
"Size, onu bakıp yetiştirecek birini buluvereyim mi?"
Bir zaman kızkardeşin (firavunun sarayına) gidip: "Size, onu bakıp yetiştirecek birini buluvereyim mi " diyordu. Böylece annen sevinsin üzülmesin diye seni tekrar ona verdik.

“Bir zaman kız kardeşin (Firavunun sarayına) gidip: "Size, onu bakıp yetiştirecek birini buluvereyim mi " diyordu. Böylece annen sevinsin üzülmesin diye seni tekrar ona verdik. (İstemeyerek) bir adam öldürmüştün. Biz seni endişe ve gamdan kurtarmış ve seni iyi bir imtihandan geçirmiştik. Medyen´e gidip orada yıllarca kaldın. Sonra takdir edilen zamanda oradan geri geldin ey Musa.” (Taha: 40)
Hani hatırlasana, sen nehre bırakıldığın zaman annen senin arkandan kız kardeşini yollamıştı da o seni takip ediyordu. Ve sen Firavunun sarayına girince orada hiçbir kadının göğsünden süt emmiyordun da, çünkü biz başka kadınların sütünü sana haram etmiştik de böylece seni annene döndürmek istiyorduk. Seni takip eden kız kardeşin saraya girerek dedi ki bu çocuğu emzirecek bir aile tanıyorum, onu size haber vereyim mi? Böylece annen üzülmesin, sevinsin istedik. Haydi şimdi ananın gözü aydın olsun. Seni annenin sütüyle besleyip Bizim gücümüzü, kudretimizi, her şeye kadir olduğumuzu Firavuna ve tüm dünyaya gösterelim diye işte böyle yaptık.
Varsın zalim Firavun tedbirler alsın. Varsın yasa çıkarsın tüm müslüman çocuklar ölecek diye. Allah da yasa koyuyor Mûsâ doğacak diye.
İşte yeryüzünün en güçlü ordusuna, en güçlü askerine sahip bir Firavun ve kendisini yıkacak çocuk kucağında büyüyor. Tüm zalimlerin bir gün kendi açtıkları okullarda yetişenlerin kendilerini yıkacaklarından hiç şüpheleri olmasın. Bu bir Allah yasasıdır ve hiç kimse ne tedbir alırsa alsın, bunun önüne geçemeyecektir.
BASAİRUL KUR’AN
Râzî’nin Taha 40.ayet üzerindeki temel tahlilleri:
Râzî, Hz. Musa’nın saraya alınmasını ve annesine geri verilmesini sıradan bir tesadüf değil, "Latîf" olan Allah’ın ince planı olarak açıklar.
Firavun, İsrailoğulları’nın çocuklarını kendisini yıkacak kişi korkusuyla öldürürken, Allah o kişiyi (Musa’yı) bizzat Firavun’un kucağında ve onun imkanlarıyla büyütmüştür.
Râzî burada, Allah’ın düşmanını, yine düşmanının eliyle beslettiğine dikkat çeker.
Ayetin "Kız kardeşin gidip..." kısmında Râzî, aile bağlarının ve beşeri vesilelerin önemine vurgu yapar.
Musa’nın süt anneleri reddetmesi, Râzî’ye göre hem fiziksel bir mucize hem de manevi bir korumadır. Allah, haram (Firavun’un sarayındaki diğer kadınların sütü) ile helali (öz annesinin sütü) birbirinden ayırmıştır.
Kız kardeşin "Size ona bakacak birini bulayım mı?" demesi, şüphe çekmeden yapılan büyük bir diplomatik hamle olarak nitelendirilir.
Ayetin "Gözü aydın olsun ve üzülmesin diye" kısmını Râzî şöyle yorumlar:
Buradaki amaç sadece annenin çocuğuna kavuşması değildir. Asıl gaye, annenin Allah’ın vaadine olan güveninin pekişmesidir.
Ayetin sonundaki "Ey Musa, bir kader üzerine (buraya) geldin" ifadesi Tefsir-i Kebir’de şu şekilde derinleştirilir:
Râzî’ye göre bu, "tesadüfen değil, tam vaktinde ve belirlenmiş bir olgunluk aşamasında" demektir.
Musa’nın Medyen’de geçirdiği 10 yıl, onun sabrını ve nefis terbiyesini tamamladığı bir "halvet" dönemidir. Artık Firavun’un karşısına çıkacak ruhi olgunluğa erişmiştir.
TEFSİR İ KEBİR







HABERE YORUM KAT