1. HABERLER

  2. İSLAM

  3. KUR'AN

  4. "Ey Adem, şüphesiz bu iblis, senin ve hanımının düşmanıdır”
"Ey Adem, şüphesiz bu iblis, senin ve hanımının düşmanıdır”

"Ey Adem, şüphesiz bu iblis, senin ve hanımının düşmanıdır”

Biz Âdem´e şöyle demiştik: "Ey Âdem, şüphesiz bu İblis, senin ve hanımının düşmanıdır. Sakın sizin cennetten çıkarılmanıza vesile olmasın. Yoksa sıkıntıya düşersin.

12 Mayıs 2026 Salı 09:06A+A-

taha-117.jpg

Biz Âdem´e şöyle demiştik: "Ey Âdem, şüphesiz bu İblis, senin ve hanımının düşmanıdır. Sakın sizin cennetten çıkarılmanıza vesile olmasın. Yoksa sıkıntıya düşersin. (Taha: 117)

Rabbimiz buyurdu ki: Ey Adem, doğrusu Şeytan senin de, eşin Havva’nın da düşmanıdır. Aman size karşı amansız bir düşman olan Şeytan sizi bir vartaya düşürüp de Bana kulluktan, Beni dinlemekten ve cennetten çıkarmasın. O zaman her şeyinizi kaybeder, mutsuz olursunuz, kaybedenlerden, hüsrana mahkum olanlardan olursunuz. Sakın Onun yüzünden cennetinizi kaybetmeyin. Çünkü Onun en baş hedefi budur. Sizi ne yapıp yapıp ayağınızı kaydırmak, cennetinizden etmek isteyecektir.

Adem (a.s) da Havva anamız da cennette, Allah’ın mükemmel nimetleri içinde bir hayat yaşamaktadırlar. İşte böyle güzel bir cennet ortamında Rabbimiz düşmanları konusunda onları uyarıyor. Tabii Rabbimizin bu uyarıları sadece Adem ve Havva için değil, şu anda aynı düşmanla karşı karşıya bulunan hepimiz içindir. Şu anda dünyada yaşayan tüm Ademleri, tüm Havvaları uyarıyor Rabbimiz. Ey kullarım iyi bilin ki Şeytan sizin apaçık düşmanınızdır. Sizler de düşmanınızı iyi tanıyın. Onun saptırmalarına, onun vesveselerine itibar etmeyin. Unutmayın ki o alçak saptırdıklarını cehenneme çağırır. Aman dikkat edin sizlere cennetinizi kaybettirmesin buyuruyor.

BASAİRUL KUR’AN

Bu uyarılar yüce Allah’ın Hz. Adem’i koruduğu ve gözettiği için kendisine karşı gelen, günah çukuruna batan ve Rabb’inin emrettiği şekilde Hz. Adem’in önünde secdeye yanaşmayan düşmanına karşı uyarması, oyunlarından sakındırması anlamına geliyordu. “Sakın sizi cennetten çıkarmasın. Yoksa sıkıntı çeker, mutsuz olursun.

FİZİLALİL KUR’AN

Zemahşerî’nin bu ayete dair tefsirindeki temel vurgular şunlardır:

1. "Bedbaht Olursun" (Fe-teşkâ) İfadesindeki Tekil Kullanım

Ayetin başında hitap hem Âdem’e hem de Havva’ya yönelikken ("sizi çıkarmasın"), sonunda yer alan "bedbaht olursun / yorulursun" (teşkâ) fiili neden sadece Hz. Âdem’e hitaben tekil gelmiştir?

Zemahşerî bu durumu iki ana sebeple açıklar:

Geçim Sorumluluğu: İslam hukukundaki nafaka ve maişet yükümlülüğüne atıfta bulunur. Dünyadaki rızık arayışı, çalışma ve yorulma aslen erkeğin sorumluluğundadır. Kadın bu konuda erkeğe tabidir. Dolayısıyla yorulacak ve sıkıntı çekecek olan birincil kişi erkektir.

Belâgat ve Îcâz: Kur'an'ın eşsiz kısa anlatım tarzıdır. Erkeğin sıkıntı çekmesi, doğal olarak eşinin de bu durumdan etkileneceğini içerir.

2. "Şekavet" (Sıkıntı/Bedbahtlık) Kavramı

Zemahşerî, buradaki şekavet kelimesini "ahiret azabı" olarak değil, "dünyevi meşakkat" olarak tefsir eder. Cennetten çıkarılan bir insanın dünyada karşılaşacağı zorlukları şöyle sıralar:

Toprağı sürmek, ekmek ve biçmek.

Buğdayı öğütmek ve hamur yapmak.

Elbiselerini kendi dikmek.

Geçimini sağlamak için ter dökmek.

3. Şeytanın Düşmanlığı ve Uyarı

Zemahşerî, Allah'ın Hz. Âdem'i açıkça uyarmasına dikkat çeker. "Bu sana düşmandır" denilerek, İblis'in daha önce secde etmeyerek gösterdiği kibir ve hasedin bir "düşmanlık ilanı" olduğu hatırlatılır. Buradaki uyarı, insanın başına gelecek musibetlerde kendi iradesiyle yaptığı hatanın (Şeytan'a uymasının) sorumluluğunu vurgular.

Zemahşerî'ye göre bu ayet, sadece bir hikaye anlatmaz; aynı zamanda dünyadaki yaşamın bir çalışma ve yorulma süreci olduğunu, erkeğin ailesinin maişeti için koşturmasının fıtri bir görev olduğunu ve Şeytan'ın insanı bu huzurlu dengeden (cennetten) uzaklaştırıp meşakkate sürüklemek istediğini gösterir.

EL KEŞŞAF TEFSİRİ

HABERE YORUM KAT