mı?” sorusuna ise doğrudan cevap vermedi.

“Xi bana aynı soruyu sordu” diyen Trump şöyle devam etti:

“Şu anda ihtiyacımız olan son şey 9 bin 500 mil ötede bir savaş.”

CNN’in haberine göre Çin lideri Xi Jinping de görüşmeler sırasında Tayvan konusunda Trump’a son yılların en açık uyarılarından birini yaptı.

Xi, Tayvan’ın ABD-Çin ilişkilerindeki “en önemli mesele” olduğunu söyleyerek şu ifadeleri kullandı:

“Bu konu doğru yönetilirse ilişkiler istikrarlı olur. Aksi halde iki ülke çatışma ve hatta savaş riskiyle karşı karşıya kalabilir.”

Çin yönetimi Tayvan’ı kendi toprağı olarak görüyor ve gerekirse askeri güç kullanarak “yeniden birleşme” sözü veriyor. Pekin uzun süredir ABD’nin Tayvan’a silah satışlarına ve Taipei yönetimiyle yakın ilişkilerine tepki gösteriyor.

Trump’ın ziyareti öncesinde Washington’da bazı çevreler, Xi Jinping’in Trump’ı Tayvan konusunda geri adım atmaya ikna etmeye çalışacağından endişe ediyordu.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise NBC’ye yaptığı açıklamada Washington’ın resmi pozisyonunun değişmediğini savundu.

Rubio, tarafların kendi pozisyonlarını ortaya koyduğunu ve ardından diğer başlıklara geçtiğini söyledi.

Ancak Trump’ın kullandığı dil, özellikle Tayvan yanlısı çevrelerde alarm yarattı.

Ziyaret sonunda Trump büyük ticaret anlaşmaları açıkladığını iddia etti. Trump yönetimi Çin’in milyarlarca dolarlık Amerikan tarım ürünü satın alacağını ve Boeing’den 200 uçak almayı kabul ettiğini öne sürdü. Ancak Pekin bu anlaşmaların ayrıntılarını doğrulamadı.

Çin tarafı daha çok “istikrarlı ilişki”, “karşılıklı saygı” ve “stratejik denge” mesajları vermeyi tercih etti.

Pekin ayrıca Trump için dikkat çekici bir diplomatik karşılama töreni düzenledi. Xi Jinping, Trump’ı Çin Komünist Partisi liderlik yerleşkesi Zhongnanhai’de ağırladı, birlikte tarihi mekanları gezdi ve devlet yemeği verdi.

Trump da Xi hakkında övgü dolu ifadeler kullandı:

“Tamamen iş odaklı biri. Oyun yok, hava nasıl, yıldızlara bakalım gibi şeyler yok. Hepsi iş ve ben bunu seviyorum.”

 

Kaynak: Serbestiyet

HABERE YORUM KAT