Kenya’da İngiliz ordusunun eğitim birimi BATUK’un faaliyetlerinden zarar gördüklerini belirten mağdurlar ve bölge halkının temsilcileri, İngiliz askerlerinin ülkedeki varlığına karşı adalet, tazminat ve hesap verebilirlik talebiyle yeniden harekete geçti.
Mağdurlar ve aktivistler çarşamba günü başkent Nairobi’deki Parlamento binasına yürüyerek, İngiliz askerlerinin Laikipia bölgesindeki faaliyetleri sırasında yaşandığı ileri sürülen insan hakları ihlallerinin soruşturulmasını, mağdurların tazmin edilmesini ve İngiliz birlikleri üzerindeki denetimin güçlendirilmesini talep eden bir dilekçe sundu.
Eylemler, Nairobi ile Londra arasındaki savunma iş birliği anlaşmasının geleceğinin tartışıldığı kritik bir dönemde gerçekleşti.
İngiliz askerlerine yönelik suçlamalar büyüyor
Mağdurlar, Kenya ile İngiltere arasındaki savunma iş birliği anlaşmasının, geçmişte yaşanan ihlaller ve mağduriyetler giderilmeden yenilenmemesini istiyor.
Talepler arasında tazminatların ödenmesi, İngiliz askerleri hakkında ileri sürülen ihlallerin bağımsız biçimde soruşturulması ve Kenya topraklarında suç işleyen İngiliz askeri personelinin hesap verebilirliğini sağlayacak mekanizmaların oluşturulması bulunuyor.
Daha önce Nanyuki’de bir araya gelen mağdur aileleri de adalet ve tazminat süreçlerinin yavaş ilerlemesinden ve mevcut sorunlar çözülmeden İngiltere ile askeri anlaşmanın yenilenmesinden duydukları endişeyi dile getirmişti.
Kenya Parlamentosu: “Endişe verici bir kötüye kullanım modeli”
Yaklaşık iki yıl süren Kenya Parlamentosu soruşturmasının, 2025’in sonlarında yayımlanan raporunda, İngiliz eğitim birimi BATUK mensuplarıyla bağlantılı olduğu belirtilen “endişe verici bir kötüye kullanım modeli” tespit edildi.
Raporda tecavüz ve cinsel saldırı iddiaları, İngiliz askerlerinin Kenyalı kadınlardan dünyaya getirdiği öne sürülen çocukların terk edilmesi, çevre tahribatı, askeri tatbikatlar ve patlamamış mühimmat nedeniyle meydana gelen yaralanmalar gibi ciddi iddialara yer verildi.
Parlamento raporu ayrıca BATUK’u soruşturmaya yeterince iş birliği yapmamakla eleştirdi. Birimin diplomatik dokunulmazlıkla ilgili konuları gerekçe göstererek soruşturma sürecinde yeterli iş birliği göstermediği belirtildi.
İngiliz birliği ise cinsel istismar ve sömürüye karşı “sıfır tolerans” politikasına sahip olduğunu ve personeline yönelik suçlamaları ciddiye aldığını savundu. İngiltere Savunma Bakanlığı da raporun ardından soruşturmada gündeme gelen sorunlardan üzüntü duyduğunu ve gerekli kanıtların sunulması halinde yeni iddiaları incelemeye hazır olduğunu açıkladı.
Agnes Wanjiru dosyası adalet mücadelesinin sembolü oldu
İngiliz askerlerine yönelik hesap verebilirlik taleplerinin merkezinde 21 yaşındaki Kenyalı Agnes Wanjiru’nun ölümü bulunuyor.
Wanjiru, 2012 yılında Nanyuki’de İngiliz askerleriyle birlikte görüldükten sonra kaybolmuş, cesedi daha sonra kentteki bir otelin fosseptik tankında bulunmuştu.
Dosya, Nanyuki’deki aktivistler ve mağdur aileleri açısından İngiliz askerlerinin karıştığı iddia edilen olaylarda adaletin yıllarca geciktirilmesinin sembolü haline geldi.
Wanjiru’nun ailesi, askeri iş birliği anlaşmalarının soruşturmaların önünde engel oluşturmasına izin verilmemesini ve sorumluların hesap vermesini defalarca talep etti.
İngiliz askeri tatbikatı çevreyi de vurdu
İngiliz askerlerinin faaliyetlerine yönelik şikâyetler yalnızca insan hakları ihlalleriyle sınırlı değil.
2021 yılında İngiliz ordusunun askeri tatbikatı sırasında Lolldaiga Koruma Alanı’nda çıkan büyük yangın, 12 bin dönümden fazla alanın yanmasına neden oldu.
İngiliz hükümeti 2025 yılında, yangından zarar gören 7 binden fazla Kenyalıya yaklaşık 2,9 milyon sterlin tazminat ödemeyi kabul etti.
İngiltere Kenya’da askeri varlığını sürdürüyor
İngiltere, Nanyuki yakınlarında bulunan BATUK aracılığıyla Kenya’da sürekli askeri varlığını sürdürüyor. İngiliz ordusu bölgede düzenli tatbikatlar gerçekleştirirken, Londra bu iş birliğinin Kenya güvenlik güçlerinin eğitimini de kapsadığını belirtiyor.
İngiliz askeri tatbikatları, yerel izinler ve bölge halkının korunmasına ilişkin parlamento endişeleri nedeniyle Temmuz 2026’da geçici olarak durdurulmuş, daha sonra Nairobi ile Londra arasında varılan anlaşmanın ardından yeniden başlatılmıştı.
Mağdurların son eylemi, iki ülke arasındaki savunma iş birliği anlaşmasının yeniden düzenlenmesinin gündemde olduğu hassas bir döneme denk geldi.
Mağdurlar, yeni anlaşmada Kenya mahkemelerinin yetkilerinin açık biçimde güvence altına alınmasını, mağdurlar için etkili tazmin mekanizmaları oluşturulmasını, yabancı askerlerin faaliyetlerinin bağımsız biçimde denetlenmesini ve yeni ihlallerin önlenmesini sağlayacak garantiler bulunmasını talep ediyor.

