1. HABERLER

  2. İSLAM

  3. KUR'AN

  4. "Sizden cehenneme uğramayacak hiç kimse yoktur"
"Sizden cehenneme uğramayacak hiç kimse yoktur"

"Sizden cehenneme uğramayacak hiç kimse yoktur"

"Sizden, cehenneme uğramayacak hiç kimse yoktur. Bu, rabbinin, üzerine aldığı değişmez bir hükümdür." (Meryem/71)

21 Şubat 2026 Cumartesi 07:51A+A-

وَاِنْ مِنْكُمْ اِلَّا وَارِدُهَاۚ كَانَ عَلٰى رَبِّكَ حَتْمًا مَقْضِيًّاۚ ﴿٧١﴾

71- Sizden, cehenneme uğramayacak hiç kimse yoktur. Bu, rabbinin, üzerine aldığı değişmez bir hükümdür.

Bazı hadislere göre "oraya (cehenneme) uğramak", "cehenneme girmek" anlamındadır. Fakat bu hadislerden hiçbiri sahih değildir. Öyle olsa bu yorum, gerçek müminlerin hiçbir şekilde cehenneme girmeyeceklerini açıkça ifade eden bir çok sahih hadise ve Kur'an'ın kendisine ters düşerdi. Sözlük anlamı olarak da vurûd (bir şeye arzedilmek, uğramak) duhul (girmek) ile eş anlamlı değildir. O halde doğru ifade şu olacaktır: Her insan cehenneme sunulacak, fakat bir sonraki ayette de açıklandığı gibi dindar, salih insanlar kurtulacak, zalimler orada yüzüstü bırakılacaklardır.

TEFHİMUL KUR'AN

Meryem Suresi 71. ayeti ("İçinizden oraya uğramayacak hiç kimse yoktur. Bu, Rabbinin katında kesinleşmiş bir hükümdür.") tefsir ederken, İslam düşünce tarihindeki en çetin tartışmalardan biri olan "Cehenneme uğrama" (vürûd) meselesini derinlemesine inceler.

​Râzî’nin bu ayetle ilgili açıklamalarını şu ana başlıklarla özetleyebiliriz:

​1. "Vürûd" (Uğrama) Kelimesinin Anlamı
​Râzî, ayette geçen "vürûd" kelimesinin ne anlama geldiği üzerinde durur. Müfessirler arasında iki ana görüşü zikreder:

​Giriş Anlamında: Bazılarına göre bu, herkesin (mümin-kafir) cehenneme gireceği anlamına gelir. Ancak müminler için ateşin, İbrahim (a.s) örneğinde olduğu gibi "serin ve selamet" (berden ve selâmen) olacağını belirtir.

​Köprüden Geçiş Anlamında: Râzî’nin de dahil olduğu ağırlıklı görüşe göre "vürûd", cehennemin üzerine kurulu olan Sırat Köprüsü'nden geçmektir. Herkes o dehşetli manzaranın üzerinden geçecek, ancak müminler zarar görmeden kurtulacaktır.

​2. Müminler Neden Cehenneme Uğrar?
​Râzî, "Allah dostları neden böyle korkunç bir yere uğrasın?" sorusuna hikmet dolu cevaplar verir:

​Şükrün Artması: Müminler cehennemin dehşetini ve kafirlerin içine düştüğü azabı bizzat gördüklerinde, Allah’ın kendilerini kurtarmış olmasındaki büyük nimeti daha iyi kavrayacak ve cennetteki lezzetleri daha derin bir şükürle tadacaklardır.

​İlahi Adalet ve Heybet: Bu durum, Allah’ın azabının ne kadar şiddetli olduğunu herkese göstermek ve O’nun heybetini tüm kalplere hissettirmek içindir.

​3. "Kesinleşmiş Bir Hüküm" (Hatmen Makdiyyâ)

​Râzî, ayetin sonundaki bu ifadeyi, bu olayın asla değişmeyecek, Allah’ın iradesiyle kesinleşmiş bir gerçek olduğu şeklinde yorumlar. Bu, kulun ameli ne kadar çok olursa olsun, nihayetinde Allah’ın huzurunda bu zorlu merhaleden geçeceğinin bir hatırlatıcısıdır.

​4. Ateşin Müminlere Etkisi

​Râzî, bir hadise dayanarak şunu nakleder: Ateş, müminlerin üzerinden geçerken onlara zarar vermez. Hatta ateşin lisan-ı hal ile (veya bizzat) "Ey mümin, çabuk geç! Senin nurun benim alevimi söndürüyor!" diyeceğini belirtir. Buradaki "nur", imanın ve salih amellerin nurudur. Râzî'ye göre bu, maneviyatın maddeye (ateşe) galip gelmesidir.

​5. Psikolojik Yorum
​Râzî'ye göre bu ayet, insanı dünyada aşırı güvenden (ucub) kurtarıp her an tetikte olmaya ve Allah'a sığınmaya sevk eder. En salih insanın bile "oraya uğrayacağı" gerçeği, kulu kibrinden arındırır ve tevazuya zorlar.

​Özetle Râzî der ki: Bu uğrayış bir azap değil, mümin için bir "kurtuluş kutlaması" ve Allah’ın korumasının bir tecellisidir. Kafir için ise azabın başlangıcıdır.

TEFSİR-İ KEBİR

HABERE YORUM KAT